Yargıtay Kararları › Yargıtay 4. Hukuk Dairesi › Nisan 2025 › 2023/11085 E., 2025/6263 K.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/11085 E., 2025/6263 K. (21.04.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/11085
Karar No
2025/6263
Karar Tarihi
21.04.2025
Konu
Tazminat

4. Hukuk Dairesi 2023/11085 E. , 2025/6263 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2023/552 D.İş, 2023/554 K. SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : 2023/İHK-43424 SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : K-2023/259457 İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 29.09.2019 tarihinde davalıya ZMSS ile sigortalı aracın, davacı yayaya çarpması sonucu davacının yaralanarak %12 oranında malul kaldığını, 30 gün bakıcı ihtiyacı oluştuğunu, kazanın meydana gelmesinde davalıya sigortalı araç sürücüsünün kusurlu olduğunu, davalıya yapılan başvuru üzerine yapılan 22.503,06 TL'lik ödemenin yetersiz olduğunu belirterek belirsiz alacak olarak sürekli iş göremezlik tazminatı ile geçici bakıcı gideri tazminatı hesaplanarak şimdilik 2.000,00 TL tedavi gideri olmak üzere toplam 8.000,00 TL'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; 16.08.2023 tarihli bedel artırım dilekçesiyle 7.500,00 TL olan sürekli iş göremezlik tazminatı talebini 388.958,67 TL'ye, 500,00 TL geçici bakıcı gideri talebini 1.023,36 TL'ye olmak üzere talebini toplam 389.982,03 TL'ye yükseltmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; geçici bakıcı gideri talebi belirsiz alacak davasına konu edilemeyeceğinden başvurunun usulden reddi gerektiğini, yapılan başvuru üzerine 15.04.2021 tarihinde 22.503,06 TL ödeme yapıldığını, ibraname düzenlendiğini, bu nedenle bakiye tazminat talebinin yerinde olmadığını, maluliyet raporunun mülga olan yönetmelik hükümlerine göre hazırlandığını, ÇÖZGER'e göre hazırlanması gerektiğini, alınan medikal raporda oranın olması gerekenden yüksek olduğunun belirlendiğini, bu nedenle başvurunun usulden reddine, aksi kanaat halinde yeni bir rapor alınmasına karar verilmesini talep ettiklerini, geçici iş göremezlik tazminatı ve geçici bakıcı gideri taleplerinin poliçe teminatı dışında olduğunu, kusur raporu alınması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.

III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sunulan maluliyet raporunun hükme esas alındığı, alınan kusur raporunda davacı yayanın %60, davalıya sigortalı araç sürücüsünün %40 oranında kusurlu olduğunun belirlendiği, alınan hesap raporunun taraflara tebliğ edildiği, başvuran vekili tarafından kendilerine verilen kesin süre zarfında rapora karşı itiraz/beyan dilekçesi sunulmadığı gibi karar tarihine kadar da ıslah işleminin yapılmadığı, bu nedenle bilirkişi raporu ile tespit edilen tutarlar doğrultusunda ve başvuranın talebiyle bağlı kalınarak 6.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı talebinin kabulüne karar verildiği, 2.000,00 TL tutarındaki geçici bakıcı gideri tazminatının ise doğrudan bakıcı tutulduğu hususu ispatlanmadığından net asgari ücret baz alınarak bu talebin 808,36 TL üzerinden kısmen kabulüne karar verildiği, başvuran lehine tam vekalet ücretine hükmedildiği gerekçesiyle başvurunun kısmen kabulü ile 6.808,36 TL'nin 02.11.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin 1.191,64 TL tutarındaki talebin reddine karar verilmiştir.

IV. İTİRAZ Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bilirkişi raporu ile saptanan tutarlar doğrultusunda karar verildiği, ıslah yapılmadığından taleple bağlı kalındığı belirtilmiş olup karara davalı ... şirketince itiraz edilmediğinden 388.958,67 TL sürekli iş göremezlik zararının taraflar açısından bağlayıcı hale geldiği, başvuru sahibi vekilinin ıslah dilekçesinin örneği ile birlikte 16.08.2023 tarihli ıslah dekontunu sunduğu, ıslah dilekçesinin sigorta şirketine tebliğ edildiği, ancak yanıt gelmediği, Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararı 16.08.2023 tarihli olup ıslahın tahkikat süresi içinde yapıldığını kabul etmek gerektiği, bu durumda ıslah dilekçesi gözetilmeksizin taleple bağlı olarak verilen kararda isabet bulunmadığından kararın kaldırılması ve başvurunun kabulüne karar vermek gerektiği, başvuranın 30 günlük iyileşme süresinde tam malul sayılacağı ve bu dönemde bakıcıya ihtiyaç duyacağı gözetilerek brüt asgari üret üzerinden hesap yapılması gerektiği, bu nedenle talebin kabulü ile 1.023,36 TL geçici bakıcı giderinin davalıdan tahsiline karar verildiği gerekçesiyle davacı vekilinin itirazının kabulü ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararı kaldırılarak yeniden hüküm kurulmak suretiyle başvurunun ıslah da dikkate alınarak kabulü ile 388.958,67 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 1.023,36 TL geçici bakıcı gideri olmak üzere toplam 389.982,03 TL tazminatın 02.11.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; maluliyet raporunun hükme esas alınamayacağını, raporun Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik'e uygun düzenlenmediğini, başvurunun usulden reddi gerektiğini, bedel artırım dilekçesinin tahkikat aşaması bittikten sonra sunulduğunu, hesaplamanın 1,8 teknik faiz ile yapılması gerektiğini, sigortalı araç sürücüsünün kusuru bulunmadığını, yeni bir kusur raporu alınmasını talep ettiklerini, 18 yaşına kadarki dönemde 0,64 efor tazminatının iki defa hesaplandığını, net asgari ücret üzerinden hesaplanan bakıcı giderinin hükme esas alınması gerektiğini, uzlaşma olup olmadığının tespiti için soruşturma dosyasının dosyaya kazandırılması gerektiğini, SGK'dan gelir sağlanıp sağlanmadığının tespiti gerektiğini, vekalet ücretinin hatalı olduğunu beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 29.09.2019 tarihinde davalı ... tarafından ZMSS poliçesi ile teminat altına alınan aracın, davacı yayaya çarpması sonucu davacının yaralanması nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı, geçici bakıcı gideri ve tedavi gideri talebine ilişkindir. 1-Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından varsa geçici iş göremezlik süresi ile sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirleme için ise bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastanelerin adli tıp anabilim dalı başkanlıkları ve benzeri kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre sağlık kurulu raporu alınmalıdır. 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 ilâ 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 ilâ 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 ilâ 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik ve 20.02.2019 tarihinden sonra ise Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik yürürlükte olduğundan kaza tarihinde geçerli mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu düzenlenmelidir. Her ne kadar Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları A.2 maddesinin (i) fıkrasında Kurul Raporu: Usulüne uygun olarak tanzim edilen, 20.02.2019 tarihli ve 30692 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik ve Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik’e göre düzenlenen sakatlık oranını, geçici iş göremezlik süresini ve bakıcı ihtiyacını gösterir kurul raporunu ifade ettiği belirtilmiş olsa da, Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik incelendiğinde yönetmeliğin amacının terör, kaza ve yaralanmaya bağlı olarak çocuklar ile ilgili özel gereksinim alanlarının belirlenmesine yönelik raporun hazırlanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemek olduğu anlaşılmaktadır. Yönetmeliğin 4. maddesinin (n) fıkrasında ise “Özel gereksinim” çocuğun toplumsal yaşama eşit katılabilmesi için bedensel ya da gelişimsel işlev kısıtlılığı olmayan bireylerden farklı sağlık, eğitim, rehabilitasyon, cihaz, ortez, protez, çevresel düzenlemeler ve diğer sosyal ve ekonomik haklara ve hizmetlere gereksiniminin olmasını ifade ettiği belirtilmiştir. Yönetmeliğin 8. maddesinin (f) fıkrasında açıkça raporda engel oranının yazılmayacağının ifade edildiği, aynı zamanda yönetmeliğin EK 2 ve EK 3'de bulunan Çocuklar İçin Özel Gereksinim Raporu (ÇÖZGER) Mevzuatla Uyum Arandığında Kullanılacak Tablo incelendiğinde engel oranı olarak %20’nin altındaki oranların gösterilmediği, Yönetmeliğin amacının engellilik oranları arasında çocukların özel gereksiniminin olup olmadığı ile ilgili olduğu, oysa TBK'nın 54. maddesi gereği kişinin bedensel zararı için “Çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar” belirlenerek küçüğün sürekli iş gücü kaybı oranının tespiti ve buna bağlı olarak bedensel zararların belirlenmesi gerektiği anlaşıldığından, çocukların trafik kazası sonucu sürekli sakatlık oranlarının tespitinde Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik’in uygulanma imkanının olmadığı ve Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik ve eklerinin uygulanması gerektiği anlaşılmaktadır. Somut olayda 29.09.2019 tarihli kazada 13 yaşında olan davacının yaralanması nedeniyle başvuruda sunulan Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Araştırma Uygulama Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığınca düzenlenen 17.10.2022 tarihli raporda maluliyet oranının ÇÖZGER kapsamında engel oranı verilmemekle birlikte kesin oran talebi olduğundan bahisle hastanın kliniği gözetilmek suretiyle %12, Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik ekindeki ölçüt kapsamında %12 olarak belirlendiği belirtilmiş ise de bu yönetmelik Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliğin 18. maddesi ile 20.02.2019 tarihinde yürürlükten kaldırıldığı için bu tarihten sonraki kazalarda bu yönetmeliğin uygulanma imkânı kalmamıştır. Bu durumda İtiraz Hakem Heyeti tarafından; davacının kazaya ilişkin tüm tedavi evrakı eklenip (eksik varsa temini ile) dosyada bulunan sağlık kurulu raporu da irdelenerek ve bizzat muayene edilmek suretiyle kaza nedeniyle maluliyeti oluşup oluşmadığı ve varsa maluliyet oranının, Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik ile ekindeki cetvellere göre belirlenmesi için, davacının ikametine en yakın ve dosyada mevcut raporu düzenleyen üniversite hastanesi dışındaki yetkili sağlık kurulundan (kararın davacı tarafından temyiz edilmediği de göz önüne alındığında davalının usuli kazanılmış hakları da gözetilerek) rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yanlış yönetmeliğe göre hazırlanan rapora göre hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir. 2-Mahkeme kararlarında hükmün nasıl oluşturulacağı 6100 sayılı HMK’nın 297. maddesinde detaylıca belirtilmiştir. HMK'nın 297/2. maddesi hükmüne göre; “Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerin her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.” Bu yön, kamu düzenine ilişkindir. Bu biçim yargıda açıklık ve netlik prensibinin gereğidir. Aksi hal, hükmün infazında zorluklara ve tereddütlere, yargılamanın ve davaların gereksiz yere uzamasına, davanın tarafı bulunan kişi ve kurumların mağduriyetlerine sebebiyet verecek ve kamu düzeni ve barışını olumsuz yönde etkileyecektir. . Davacı vekilinin dava dilekçesi ile sürekli iş göremezlik tazminatı ile geçici bakıcı gideri tazminatı hesaplanarak şimdilik 2.000,00 TL tedavi gideri olmak üzere toplam 8.000,00 TL'nin davalıdan tahsilini talep ettiği, İtiraz Hakem Heyetince sürekli iş göremezlik ve geçici bakıcı gideri talepleri hakkında karar verildiği ancak tedavi gideri talebi hakkında olumlu olumsuz bir karar verilmediği görülmektedir. Şu durumda İtiraz Hakem Heyetince; davacının tedavi gideri talebinin de değerlendirilmesi gerekirken bu talebe ilişkin olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemiş olması HMK'nın 297/2. maddesi hükmüne uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir. 3-Bozma neden ve şekline göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.

VI. KARAR 1.Yukarıda (1) ve (2) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, 2.Yukarıda (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, Peşin alınan temyiz harcının temyiz eden davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,21.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! a35e9c9df7148454 d4798ecef4ffadd3

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi – Nisan 2025 kararlarının tamamı