3. Hukuk Dairesi 2025/1035 E. , 2025/4209 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2746 E., 2024/2694 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 11. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/921 E., 2024/460 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili; davalı İdarenin, dava dışı amme borçlusunun müvekkili şirketteki alacağının devam ettiği iddiası ile vadesi geçmiş borcu bulunan dava dışı şirketin alacağına 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un (6183 sayılı Kanun) 79. maddesi uyarınca haciz uygulayarak alacağın kendisine ödenmesini talep ettiğini, müvekkili şirketin dava dışı amme borçlusuna hizmet teslimi yaptırdığını, bu nedenle her zaman alacaklı durumda olduğunu, davalı İdarece e-tebligat yoluyla iletilmesi gereken haciz ihbarnamesinin usulüne uygun olarak yapılmadığını ileri sürerek; müvekkili şirketin davalı İdareye karşı herhangi bir borcunun bulunmadığının tespitini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili; davacı şirketin, müvekkili İdare tarafından 6183 sayılı Kanun'un 79. maddesi uyarınca gönderilen haciz bildirisine süresinde cevap vermediğini, söz konusu haczin 6183 sayılı Kanun'un 55. maddesine göre ödeme emri düzenlenmek suretiyle takip ve tahsil edilmesinin anılan Kanun'un 79. maddesinden kaynaklanan kanuni bir zorunluluk olduğunu, İdare olarak yapılan haciz işleminde bir ihmalinin olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı şirketin dava dışı amme borçlusuna 20.007.671,87 TL borcunun bulunmadığının bekletici mesele yapılan ve Danıştay incelemesinden geçerek kesinleşen Vergi Mahkemesi kararı ile tespit edildiği, davalı İdare tarafından davacı şirketin amme borçlusuna ilişkin borçlu olduğuna dair yeterli delil ve araştırma yapılmadan işbu davaya konu ödemeye ilişkin haciz ihbarnamesinin düzenlendiği gerekçesiyle; davanın kabulüne, davacının davalı İdareye 20.007.671,87 TL borcu olmadığının tespitine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacının kendisine haciz bildirisinin tebliğ edildiği 18.06.2019 tarihi itibariyle dava dışı amme borçlusunun kendisinden alacaklı olmadığının kesinleşen Vergi Mahkemesi kararıyla tespit edildiği, kesinleşen ilam karşısında bilirkişi incelemesi yapılmamasının da bir eksiklik olarak kabul edilmeyeceği, davanın kabulüne karar verilmiş olmasında kural olarak bir isabetsizlik bulunmadığı, ancak 6183 sayılı Kanun'un 79. maddesi hükmüne dayalı olarak açılan davada, davacı şirketin haciz bildirisine süresinde itiraz etmeyerek davanın açılmasına kendisinin sebebiyet verdiği, bu nedenle davalı aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesinin isabetli olmadığı gerekçesiyle; istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden davanın kabulü ile davacının davalı İdareye borçlu olmadığının tespitine, karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili; müvekkili İdare tarafından 6183 sayılı Kanun'un 79. maddesi uyarınca tebliğ edilen haciz bildirisine davacı tarafından cevap verilmemiş olması nedeniyle, haciz bildirisine konu borç davacının zimmetinde sayılarak aynı Kanun'un 79. maddesine göre gerekli işlemlerin tesis edildiğini, haciz bildirisinin elektronik ortamda tebliği zorunluluğunun bulunmadığını ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 6183 sayılı Kanun'un 79. maddesine göre menfi tespit istemine ilişkindir. Temyiz edenin sıfatına, davalı İdare tarafından gönderilen ödeme emirlerinin iptaline dair Vergi Mahkemesi kararıyla, davacının vergi borçlusu diğer davalı şirkete bir borcunun bulunmadığının anlaşılmasına göre; davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 22.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.