Yargıtay Kararları › Yargıtay 3. Hukuk Dairesi › Eylül 2025 › 2025/879 E., 2025/4207 K.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/879 E., 2025/4207 K. (22.09.2025)

Mahkeme
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/879
Karar No
2025/4207
Karar Tarihi
22.09.2025

3. Hukuk Dairesi 2025/879 E. , 2025/4207 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/834 E., 2024/1728 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 16. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/846 E., 2024/51 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili; davacı Üniversitenin imzaladığı sağlık hizmeti satın alma sözleşmesi uyarınca davalı Kurum sigortalılarına sağlık hizmet sunduğunu, davalı Kurumun müvekkili tarafından sunulan 2011 yılı fatura bedellerinden sözleşme ve mevzuata aykırı olarak kesinti yapıldığını, net bir rakamın olmaması nedeniyle kesintinin görevlendirilecek uzman bilirkişiler tarafından yapılacak inceleme neticesinde tespit edilebileceğini ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, şimdilik 30.000,00 TL’nin kesinti tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, 13.09.2019 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 1.935.408,26 TL'ye yükseltmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili; müvekkili Kurum tarafından yapılan kesinti işlemlerinin yasal mevzuata ve taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI 1. İlk Derece Mahkemesinin 03.12.2019 tarihli kararıyla; alınan bilirkişi heyet raporunda, davalı Kurum hak sahiplerinin tedavi hizmetlerinin davacı Üniversiteye ait Hastanede sağlanması amacıyla imzalanmış olan Protokole istinaden, davacının Ocak 2011’den Aralık 2011'e kadar olan 12 aylık dönemlerini kapsayan tedavi faturalarında, davalı Kurum tarafından toplam 2.281.467,80 TL kesinti yapıldığı, Kurum tarafından yapılan 1.935.408,26 TL tutarındaki kesintinin yersiz olduğu, 346.059,54 TL kesintinin ise davacı Hastane tarafından mükerrer, mevzuatta belirtilen adetten fazla veya mevzuata göre birlikte fatura edilmemesi gereken işlemlerin fatura edilmiş olması nedenleri ile yerinde olduğunun tespit edildiği, bilirkişi raporunun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu gerekçesiyle; davanın kabulüne, 1.935.408,26 TL'nin kesinti tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş, kararın süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin 09.12.2021 tarihli kararıyla; dava konusu kesinti işleminin dayanağı olan branşlara göre tespit edilecek uzmanlık alanlarından oluşturulacak yeni bir bilirkişi heyetinden denetime elverişli, davalı tarafın hükme esas alınan bilirkişi raporuna yönelik itirazlarını da karşılayacak nitelikte rapor alınması gerekirken, yetersiz bilirkişi raporuna dayalı olarak karar verildiği gerekçesiyle; istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın yeniden yargılama yapılmak üzere Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. 2. İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; kaldırma kararı doğrultusunda alınan 07.11.2023 tarihli bilirkişi heyeti ek raporunda; davalı Kurum tarafından yapılan 1.765.201,74 TL'lik kesinti yerinde olduğu, 516.266,05 TL'lik kesintinin ise yerinde olmadığının bildirildiği, raporun hüküm kurmaya elverişli olduğu gerekçesiyle; davanın kısmen kabulü ile 516.266,05 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Mahkemece alınan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya ve istinaf denetimine elverişli olduğu, ancak davalı Kurum tarafından yapılan kesinti bedelinin davalıdan tahsiline ilişkin kurulan hükümde kesinti tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerekirken dava tarihinden itibaren faiz işletilmesinin doğru görülmediği, diğer yandan asıl alacağın reddedilen bölümü üzerinden davalı lehine yürürlükte bulunan AAÜT gereği 185.531,38 TL vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisinin doğru olmadığı gerekçesiyle; istinaf başvurularının kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden davanın kısmen kabulü ile 516.266,05 TL'nin kesinti tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili; hükme esas alınan bilirkişi raporundaki tespitlerin davalı Kurum tarafından yapılan kesinti gerekçelerinde yer alan gerekçelerle aynı olduğunu, yeterli inceleme yapılmadan düzenlenen raporun hüküm kurmaya elverişli olmadığını, taraflarınca rapora karşı sunulan itirazların değerlendirilmediğini, kaldırma kararı öncesinde alınan rapor ile hükme esas alınan rapor arasında fahiş miktarda fark olduğunu, raporlar arasındaki çelişki giderilmeden karar verildiğini ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir. 2. Davalı vekili; dava konusu tüm kesintilerin ve Kurum işleminin yerinde olduğunu, davanın tümden reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkili Kurumun temerrüde düşürülüp düşürülmediği araştırılmadan dava ve ıslah tarihi göz ardı edilerek kesinti tarihinden itibaren faize hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, Bölge Adliye Mahkemesince kararın düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verildiğini, bu itibarla istinaf karar tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, sağlık hizmeti sağlanması konusunda yapılan sözleşme kapsamında yapılan işlemler nedeniyle gönderilen fatura tutarından davalı Kurum tarafından yapılan kesintinin tahsili istemine ilişkindir. 1. Temyizen incelenen kararda belirtilen gerekçeye, özellikle hükme esas alınan bilirkişi heyeti raporunun, taraflar arasındaki sözleşme maddeleri, SUT hükümleri ve ilgili diğer mevzuata göre her hasta bazında gerekçeleriyle birlikte değerlendirme yapılarak hazırlandığı ve kesinti işlemlerinin yerinde olup olmadığına dair tereddüde yer vermeyecek şekilde, ayrıntılı, açıklayıcı, denetimine uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 168. maddesi ile bu madde uyarınca hazırlanan ve karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 21. maddesinde yer alan "Avukatlık ücretinin takdirinde, hukuki yardımın tamamlandığı veya dava sonunda hükmün verildiği tarihte yürürlükte olan tarife esas alınır." hükmü gereğince, Bölge Adliye Mahkemesince; İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden davanın kısmen kabulü ile 516.266,05 TL'nin kesinti tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmesi, davalı lehine anılan Tarifeye göre nispi vekalet ücreti takdir edilmesi gerekirken, İlk Derece Mahkemesi kararının verildiği tarihte yürürlükte olan Tarife uyarınca vekalet ücretine hükmedilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/2 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekmiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Davalı vekilinin vekalet ücretine yönelik temyiz itirazının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (6) numaralı bendinde yer alan " 185.531,38 TL" rakamının çıkartılarak yerine "210.679,91 TL" rakamının yazılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 22.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 0068ac70033779fa 85be441cc4aa4630

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi – Eylül 2025 kararlarının tamamı