3. Hukuk Dairesi 2025/1174 E. , 2025/4973 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/2707 E., 2024/2408 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 8. Tüketici Mahkemesi SAYISI : 2015/319 E., 2021/243 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü
I. DAVA Davacılar vekili; müvekkili ...'in 27.10.2012 tarihinde doğduğunu, müvekkiline 18.02.2013 tarihinde Prof. Dr. .. tarafından Ebstein Anomalisi teşhisi konulduğunu, müvekkilinin annesi ...' in 24.02.2014 tarihinde burun kemiğindeki eğrilikten dolayı burun deviasyon ve konka rf ameliyatı olduğunu, ameliyat olmadan önce 18.02.2012 tarihinde davalı ... Hizmetlerine ait .. Cerrahi Tıp Merkezi'nde KBB uzmanı davalı ...' e muayene olduğunu, gebe olma ihtimali olduğunu beyan etmesine rağmen KBB uzmanının kadın doğum uzmanından konsültasyon istemediğini, müvekkilinin kendisinin inisiyatif alarak aynı hastanede kadın doğum uzmanı olan davalı ...' e muayene olduğunu, hamile olup olmadığı ve genel muayene isteğinde bulunduğunu, kadın doğum uzmanı davalının elindeki takvime bakarak bu tarihlerde gebe olma olasılığınız yok ameliyat olmanızda tıbbi yönden bir sakınca yok dediğini ve ameliyat olabilirsiniz diye beyanda bulunduğunu, KBB uzmanının müvekkilini anestezi doktoruna muayene için gönderdiğini, ancak anestezi doktorunun müvekkilini muayene etmediğini, sonradan anestezi teknisyeni olduğunu öğrendiği davalı ... tarafından görüldüğünü, bu kişiye de eşi ile korunmasız ilişkisi olduğunu söylediğini, ancak kadın doğum uzmanına yönlendirilmediğini, 24.02.2012 tarihli ameliyathane ücretlendirme formunda anestezi uzmanı davalı ...' ın aynı tarihli anestezi takip formunda ise anestezi uzmanı davalı ...' in adının ve parafı olduğunu, hastanenin anestezi ve reanimasyon uzmanlarının da ameliyat öncesi müvekkilini muayene etmeyerek görevlerini ihmal ettiklerini, müvekkilinin ve fetüsün tetrojen etkiye maruz bırakıldığını, ameliyat sonrası dönemde müvekkilinin hamile olduğunu öğrendiğini, ameliyat olduğu için derin bir endişe içine girdiğini, bebeğin zarar görüp görmediğini bilmediğinden bu konuda muayene olup fikir almak için davalı .. uzmanı davalı Prof. Dr. ...' ya gittiğini, aylık takibini yaptırdığını ve her muayene süresi içerisinde tetrajonik etkiden bahsettiğini, müvekkilinin çocuk kardiyoloğuna fetal eko için gönderilmeyerek ebstein anomolisine sahip bebeği doğurmasına neden olduğunu, bu durumun gözden kaçırılmaması durumunda gebelik anında teşhisin konacağını ve müvekkiline gebeliği sonlandırmasının tıbben önerileceğini ileri sürerek; şimdilik 100,00 TL tedavi giderleri, bakım masrafları ve çalışma gücü kaybı olarak maddi tazminatın tahsiline, davacı ...’in yapılacak ameliyat için kontrol, ulaşım ve refakat masrafları ile bu hastalık için ömrü boyunca yaptıracağı muayene, muayene için her türlü laboratuar ve radyoloji ile bu hastalığa bağlı diğer tanı, teşhis ve tedavi giderlerinin SGK kısmını aşan tarafının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla müştereken ve müteselsilen ilk teşhis konulduğu 18.02.2013 tarihinden başlayan yasal faizi ile ... için 250.000,00 TL, baba ... için 125.000,00 TL, anne ... için 125.000,00 TL, kardeş ... için 50.000,00 TL manevi tazminatın tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP 1.Davalı ... vekili; davacı ...' in 18.02.2012 tarihinde burnundaki kemik eğriliğinden ötürü KBB uzmanı ... tarafından muayene edildiğini ve kendisine deviasyon+konka hipertrofisi tanısıyla septoplasti+konka radyofrekansı ameliyatı olmasının önerildiğini, davacının ameliyat olmayı kendi rızasıyla kabul ettiğini, daha sonra müvekkili anestezi doktorundan 22.02.2012 tarihinde konsültasyonu istendiğini, davacının preoperatif anestezi değerlendirmesinde anamnezi alınırken hamilelik veya hamilelik şüphesinden kesinlikle bahsetmediğini, buna rağmen davacıya hamilelik durumu ya da şüphesi olup olmadığının sorulduğunu, ancak kendisinin böyle bir durumun olmadığını, anestezi muayenesi öncesi kadın doğum polikliniğinde vajinal akıntısından sebeple muayene olduğunu ve gebelikle ilgili bir durumunun da olmadığını beyan ettiğini, müvekkilinin hastasını muayene etmediğinin söylenemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir. 2.Davalı ... vekili;davacının burun tıkanıklığı şikayeti ile 17.01.2012 tarihinde KBB uzmanı müvekkiline başvurduğunu, müvekkili tarafından davacının şikayetlerinin dinlendiğini, anamnezi alındığını ve bu doğrultuda fiziki muayenesinin gerçekleştirildiğini, muayene sonucunda davacıya septum deviasyonu ve konka hipertrofisi öntanısının konulduğunu, davacının daha sonra 18.02.2012 tarihinde kadın doğum uzmanı Dr. ...'e 1,5 yıldır süren akıntı ve kaşıntı şikayeti ile başvurduğunu, bu muayenede davacıya vajinit tanısı konulduğunu, ultrason görüntülemesinin yapıldığını, davacının 18.02.2012 tarihinde tekrar müvekkiline başvurduğunu, davacıya operasyon önerildiğini ve operasyon için randevu verildiğini, 24.02,2012 tarihinde operasyonun gerçekleştirildiğini, son olarak 27.02.2012 tarihinde davacının postop muayenesinin yapıldığını ve burundaki tamponun çıkarıldığını, davacının müvekkiline muayenelerinde herhangi bir hamilelik şüphesinden bahsetmediğini savunarak davanın reddini istemiştir. 3.Davalı ... vekili; davacının 18.02.2012 tarihinde kadın doğum uzmanı müvekkiline 1,5 yıldır süren akıntı ve kaşıntı şikayeti ile başvurduğunu, müvekkili tarafından davacının şikayetlerinin dinlendiğini, anamnezinin alındığını ve bu doğrultuda gerekli muayenesinin yapıldığını, davacıya vajinit tanısı konulduğunu, ultrason görüntülemesinin yapıldığını, hastane kayıtlarına göre davacının müvekkili hekim muayenesinden hemen sonra KBB uzmanına burun tıkanıklığı şikayeti ile başvurduğunu, davacıya operasyon önerildiğini ve operasyon için randevu verildiğinin görüldüğünü, davacının 22.02.2012 tarihinde smear test sonuçlarını almak için yeniden müvekkiline başvurduğunu ve test sonuçlarının davacıya verildiğini, davacının müvekkiline başvurduğunda iddia ettiği gibi planlanmış herhangi bir ameliyattan veya hamilelik şüphesinden söz etmediğini savunarak davanın reddini istemiştir. 4.Davalı ... vekili; davacı ...'in 20.04.2012 tarihinde ilk defa müvekkiline başvurduğunu, ilk başvuru ile davacının anamnezi, aydınlatılmış onamının alındığını ve yine bu tarihte muayene edilerek tedaviye başlandığını, onam formunda yer alan hususlar hakkında davacının bilgilendirildiğini ve formda yer alan hususlara ilişkin ayrıntılı bir açıklama yapıldığını, söz konusu aydınlatmada, fetüslerde ortaya çıkabilecek anormallikler ve bunların erken yakalanmaları konusundaki literatürün bilgisinin aile ile paylaşıldığını, yine her anomalinin yakalama şansının olmadığının da ifade edildiğini, müvekkilinin davacıyı 28.05.202 12... .07.2012 tarihlerinde muayene ettiğini, söz konusu incelemelerden sonra tıbbi uygulama standardında yer alan rutin klinik takiplere geçildiğini, davacının gebeliğin 28. Haftasında, 35. haftasında ve 37. haftasında muayene edildiğini, yine davacının doğum öncesi son kontrolü için 39. hafta çağrıldığını, ancak son kontrole gelmediğini, davacının son kontrole gelmemesi üzerine kendisiyle iletişime geçildiğini, Ekim 2012 sonunda normal yollarla sağlıklı erkek bir bebek dünyaya getirdiği bilgisine ulaşıldığını, davacının müvekkili tarafından aydınlatıldığını ve onamının alındığını, davacının ortaya çıkabilecek her türlü olumsuz sonuca karşı uyarıldığını, aydınlatılmış onamın içeriği incelendiğinde, fetüste yer alan bir takım anormalliklerin saptanamayacağının da yer aldığını savunarak davanın reddini istemiştir. 5.Davalı ... Ltd. Şti vekili; davanın aslında hiç doğmamış bir hakkı yaratma gayreti ile kaleme alındığını ve açıldığını, tamamı ile kurmaca olduğunu, hiçbir gerçekliği olmamasına rağmen beyanlar ile kurgular yaratıldığını, gerçekmiş gibi ifade edilerek dava konusu yapıldığını, ne müvekkili hastanenin ne de hastanede çalışan diğer davalı hekimin iddia edilen zarar ile doğrudan veya dolaylı hiçbir kusuru olmadığını, ispat yükümlülüğünün kusur ve bu sebeple zarar iddiasında bulunan davacı tarafa ait olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; bilirkişi raporlarında anne ...’in ameliyat öncesi, ameliyatı ve ameliyat sonrası gebelik takip ve tedavilerinde yer alan hekimlerinin uygulamalarının tıp biliminin genel kabul görmüş ilke ve kurallarına uygun olduğuna ilişkin oy birliği ile görüş bildirildiği anlaşılmakla, dosya kapsamında toplanan deliller ile düzenlenen bilirkişi raporlarına göre davacıya uygulanan tıbbi işlemlerde davalılara izafe edilecek kesin mahiyette bir kusur olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karara karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili; .. Hastanesindeki kadın doğum uzmanı, KBB uzmanı gebelik testleri yaptırtmayarak, Anestezi Doktoru hem kendisi muayene etmeyerek hem de gebelik testleri yaptırtmayarak, anestezi teknisyeni ise doktorlara yönlendirmeyerek gebelik sürecinde ilaç alınması ve ...’ın tetrajonik etkiye maruz bırakmalarında, anomalinin oluşmasına neden olarak vekillik görevinde gerekli özeni göstermediklerini, ... Hastanesi de doktorları ve anestezi doktoru ve teknisyeninin yaptığı hatadan müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarını, Prof. Dr. ..'nın ise kendisinden beklenen özen yükümlülüğünü yerine getirmeyerek ebstein anomolili tanısı koymayarak bebeğin doğmasına sebebiyet verdirdiğinden dolayı vekalette gerekli özeni göstermediğini, ... sağlık görevlileri gerekli özeni gösterseydi ...'ın tetrojenik etkiye maruz kalmayıp, anne yoğun stres altında hamileliğini devam ettirmeyip bu hastalığın oluşmayacağı, tetiklenmeyeceği ve sağlıklı bir bebek dünyaya geleceğini, ... sağlık görevlileri ihmal gösterdikten sonra perinatolog 6-7 kez gebeliğin bütün trimesterlerinde yaptığı muayenede ebstein anomolisi teşhisi koysaydı gebeliğin sonlandırılacağı ve bu acının yaşanmayacağını, olayda anestezi doktorları muayeneyi bizzat yapmayı münferiden ihmal ettikleri, tüm davalıların ise teşhis koyma, tedavi yöntemlerini seçme, hastayı aydınlatma, sadakat ve özen gösterme görevlerini ihmal ettiklerini, özellikle de teşhis konulur iken gerekli ön çalışmalar özenle yapılmalı, araştırma sonucunda elde edilen bulgular çok iyi değerlendirilmeli, gerekirse farklı teşhis araçlarından ve uzman görüşlerinden yararlanılması gerektiği, olayda ...’den ameliyat öncesi gebelik testleri yaptırılmayarak başlayan zincirleme hatalı süreç, ameliyatta verilen anestezi ve ilaçların etkisiyle ... ve fetüsün tetronojen etkiye maruz kalması ameliyat sonrası gebelik öğrenilince ...’in yoğun korku, stres yaşamışına neden olduğunu, perinatoloji aşamasında fetüs için gerekli özeni göstermeyip tanıyı koyamadığı gibi fetal eko istenmeyerek ...’in Ebstein anomolisi hastalığı ile doğmasına neden olunduğunu, bilirkişilerin görev alanı perinatoloji uzmanının doktor hatası olup olmadığını araştırmak iken anestezi doktoru, anestezi teknisyeni ile diğer doktorların hatası olmadığı yönünde görüş belirtmesi görev ve uzmanlık kapsamını aştığından yasaya ve usule aykırı olduğunu, raporun iki aşamalı olması gerektiğini, çünkü perinatoloji uzmanlarından oluşan heyet Prof. Dr. ...'nın tıbbi hatası olup olmadığını ayrı şekilde değerlendirmesi, diğer doktor ile sağlık personelininde ameliyat öncesi ve sırasında hatası olup olmadığının ayrıca araştırılması gerektiğini, bilirkişi raporunda fetal eko niçin istenmediği ve hangi hallerde istenmeyeceğinin açıklanmadığını, Ebstien Anamolisinin anne karnında teşhis konulup konulamayacağının belirtilmediğini, Perinatoloji yan dal uzmanı ile perinataloji professörünün bilgi deneyim ve tecrübesinin bu hastalığı teşhiste aynı olup olmayacağı belirtilmediğini, Ebstein anomalisinin anne karnında teşhis edilip edilemeyeceği hususunda bir açıklama yapılmadığını, bu nedenle dosyanın ilgili bilirkişilere yeniden gönderilerek sadece Prof. Dr. ... yönünden tıbben yapılan işlemler ile sonucunun bu hastalığın teşhisi için yeterli ve uygun olup olmadığı ile bu hastalığın teşhisi için eksik yapılan işlemler olup olmadığına dair rapor aldırılması, rapor içeriğinde ebstein hastalığının anne karnında tespiti mümkün olup olmadığı, tespitinin ne şekilde yapıldığı ve Ebstein anomalisinin anne karnında tespiti halinde gebeliğin sonlandırılmasının önerilip önerilmediği hususlarının raporda istenilmesini, müvekkili hasta bebek ...'in Ebstein anomalisinin hastalığının hangi grubunda olduğu hususlarının açıklanarak aynı bilirkişiden ek rapor aldırılması, ya da yeni oluşturulacak heyetten rapor aldırılmasını; diğer davalılar yönünden bu rapor geldikten sonra başkaca seçilecek uzman bilirkişilerden rapor aldırılmasını talep ettiklerini, Anestezi doktoru ... tarafından muayene edildiği belirtildiğini, oysaki bu doktorun muayene etmediğini, bu doktorun evraklarında ...'in imzasının olmadığını, bu sebeple bu belgelere itibar edilmesinin yasaya ve usule aykırı olduğunu, ilaç mağduriyetinde gebeliğin sonlandırılması hususunun aileye bırakılıp bırakılmadığının aydınlatılmadığını, gebelik şüphesinin kadın doğum uzmanına belirtilip belirtilmediğinin anlatmanın mümkün olmadığından bahisle hekimde kusur yoktur denmesinin yasaya ve usule aykırı olduğunu, zira ameliyat olacak evli bayanlara Beta HCG testini rutin yaptırması gerekip gerekmediği belirtilmediğini, hasta belirttiyse ya hep ya hiç kuralı sebebiyle mi yaptırtmadığının yoksa kendi bilgisayar kayıtlarına mı yazmadığının belli olmadığını, ... hastanesindeki ameliyat formlarındaki imzaların müvekiline ait olmadığı sabit iken bu evraklara itibar edilmesi yasaya ve usule aykırı olduğunu, raporların eksik ve hatalı olduğunu, raporlara itirazlarında belirtilen hususlarda ek rapor ya da yeni bir heyetten rapor alınarak karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davalı hastane ve davalı doktorların özen yükümlülüğüne aykırı davranması iddiası nedeniyle istenilen maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Temyizen incelenen kararda belirtilen gerekçelere, özellikle Mahkemece aldırılan ATK raporu ile bilirkişi kurul raporlarının birbiriyle uyumlu olmasına, raporlarda davacı ...'nın ameliyat tarihinde adet gecikmesinin olmadığının, bu nedenle idrar veya kan tahlilleri ile gebelik saptanmasına yönelik testlerin yapılmasının bir zorunluluk olmadığının ve ayrıca hamile olan bir kişinin hamilelik sürecinde anestezi uygulanmasında herhangi bir engel bulunmadığının tıbben bilindiğinin, kişiye 24.02.2012 tarihinde yapılan ameliyatta kullanılan ilaçların güncel bilimsel verilere göre küçükte doğumdan sonra Ebstein anomalisi yapabilecek teratojenik bir etkiye sahip olmadığının tıbben bilindiğinin, bu ilaçlar ile davacı ...'ta saptanan Ebstein anomalisi arasında illiyet bağı kurmanın mümkün olmadığının, seçilen ilaçların dozlarının ve uygulanma yollarının da tıbben uygun olduğunun, davacı ...'nın düzenli gebelik takiplerinin yapıldığının anlaşıldığının, intrauterin rutin gebelik USG tetkikleri ve ikinci düzey ultrasonografi tetkiklerinde de davacı ...'ta doğum sonrası tespit edilmiş olan Ebstein anomalisi, patent foramen ovale ve triküspit yetersizliği gibi kalp anomalilerinin görülemeyebileceğinin tıbben bilindiğinin, gebelik döneminde bu tür anomalilerin tespit edilmesi halinde anne karnında tedavi edilemediğinin, doğumundan sonra saptanan kalp anomalilerinin yaşamla bağdaşabilir olduğu ve gebeliğin tahliye endikasyonunun bulunmadığının, dolayısıyla doğumdan sonra tespit edilen kalp anomalilerinin intrauterin USG tetkiklerinde tespit edilememesinin tıbbi hata olarak değerlendirilemeyeceğinin, Ebstein anomalisinin çocuğun intrauterin gelişmesinde herhangi bir sıkıntı yaratmadığının ve zamanında hemodinamik olarak stabil doğduğunun anlaşıldığının, doğumundan sonra muayenelerinde ve yapılan tetkikler neticesinde saptanan Ebstein anomalisinin anne karnında belirti vermeyen, hafif seyirli tip olduğunun belirtilmesine, davacı ...'nın ameliyat öncesi, ameliyatı ve ameliyat sonrası gebelik takip ve tedavilerinde yer alan hekimlerinin uygulamalarının tıp biliminin genel kabul görmüş ilke ve kurallarına uygun olduğunun anlaşılmasına göre, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.10.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.