4. Hukuk Dairesi 2023/11033 E. , 2025/6264 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2023/550 D.İş, 2023/550 K. SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : 2023/İHK-31649 SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : K-2023/163758 İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 09.05.2020 tarihinde davalıya ZMSS poliçesi ile sigortalı aracın, davacının sürücüsü olduğu araçla karıştığı çift taraflı trafik kazası sonucu davacının yaralanarak %31 oranında malul kaldığını, maluliyet oranında artışa ilişkin fazlaya ilişkin haklarını saklı tuttuklarını, kazanın meydana gelmesinde davalıya sigortalı araç sürücüsünün kusurlu olduğunu, davalıya 16.09.2022 tarihinde başvurulmasına karşın cevap verilmediğini belirterek belirsiz alacak olarak şimdilik 7.000,00 TL sürekli ve 500,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı ile 500,00 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 8.000,00 TL maddi tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; 22.05.2023 tarihli bedel artırım dilekçesiyle talebini sürekli iş göremezlik tazminatı için 397.623,40 TL'ye, geçici iş göremezlik tazminatı için 7.962,10 TL'ye ve bakıcı gideri için 4.414,50 TL'ye olmak üzere toplam 410.000,00 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; ön başvuru sırasında kaza tespit tutanağının davalıya iletilmediğini, talep edilmesine rağmen de gönderilmediğini, kaza tespit tutanağı sunulmadan kusura ilişkin değerlendirme yapılması mümkün olmayıp başvurunun usulden reddi gerektiğini, ayrıca kaza tarihinde geçerli yönetmelik hükümlerine göre düzenlenmiş sağlık kurulu raporu, ceza dosyası, ifade tutanaklarının sunulmadığını, başvuruda sunulan maluliyet raporunun hükme esas alınamayacağını, geçici iş göremezlik tazminatı ve geçici bakıcı gideri taleplerinin poliçe teminatı kapsamı dışında olduğunu, ayrıca geçici bakıcı giderinden hakkaniyet indirimi yapılması gerektiğini, soruşturma dosyasında sigortalı araç sürücüsünün kusursuz ve davacının kusurlu olması nedeniyle kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiğini, dosyada bulunan ifade tutanağına göre davacının kaskını sağlık ekipleri gelmeden çıkardığının anlaşılması nedeniyle müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, zira davacının iyi olduğunu belirterek kaskını çıkarması karşısında omurga kırığı arızasının her halükarda belirtilen sebeplere bağlı olarak geliştiğini, davacı kaza tarihinde 21 yaşında olup askerlik görevini yerine getirmemiş ise bu dönemin tazminat hesabına dahil edilmemesi gerektiğini, ancak başvuru tarihinden itibaren yasal faize hükmedilebileceğini belirterek davanın reddini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile maluliyet raporunun hükme esas alınmaya elverişli olduğu, alınan kusur raporunda davalıya sigortalı araç sürücüsünün %75, davacının %25 kusurlu bulunduğu, alınan hesap raporunun hükme esas alındığı, başvuranda kaza nedeniyle oluşan maluliyetin boyun omuru ve kalça kırığı kaynaklı olduğu, kaza sırasında koruyucu kaskının takılı olduğu görülmüş olup müterafik kusur indirimi uygulanmadığı, yasal faiz işletildiği gerekçesiyle başvurunun kabulü ile 397.623,40 TL sürekli ve 7.962,10 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 4.414,50 TL geçici bakıcı gideri olmak üzere toplam 410.000,00 TL maddi tazminatın 29.09.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile maluliyet raporunun kaza ile illiyet bağını içerdiği ve fiziki muayene yapılarak düzenlendiği, üniversite adli tıp anabilim dalı başkanlığı tarafından düzenlendiği ve üç uzmanın imzasını içerdiği, uzlaşmaya ilişkin dosya kapsamında belge yer almadığı, hakem tarafından alınan kusur raporunun olaya uygunluğu ve denetime elverişli olduğu gözetilerek davalının kusura ilişkin itirazının reddine karar verildiği, kask kullanımı ile ilgili olarak tespit yapılmadığı, maluliyetin kafa bölgesiyle ilgili olmadığı, hesap yönteminde hata bulunmadığı, geçici iş göremezlik tazminatı ve geçici bakıcı gideri taleplerinden davalının sorumlu olduğu, askerlikte geçen sürenin tazminat hesabında dikkate alınmamasında usulsüzlük görülmediği, bakıcı gideri tazminatından hakkaniyet indirimi yapılmamasının yerinde olduğu, kaza iş kazası olmayıp davalı tarafın SGK ödemesi olup olmadığının tespitine ilişkin itirazının reddine karar verildiği, geçici iş göremezlik tazminatı için başvuranın ayrıca gelirden mahrum kaldığının ispatı gerekmediği, ancak tam vekalet ücreti takdiri yerinde olmayıp davalının vekalet ücretine ilişkin itirazı kabul edilerek maktu vekalet ücretine hükmedilmesine karar verilerek hükmün düzeltildiği gerekçesiyle davalı vekilinin vekalet ücretine ilişkin itirazının kabulü, diğer itirazların reddi ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının vekalet ücreti yönünden düzeltilmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; kazanın oluşumundaki kusura dair muğlaklığın dikkate alınmadığını, kusura dair itirazlarının gerekçesiz olarak reddedildiğini, davacının gerek sigorta şirketine gerek eldeki tahkim dosyasına başvuru sırasında kaza tespit tutanağını ve ceza yargılaması sırasında verilen kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin kararı sunmadığını, başlı başına usulden ret sebebi olabilecek bu hususun dikkate alınmadığını, kaza tespit tutanağı ve kovuşturmaya yer olmadığı kararında sigortalının kusursuz olduğunun belirtildiğini, davalıya sigortalı araç sürücüsünün kazanın oluşumunda herhangi bir kusuru olmadığı açık iken davacının dosyaya sunduğu kusura dair mütalaa raporunda %75 kusur atfedilmesinin hatalı olduğunu, itirazları doğrultusunda yeni bir kusur raporu alınmadan hüküm kurulmasının bozma sebebi olduğunu, başvurunun usulden reddi gerektiğini, Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik'e göre yeni bir sağlık kurulu raporu alınması gerektiğini, askerlik görevini davacı yerine getirmemiş ise askerlik döneminde gelir elde edemeyeceğinden bu sürenin tazminat hesabına dahil edilmemesi gerektiğini, hesaplamanın 1,8 teknik faize göre yapılması gerektiğini, tam vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 09.05.2020 tarihinde davalı ... tarafından ZMSS poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanan davacı sürücünün sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı ile bakıcı gideri talebine ilişkindir. 1-Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, başvurunun usule uygun olmasına, maluliyet raporunun mevzuata uygun düzenlenmesine, maktu ücretin altında kalmamak üzere kararın vekalet ücreti yönünden düzeltildiği gözetildiğinden davalının bu yöne ilişkin itirazında hukuki yarar bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 266 ve devamı maddeleri gereğince, çözümü özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınması zorunludur. Anılan Kanun’un 281. maddesinde; tarafların, bilirkişi raporunda eksik gördükleri hususların, bilirkişiye tamamlattırılmasını, belirsizlik gösteren hususlar hakkında ise bilirkişinin açıklama yapmasının sağlanmasını veya yeni bilirkişi atanmasını mahkemeden talep edebilecekleri, mahkemenin bilirkişi raporundaki eksiklik yahut belirsizliğin tamamlanmasını veya açıklığa kavuşturulmasını sağlamak için bilirkişiden ek rapor alabileceği, ayrıca gerçeğin ortaya çıkması için gerekli görürse yeni görevlendireceği bilirkişi aracılığıyla tekrar inceleme yaptırabileceği belirtilmiştir. Bilirkişi, raporunu hazırlarken raporun dayanağı olan somut ve özel nedenleri bilimsel verilere uygun olarak göstermek zorundadır. Bilirkişi raporu aynı zamanda Yargıtay denetimine de elverişli olacak şekilde bilgi ve belgeye dayanan gerekçe ihtiva etmelidir. Ancak bu şekilde hazırlanmış raporun denetimi mümkün olup hüküm kurmaya dayanak yapılabilir. Dosyanın incelenmesinde; dosya içerisinde kaza tespit tutanağının bulunmadığı, Sigorta Tahkim Komisyonuna başvuru esnasında davacı tarafından sunulan 20.12.2020 tarihli uzman görüşünde karşı sürücünün % 85 ve davacının %15 oranında kusurlu bulunduğu, davalı vekilinin temyiz dilekçesi ekinde sunduğu karara göre soruşturma dosyası kapsamında kaza tespit tutanağında davacı sürücünün kusurlu, karşı sürücünün kusursuz bulunduğu gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, Uyuşmazlık Hakem Heyetince alınan 15.05.2023 tarihli kusur raporunda ise, davacı yanca sunulan uzman görüşüne yer verilerek bu rapora iştirak edildiği belirtilmesine karşın uzman görüşündeki oranlar değiştirilmek suretiyle davacı sürücünün %25, karşı sürücünün %75 oranında kusurlu olduğunun belirlendiği anlaşılmaktadır. Ancak İtiraz Hakem Heyetince bu raporlardan 15.05.2023 tarihli rapora itibar olunarak raporun olaya uygun ve denetime elverişli olduğu gerekçesiyle karşı sürücünün %75 oranında kusurlu olduğu kabul edilerek hüküm kurulduğu anlaşılmaktadır. Yargılama makamlarınca çelişkili raporlardan birine neden itibar edildiği, diğer raporun neden tercih edilmediği gerekçelendirilmeli veya her iki rapor arasındaki çelişkiyi gideren üçüncü bir rapor alınmalıdır. Şu durumda İtiraz Hakem Heyetince, kaza tespit tutanağı ile soruşturma dosyasının tamamı da dosya kapsamına alınarak dosyada mevcut tüm raporlardaki tespitler de irdelenmek suretiyle kusura ilişkin çelişkiyi giderecek yeni bir rapor alınması ve oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
VI. KARAR 1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2.Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının temyiz eden davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 21.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 43ad6d9726b3cce8 512ff9a306bab9b3