Yargıtay Kararları › Yargıtay 3. Hukuk Dairesi › Ekim 2025 › 2025/1677 E., 2025/4976 K.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/1677 E., 2025/4976 K. (20.10.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1677
Karar No
2025/4976
Karar Tarihi
20.10.2025
Konu
Tazminat

3. Hukuk Dairesi 2025/1677 E. , 2025/4976 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (Tüketici) Mahkemesi SAYISI : 2020/127 E., 2023/101 K. Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar, davacılar vekili ile davalı ...Ş. vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü

I. DAVA Davacılar vekili; murisleri ...'nin 07.09.2012 tarihinde davalı bankadan 30.000,00 TL kredi çektiğini, buna karşılık davalı bankanın hayat sigortası yaptığını, murisin 10.10.2013 tarihinde vefat ettiğini, öldüğü tarihte 36 ay üzerinden çektiği kredinin 13 ayını ödediğini ve geriye 24.548,34 TL borcu kaldığını, murisin ödemeleri düzenli yaptığını, aksatmadığını, murisin davalı banka ile yaptığı sözleşmede hayat sigortasının alacağın tamamı tahsil edilinceye kadar yenilenmesi gerektiğinin, bu konudaki sorumluluğun davalı bankada olduğunun düzenlendiğini, hayat sigortasının 1 yıllığına yapıldığını, bu süre bittikten sonra bankanın herhangi bir bildirimde bulunmadığını, muris öldükten sonra bankanın kredinin kapatılması için varislerine bildirimde bulunduğunu ileri sürerek; kredi sigorta bedelinin kapatılarak ödenen taksitlerin 10.10.2013 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte taraflarına ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı banka vekili;davanın müvekkili banka genel müdürlüğü yerine tüzel kişiliği bulunmayan .. . Şubesi aleyhine açıldığından husumet itirazında bulunduklarını, dava dilekçesinde dava konusu edilen bedellerin net ifade edilmeyip mücerret bir beyanla dava açıldığını, bu nedenle dava dilekçesi gerekli şartları taşımadığından davanın açılmamış sayılmasına, aksi takdirde eksik hususları tamamlamak üzere süre verilmesi gerektiğini, davacıların murisinin başvurusu üzerine müvekkili banka tarafından bilgilendirildikten sonra imzalanan 07.09.2012 tarihli Kredi Sözleşmesi'nin 16. maddesine göre kredi hayat sigortasının yapılması zorunlu olmamakla birlikte, müşterinin hayat sigortası yapılması talebinde bulunması halinde sigorta ile ilgili tüm prim ve masrafları ödeme yükümlülüğü bulunduğunu, murisin kredi kullanım aşamasında hayat sigortasının 1 yıllık yapılmasını talep ettiğini, 07.09.2012 tarihinde kendisinden 228,00 TL poliçe primi tahsil edildiğini, hayat sigortasının bittiği 07.09.2013 tarihinde ve sonrasında murise ait hesapta para bulunmadığından sigorta yenilemesinin yapılamadığını, murisin yenileme talebi de bulunmadığını, bu nedenle bakiye kredi borcunun hayat sigortasından tazminat alınarak kapatılmadığını, zira sigorta primlerini ödeme yükümlülüğünün sigorta lehdarı murise ait olduğunu, murisin ise sağlığında hayat sigortasının yenilenmesi yönünde bir talepte bulunmadığı gibi yenilenmesi için gerekli tutarı hesabında bulundurmadığından müvekkili bankanın davacılara karşı sorumlu tutulamayacağını, emsal Yargıtay kararlarına göre murisin ölüm nedeninin de incelenmesi gerektiğini, zira murise ait hayat sigortasının yenilenmiş olmasının bakiye kredi borcunun mutlak olarak ilgili sigorta şirketinden tahsil edileceği anlamını taşımadığını, murisin kredi kullanımı esnasında rahatsızlıkları hususunda eksik beyanda bulunması veya hayat sigortası genel şartlarında düzenlenen sözleşmenin yapılması sırasında beyan yükümlülüğü maddesinin ihlali halinde ve vefat nedeninin sigorta kapsamında olmaması nedeniyle de vefat tazminatı ödenemeyeceğini, sigorta poliçesinin yenilenmemesinde murisin kusuru bulunduğunu, kimsenin kendi kusurundan yararlanamayacağını, murisin banka ile yaptığı kredi sözleşmesi ile banka kayıtlarını delil olarak kabul ettiğini, savunarak davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 21.05.2015 tarihli kararıyla; krediyi teminat altına almanın davalı bankanın isteğine bağlı olduğu, takip eden yıl için sigorta yaptırmayan davacıların murisine güven vermediği, davalı bankanın davacıları borçtan kurtaracak bir kusuru bulunmadığı, bu nedenle davacı tarafın yapılan ödemelerinin 10.10.2013 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte kendilerine ödenmesine yönelik talebinin yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karar süresi içinde davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Yargıtay (kapatılan) 13. Hukuk Dairesince verilen 02.04.2018 tarihli ilamla; ilgili Yönetmelik hükmü gereğince, kredi süresi içerisinde sigorta poliçesini yenileme sorumluluğu kredi kullanana ait olmakla birlikte, yenilemeye ilişkin bildirim yapma ve bilgilendirme sorumluluğunun da kredi veren bankaya ait olduğunun kabulü gerektiği, sigortanın yenilenip yenilenmediğinin de, kredi borçlusu tarafından takibi gerekeceğinden, uyuşmazlık konusu olan sigortanın ilk olarak kredinin alındığı tarih olan 07.09.2012-07.09.2013 tarihleri arasında geçerli olmak üzere yapılması, sonrasında yenilenmemesi nedeniyle davacıların uğradığı zararlar nedeniyle tarafların müterafik kusurlu oldukları sonucuna varılması gerektiği, o halde mahkemece, tarafların kusur oranları takdir edilerek, sonucuna göre bir hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiş olmasının, usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle, kararın bozulmasına karar verilmiştir. Bozmaya uyan Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; tacir olan bankanın murise ulaşıp ulaşmadığının kontrolü mümkün olmayan SMS ile bildirim yapmasının usule uygun bildirim olarak kabul edilmesinin mümkün olmadığı, bu nedenle davalı bankanın yenilemeye ilişkin usulüne bildirim yapmaması nedeni ile murisin ise poliçenin yenilenip yenilenmediğini takip etmemesi nedeni ile kusurlu olduğu, davalı banka ve murisin eşit oranda kusurlu oldukları, davaya konu kredinin ödeme planı, muris tarafından 13 taksit nazara alındığında ödeme planına göre kalan 23 taksit toplamının 24.548,34 TL olduğu, davalı bankanın yüzde elli kusuruna denk gelen 12.274,17 TL yönünden davacıların davalılara borçlu olmadıklarının tespitine, fazlaya dair talebin reddine, her ne kadar davacı taraflar muris tarafından yapılan ödemelerin taraflarına iadesini talep etmişlerse de hayat sigortasının amacının lehtarın ölümü sonrası bakiye borcun garanti edilmesine yönelik olması, muris tarafından yapılan ödemenin iadesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen ile ödenen taksit bedeli olan 13.790,79 TL'nin davacılara iadesi talebi yönünden davanın reddine, muris ... tarafından kullanılan 04.02.2013 tarihli 36 ay vadeli 30.000,00 TL anapara tutarlı ihtiyaç kredisi sözleşmesi nedeni ile muris tarafın yapılan ödemeler mahsup edildikten sonra bulunan 24.548,34 TL'nin 12.274,17 TL'lik kısmı yönünden davacıların temlik alan .. .. A.Ş'ye borçlu olmadığının tespitine, fazlaya dair talebin reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacılar vekili ile davalı ...Ş. vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacılar vekili; kredi süresi içerisinde sigorta poliçesini yenileme sorumluluğu kredi kullanana ait olmakla birlikte, yenilemeye dair bildirim yapma ve bilgilendirme sorumluluğunun da kredi veren bankaya ait olduğunu, müvekkillerin murisi kredi kullanan olarak sigortanın yenilenmesi için sorumluluğu bulunduğunu fakat kredi kuruluşu olan davalı bankanın bildiriminin öncelikli olması gerektiğini, bankanın hem müşterilere yapılan 1 yıllık hayat sigortası poliçesinin müvekkil yenilemese dahi re'sen yenilemeyi haiz olmasına rağmen yenilememesi hem de bildirim yapmamış olması nedeniyle murisin ve bankanın eşit kusurlu olduğu kabul edilemez olduğunu, murisin kusursuz olduğunu, tüm kusurun bankaya ait olduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir. 2. Davalı ...Ş. vekili; davalı bankanın kusurlu olduğuna dair değerlendirmenin hatalı olduğunu, mevzuat uyarınca sms ile yapılan bildirimin yeterli olduğunu, murisin poliçesinin vadesi 07.09.2013 günü dolmak üzere olduğundan, 22.08.2013, 27.08.2013, 03.09.2013 tarihlerinde belirttiği cep telefon numarasına; " ... no.lu KREDİLİ HAYAT poliçenizin süresi 07.0./2013'de dolacaktır. Hesabınızda yeterli bakiye olduğunda poliçeniz yenilenecektir." içerikli bilgilendirme sms gönderimleri yapıldığını, ancak murisin belirttiği hesabında yeterli bakiye bulunmadığından poliçe primlerini ödeyememesi nedeniyle poliçesinin yenilenemediğini, murisin poliçelesinin yenilenmemesinde müvekkili bankanın kusuru olmadığını, kaldı ki, murisin sigortasının yenilenip yenilenmediğini takip etme yükümlülüğü ve hesabında prim ödemesi için yeterli tutar bulundurma sorumluluğu olduğunu, hayat sigortasının yenilemesi için hesabında prim ödemesi için yeterli tutar bulundurmayan murisin tamamen kusurlu olduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacıların murisi tarafından kullanılan 04.02.2013 tarihli 36 ay vadeli 30.000,00 TL anapara tutarlı ihtiyaç kredisi sözleşmesi nedeni ile davacıların davalıya borçlu olmadığının tespiti ve muris tarafından yapılan ödemelerin davacıya iadesi istemine ilişkindir. Mahkemece uyulmasına karar verilen bozma ilamı doğrultusunda inceleme yapıldığı, tarafların kusur oranın doğru olarak belirlendiği, bozmanın kapsamı dışında kalan hususların incelenmesinin ise artık mümkün olmadığı anlaşılmakla taraf vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Mahkeme kararının ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine, Peşin alınan temyiz harçlarının istek halinde davacılara iadesine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Geçici 3. maddesi atfıyla, 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 440. maddesi gereğince karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 20.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi – Ekim 2025 kararlarının tamamı