3. Hukuk Dairesi 2025/871 E. , 2025/4206 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/2954 E., 2024/2400 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 31. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/137 E., 2021/161 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili; müvekkili eczacının ... Eczanesinin sahibi ve mesul müdürü olduğunu, davalı Kurumun 10.12.2018 tarihli yazısıyla; Kuruma fatura edilen 2 adet e-reçetedeki ilaçların hak sahiplerine teslim edilmediğinin tespit edildiği gerekçesiyle, 2016 yılı Protokolünün (5.3.5) ve (4.3.6) maddeleri uyarınca müvekkili hakkında 1. kez yazılı uyarı ve 36.765,80 TL cezai şart ile 18.392,90 TL yersiz ödenen reçete bedelinin Kurum nezdindeki alacaklarından mahsup edileceğinin bildirildiğini, müvekkilinin Kurum işlemine konu ilaçları Protokol ve mevzuata uygun olarak teslim ettiğini ileri sürerek; Kurum işleminin iptali ile muarazanın giderilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili; müvekkili Kurum denetim servisi tarafından düzenlenen 18.09.2018 tarihli ve 2018/32 sayılı raporda, ... Eczanesinin sahibi ve mesul müdürü olan davacı tarafından Kuruma fatura edilen reçeteler ekinde sahte ilaç kupürleri olduğunun, yersiz ve usulsüz düzenlenen reçetelerde yer alan ilaçların kimliği belirsiz kişilere teslim edildiğinin ve ilaçların ilgilisine teslim edilmiş gibi sisteme giriş yapıldığının tespit edildiğini, reçete sahiplerinin ifadelerinde davacı tarafından müvekkili Kuruma fatura edilen bazı reçetelerin sigortalı ve hak sahiplerince düzenletilmediğini, reçetede yazılı ilaçları ... Eczanesinden almadıklarını beyan ettiklerini, Kurum işleminin mevzuata uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; alınan bilirkişi raporunda da tespit edildiği üzere, 01.08.2017 tarihli ve 11.054,58 TL bedelli reçetenin ... isimli sigortalı adına doktor ... tarafından düzenlendiği, reçetede kolon kanseri tedavisinde kullanılan ... tablet isimli ilacın yazılı olduğu, 22.08.2017 tarihli ve 7.328,32 TL bedelli reçetenin ... isimli sigortalı adına düzenlendiği, reçetede kolon kanseri tedavisinde kullanılan ... tablet isimli ilacın yazılı olduğu, 18.09.2018 tarihli ve 2018/32 sayılı soruşturma raporu ile reçetenin hak sahibinin bilgi ve talebi dışında düzenlendiğinin anlaşıldığı, davalı Kurum tarafından davacı aleyhine Protokolün (5.3.5.) maddesi uyarınca 36.765,80 TL cezai şart ve 1. kez yazılı uyarı yaptırımı uygulandığı, ayrıca 18.392,90 TL reçete bedelinin geri tahsil edildiği, sahte olarak düzenlenen işleme konu reçetelerin Kuruma fatura edilmesinde davacının kusuru yok ise de, Kurum sorumlululuğunda olmayan reçeteyle ilgili davacının davalı Kurumdan reçete bedellerini tahsil etmesinin hakkaniyetli olmayacağı, davacının reçete bedellerini ancak sahtecilik yapan kişilerden isteyebileceği, eczanenin hasta ve yakınına ilaç verme prosedürünü tam olarak yerine getirdiği, reçeteyi getiren kişinin kimlik bilgisinin sahte olup olmadığının araştırma yükümlülüğünün bulunmadığı, bu nedenle uygulanan cezai işlemin yerinde olmadığı gerekçesiyle; davanın kısmen kabulüne, davacı hakkında uygulanan 1. kez yazılı uyarı ve 36.765,80 TL cezai şarta ilişkin Kurum işleminin iptaline, davacının hak edişlerden kesilen 36.765,80 TL'nin davalı Kurumdan alınarak davacıya iadesine, 18.392,80 TL ilaç bedelinin mahsubuna ilişkin Kurum işleminin iptali isteminin reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; cezai işlemin dayanağı olan müfettiş raporlarında hasta ve hasta yakınlarının ilaçların kendileri tarafından alınmadığı yönünde beyanda bulundukları, davaya konu cezai işlemin 2016 yılı Protokolünün (5.3.5.) ve (4.3.6.) maddelerine dayandığı, dolayısıyla davacının eyleminin taraflar arasında uyuşmazlık konusu olmayan sözleşmeye aykırılık teşkil ettiği gerekçesiyle; davacının istinaf başvurusunun esastan reddine, davalının istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; müvekkilinin, doktor tarafından düzenlenen e-reçete gereği ilaçları hasta veya başvurana vermekle yükümlü olduğunu, müvekkilinin e-reçete olarak düzenlenen reçetelerin sahte olduğunu tespit etme imkanının olmadığını, sahte reçeteyi düzenleyenler ile fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ettiğinin kanıtlanamadığını ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; davacı eczacı hakkında 2016 yılı Sosyal Güvenlik Kurumu Kapsamındaki Kişilerin Türk Eczacılar Birliği Üyesi Eczanelerden İlaç Teminine İlişkin Protokol uyarınca uygulanan uyarı ve cezai şart işlemlerinin iptali istemine ilişkindir. 1. Somut uyuşmazlıkta; davaya konu cezai işlemin davalı Kuruma yapılan şikayet üzerine gerçekleştirildiği, cezanın ise ifadelerine başvurulan hasta yakınlarının beyanları üzerine tesis edildiği, ancak yargılama sürecinde hasta yakınlarının tanık olarak dinlenilmediği anlaşılmıştır. Bu durumda Bölge Adliye Mahkemesince; taraflar arasındaki sözleşmenin niteliği ve uyuşmazlığın maddi vakıaya ilişkin olduğu, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 31. maddesinde belirtilen "Hakimin davayı aydınlatma ödevi" kapsamında mevcut vakıalardaki eksiklik, belirsizlik veya çelişkinin giderilmesi için davalı Kurumca ifadelerine başvurulan hasta yakınlarının tanık dinlenmesinin de mümkün olduğu gözetilerek, Kurum teftiş raporunda ifadeleri alınan hasta yakınlarının tanık sıfatıyla dinlenilmesi ve oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirmiştir. 2. Bozma sebebine göre, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 2. Bozma sebebine göre, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 22.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 66b05849b5e7ef53 ab51491ad656c6e8