3. Hukuk Dairesi 2025/72 E. , 2025/4202 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/463 E., 2024/2237 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Manisa 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/210 E., 2022/213 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili; müvekkili eczacının ... Eczanesinin sahibi olduğunu, davalı Kurumun 23.09.2011 tarihli yazısıyla; fatura edilen 85 adet reçete arkasında yer alan imzaların reçete sahibi veya ilaçların teslim edildiği yakınına ait olmadığının tespit edildiği gerekçesiyle, müvekkili hakkında 2009 yılı Protokolünün (6.3.3) maddesi uyarınca 1. kez yazılı uyarı ve 94.808,60 TL cezai şart, reçetede kayıtlı ilaç yerine pahalı ilaç barkodu okutularak ucuz olanın verildiği gerekçesiyle, Protokolün (6.3.8) maddesi uyarınca 1. kez yazılı uyarı ve 250,00 TL cezai şart, hasta veya hasta yakınına teslim edilmeyen ilaçlara ait fiyat küpürlerinin yer aldığı reçetelerin Kuruma fatura edildiği gerekçesiyle, Protokolün (6.3.10) maddesi uyarınca 1. kez yazılı uyarı ve 6.868,05 TL cezai şart, son kullanım tarihi geçmiş ilaçların Kuruma fatura edildiği gerekçesiyle, Protokolün (6.3.11) maddesi uyarınca 1. kez yazılı uyarı ve 54.749.85 TL cezai şart, sahte olarak düzenlenmiş 69 adet reçetenin fatura edildiği gerekçesiyle, Protokolün (6.3.19) maddesi gereğince 2 yıl süreyle sözleşmenin feshi ve 205.735,40 TL cezai şart ile Protokolün (4.3.6) maddesi uyarınca, (6.3.19) maddesi kapsamında değerlendirilen 10.389,77 TL reçete bedeli ile (6.3.3), (6.3.8), (6.3.10) ve (6.3.11) maddeleri kapsamında değerlendirilen 25.591,29 TL reçete bedelinin müvekkili ile diğer sorumlulardan müştereken ve müteselsilen tahsil edileceğinin bildirildiğini, müvekkilinin dava konusu Kurum işleminin kendisine iletilmesinden sonra dava açma hakları saklı kalmak kaydı ile iddia edilen zararı ve cezai şartların tümünü Kuruma ödediğini, Kurum tarafından cezai işlemlere ilişkin yapılan tespitlerin doğru olmadığını, müvekkilinin bilgisi dışında bir sahtecilik durumundan müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını ileri sürerek; sözleşmenin feshine ilişkin Kurum işleminin iptalini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili; müvekkili Kurum tarafından davacı eczacı hakkında yapılan inceleme sonucunda düzenlenen rapordaki tespitlere istinaden sözleşmenin 2 yıl süreyle fesih edildiğini, raporda yapılan tespitler kapsamında davacının haksız ve yersiz alınan reçete bedeli ile cezai şart bedelini Kurum hesaplarına ödendiğini, yapılan ödemenin Kurum işleminin sözleşme ve Protokol hükümlerine uygunluğu yönünde karine oluşturduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı hakkında Manisa 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2009/486 E., 2017/243 K., İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin 2020/907 E., 2020/2621 K. sayılı kararı ve İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin 2021/990 E., 2022/560 K. sayılı kararları ile örgüte üye olma suçundan beraat, kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık ile resmi belgede sahtecilik suçlarından mahkumiyet kararı verildiği ve bu kararların kesinleştiği, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 74. maddesi gereğince ceza hâkiminin maddi vakıaların tespitine yönelik olarak vermiş olduğu kararın hukuk hâkimini de bağlayacağı, alınan bilirkişi raporunda da tespit edildiği üzere, davacının kendisine yakınlığı olan kişilerin karnelerini kullanarak ihtiyaçları olan ilaçların yanında miadları dolan ilaçları da paraya çevirmek amacıyla reçeteye yazdırdığı, bu suretle kamu kurum ve kuruluşlarını zarara sokarak dolandırdığı ve resmi belgede sahtecilik yaptığının sabit olduğu, bu nedenle Kurum tarafından uygulanan reçete bedelinin tahsili, cezai şart ve 2 yıl süre ile fesih kararının yerinde olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Mahkemece verilen kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; hükme esas alınan bilirkişi raporuna karşı sundukları itirazların Mahkemece değerlendirilmediğini, davalı Kurumun Protokolün (6.3.3) maddesine aykırı olarak yazılı uyarıda bulunmadan sözleşmeyi fesh etmek istediğini, müvekkili eczacının reçetenin arkasındaki imzanın reçete sahibinin veya yakınının olup olmadığını bilebilecek durumda olmadığını, Kurum işleminde hangi reçetede pahalı ilaç barkodu okutarak yerine ucuz ilaç verildiğinin gösterilmediğini, bu husususun kanıtlanamamasına rağmen yazılı uyarı yapılmadan cezai işlem tesis edildiğini, Protokolün (6.3.11) maddesi uyarınca müvekkiline yazılı uyarı yapılmadan ceza verildiğini, Kuruma fatura edilen günü geçmiş küpür bulunmadığını, Kurum tarafından kupürün görülmediği durumlarda ilacın günü geçmiş olarak değerlendirildiğini, sahte olduğu iddia edilen kupürler ile ilgili olarak ceza yargılaması sırasında müvekkili aleyhine herhangi bir rapor alınmadığını, dinlenen tanıkların müvekkil aleyhine ifade vermediklerini, bilirkişi raporunda belirtilen 2016 yılı Protokolü ile ilgili görüşlerin hukuki bir geçerliliğinin olmadığını ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; davacı eczacı hakkında 2009 yılı Sosyal Güvenlik Kurumu Kapsamındaki Kişilerin ... Eczanelerden İlaç Teminine İlişkin Protokol uyarınca uygulanan fesih işleminin iptali istemine ilişkindir. Temyizen incelenen kararda belirtilen gerekçeye, özellikle davacının talebinin sözleşmenin feshine ilişkin Kurum işleminin iptaline ilişkin olmasına, feshe konu eylem nedeniyle kesinleşmiş Mahkeme kararının bulunmasına ve hükme esas alınan bilirkişi raporunun dosya kapsamına uygun olduğunun anlaşılmasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 22.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! ab55ef8b399ffa3f 472413fb85057808