3. Hukuk Dairesi 2025/626 E. , 2025/4971 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2130 E., 2024/2319 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 1. Tüketici Mahkemesi SAYISI : 2020/74 E., 2023/583 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı asıllar tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacılar vekili; müteveffa ...'ye 24.07.2018 tarihinde .. Üniversitesi Hastanesinde T Hücre/Histiositten Zengin Büyük B Hücreli Lenfoma teşhisi konulduğunu, .. Hastanesinde Hematoloji Uzmanı Prof. Dr. ..'nün gözetimi altında müteveffa ...'nin tedavi sürecinin başlatıldığını, tedavi sürecinde öncelikle 6 kür R-CHOP kemoterapi tedavisinin (yaklaşık 130 gün, 3 ya da 4 hafta aralıklarla) uygulandığını, müteveffa ...'nin uygulanan 6 kür R-CHOP kemoterapi tedavisi boyunca halsizlik, nefes darlığı, iştahsızlık gibi yaşam kalitesini ciddi ölçüde etkileyen sorunlar yaşadığını, R-CHOP kemoterapi tedavisi (6 kür) sonrası müteveffa ...'nin doktoru Prof. Dr. .. tarafından, R-ESHAP kemoterapi tedavisi uygulanılmasına karar verildiğini, müteveffa ...'nin, R-ESHAP kemoterapi tedavisi uygulanmak üzere, 07.01.2019 tarihinde hastanenin .. servisine (1. Kat / Oda No: ..) yatışının sağlandığını, müvekkillerin aydınlatılmış yazılı onamlarının alınmadığını, 07.01.2019 tarihinde müteveffa ...'ye R-ESHAP kemoterapi tedavisi uygulanmaya başlandığını ve 6 gün boyunca tedaviye devam ettiğini, hastanın tedavisinin herkese açık alelade bir odada gerçekleştirildiğini, öyle ki, hastanın bağışıklık sisteminin baskılandığı ve enfeksiyon riskinin en yüksek olduğu zamanda yatmakta olduğu ... numaralı odaya başka bir hastanın daha yatırıldığını, iki haftaya yakın bir süre şiddetli (ağır) nötropeni yaşamış ve nötropenik ateş tanısı mevcut olan müteveffa ...'nin yine gerekli koruyucu izolasyona sahip olmayan ve sterilizasyon koşullarının sağlanmadığı, çeşitli nedenlerle birçok hastanın bir arada tedavi görmekte olduğu, aralarında bağışıklık sistemi baskılanmamış diğer hastaların da bulunduğu, genel yoğun bakım ünitesi salonuna yatışının gerçekleştirildiğini, gerekli koruyucu izolasyon olmadan ve sterilizasyon koşulları sağlanmadan yapılan bu uygulamanın hastanın ölümüne kadar yol açan sonuçlara sebebiyet verdiğini, müteveffa ...'nin 09.02.2019 22:27 örnek alma tarihli kan kültürü (AEROB) test sonuçlarında bir hastane enfeksiyonu olan .. Staphylococcus epidermidis ürediğinin belirtildiğini, hastanın doktoru tarafından ilgili bakteri için gerekli tedaviye başlandığının müvekkillerine bildirildiğini ancak hastanın %90 ihtimalle vefat edeceğinin de ayrıca belirtildiğini, ilerleyen tarihte, hasta ...'nin, 22.02.2019 tarihinde saat 00.30 sularında vefat ettiğini, yoğun bakım ünitesinde görevli hemşir/hemşirelerin hiçbirinde maske, galoş ve önlük kullanımı gibi sterilizasyon tedbirlerinin alınmadığının müvekkilleri tarafından gözlemlendiğini, hastanın ölümüne yalnızca Metisilin Dirençli Staphylococcus Epidermidis bakterisi kaynaklı septisemi ve pnömoni ile lenfomanın neden olduğunun belirtildiğini, halbuki müvekkiller tarafından yapılan araştırmada müteveffa ...'nin vefatına, tedavi sırasında hastaya bulaşan Metisilin Dirençli Staphylococcus Epidermidis bakterisi ile birlikte, ancak Metisilin Dirençli Staphylococcus Epedermidis bakterisinden önce bulaştığı anlaşılan, Metisilin Dirençli Staphylococcus Epedermedis bakterisinden çok daha tehlikeli olan, tedavi edilebilmesi imkansıza yakın olan, neredeyse tüm antibiyotik tedavilerine karşı dirençli Acınetobacter Baumannıı bakterisi olduğu ve bunun neticesinde de ortaya çıkan hastane enfeksiyonları bütününün yol açtığının tespit edildiğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla; ...'nin oğlu ... için 50.000,00 TL manevi tazminata, ...'nin eşi ... için 50.000,00 TL manevi tazminata; vefat tarihi olan 22.02.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte hükmedilmesini talep etmiştir. Davacılar 22.08.2022 tarihli ıslah dilekçeleri ile; ...'nin oğlu ... için 175.000,00 TL manevi tazminatın, ...'nin eşi ... için 350.000,00 TL manevi tazminatın 22.02.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini istemişlerdir. Davacılar 04.04.2023 tarihli ıslah dilekçeleri ile; ...'nin oğlu ... için 264.656,00 TL maddi tazminatın, ...'nin eşi ... için 529.312,00 TL maddi tazminatın tahsilini istemişlerdir. Davacılar 05.09.2023 tarihli ıslah dilekçeleri ile; ...'nin oğlu ... için 345.630,00 TL maddi tazminatın, ...'nin eşi ... için 691.260,00 TL maddi tazminatın tahsilini istemişlerdir.
II. CEVAP Davalı vekili, hastanın vefatına kadar geçen tedavi ve müdahale sürecinde müvekkili hastanenin, hekim ve diğer personellerine yönelik olarak davacıların iddialarının aksine bir kusur izafesinin mümkün olmadığını, müvekkili hastane personeli tarafından tıbbi çerçevedeki tüm kurallara uyulmak sureti ile hizmet verildiğinin kayıtlardan da açıkça anlaşıldığını, bu itibarla davacıların gerekli izolasyon ve sterilizasyon koşullarına uyulmadığından hasta ...'nin vefatının gerçekleştiği yönündeki iddiaları mesnetsiz olup gerçeklikten yoksun olduğunu, nitekim, davacılar tarafından aynı hususta .. İl Sağlık Müdürlüğüne ve .. İlçe Sağlık Müdürlüğüne şikayette bulunulduğunu, ilgili kurum müfettişleri tarafından yürütülen soruşturma neticesinde davacıların iddia ettikleri şekilde hijyen eksikliği ve enfeksiyon varlığına ilişkin bir bulguya rastlanılamadığını, uygulanan tedavinin yeterliliği ve hastane personelince hijyen kurallarına tıbbi mevzuat gereğince uyulduğunun tespiti neticesinde dosya ilgili kurum nezdinde soruşturma açılmasına yer olmadan kapatıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalı hastane tarafından sunulan izin, bilgilendirme ve onam formları içeriğinden davacının tıbbi müdahale öncesinde rızasının alındığı, ortaya çıkabilecek komplikasyon hakkında yeterince bilgilendirildiği, onam belgelerinin operasyona uygun şekilde düzenlendiğinin saptandığı, Adli Tıp Kurumundan alınan rapora karşı davacıların itirazları üzerine üniversitede görevli alanında uzman öğretim üyelerinden oluşan bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen kök ve ek raporların da aynı yönde olduğu görülmekle, olayın oluşumunda davalının kusurunun bulunmadığının kabulü gerektiği, doktorun kusursuz kabul edildiği bir durumda, doktoru çalıştıran hastanenin kusurundan bahsedilemeyeceğinden davalının sorumluluğu kusura dayalı bir sorumluluk olup, olayın oluşumunda hastane ve doktorun kusurunun bulunmaması nedeni ile tazminat sorumluluğunun şartlarının oluşmadığı, aydınlatma yükümlülüğünün yerine getirildiği gerekçesiyle davanın karar verilmiş, karara karşı süresi içinde davacı asıllar tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; denetime elverişli Adli Tıp Kurumu 8. İhtisas Kurulu'nun 28.07.2021 gün ve ... nolu raporu ile .. Üniversitesi Tıp Fakültesi öğretim üyelerinden oluşan bilirkişi kurulunun 22.09.2022 tarihli raporu uyarınca müteveffa ...'ye uygulanan tedavi ve uygulamaların tıp kurallarına uygun olduğu ve gelişen hastane enfeksiyonunun her türlü önleme rağmen ortaya çıkabilen herhangi bir hata veya ihmalden kaynaklanmayan komplikasyon olması itibariyle davalı tarafın kusurunun olmadığı, davacıların dava dilekçesinde manevi tazminat talebinde bulunmuş olmaları itibariyle ayrı bir dava konusunu oluşturan maddi tazminat taleplerini ıslah yolu ile ileri sürmelerinin usulen yerinde olmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı asıllar temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı asıllar; aydınlatılmış onam sürecinde fiili veya hukuki bir engeli bulunmayan hasta yerine hasta yakının muhatap alınmasının hatalı olduğunu, hastanın uygun şekilde bilgilendirilmediğini, onam evrakında komplikasyon ve risklerin bildirildiği sayfada hastanın veya yakının imzasının bulunmadığını, onam formunda tarih bulunmaması nedeniyle hastaya makul süre verilmediğini, matbu onam formunda hastanın hastane enfeksiyonu nedeni ile vefat edebileceği riskinin belirtilmediğini, bilgilendirmenin sözlü olarak dahi yapılmadığını, İl Sağlık Müdürlüğü tarafından yapılan soruşturmada da onamın yasaya aykırı olduğunun belirlendiğini, aydınlatılmış onam yönü ile sadece bir rapor mevcut olup bilirkişi heyeti içinde sağlık hukuku uzmanı olmadığını, hastanenin organizasyon hatasının bulunup bulunmadığının yeterli bir şekilde değerlendirilmediğini, dava konusu olaya hastanenin hijyen koşullarına gerektiği kadarıyla dikkat etmemesinin neden olduğunu, ıslah ile talebe ek talepte bulunmanın mümkün olduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, hastanenin özen borcuna aykırılık iddiasına dayalı manevi tazminat istemine ilişkindir. Temyizen incelenen kararda belirtilen gerekçelere, özellikle Mahkemece aldırılan ATK raporu ile bilirkişi kurul raporlarının birbiriyle uyumlu olmasına, rapolarda davacıların murisinin takip ve tedavisinin antibiyogram sonuçlarına göre uygun şekilde verilmiş olduğu, yoğun bakım takip ve tedavisinin uygun olduğu, kemoterapi tedavisi alan nötropenik hastalarda fırsatçı patojenlerin oluşturduğu hastalıklara karşı yatkınlığın ileri derecede arttığının ve her türlü önleme rağmen yine de bu tarz enfeksiyonların komplikasyon olarak ortaya çıkabileceğinin tıbben bilindiğinin ve tedavinin dahili hastalar için belirlenmiş asgari koşulları sağlayan odada verilmiş olmasının bir kusur içermediğinin belirtilemesine, davalı hastanede gerçekleştirilen uygulamaların tıp kurallarına uygun olmasına, meydana gelen tıbbi sonucun komplikasyon olarak nitelendirilmesine ve hastanın durumunun ağır olması nedeniyle hastanın oğlu olan davacının komplikasyonlar konusunda aydınlatılmış, onamın da alınmış olmasına göre somut olayda, hastane veya doktora sorumluluk yüklenemeyeceği anlaşıldığından, davacıların temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 7c046d78270f1a59 3f00459a43e57b01