Yargıtay Kararları › Yargıtay 3. Hukuk Dairesi › Ekim 2025 › 2025/1234 E., 2025/4983 K.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/1234 E., 2025/4983 K. (20.10.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1234
Karar No
2025/4983
Karar Tarihi
20.10.2025
Konu
Tazminat, Tapu

3. Hukuk Dairesi 2025/1234 E. , 2025/4983 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/3075 E., 2024/3212 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Kahramanmaraş 3. Asliye Hukuk (Tüketici) Mahkemesi SAYISI : 2021/529 E., 2022/98 K. Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar, dahili davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili; davalı avukata Kahramanmaraş 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2012/1790 E. ve Kahramanmaraş 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/17 E. sayılı dosyalarında temsil etmek üzere vekaletname verildiğini, taraflar arasındaki sözleşmeye aykırı hareket edilmesi nedeniyle davalının vekaletten azledildiğini, vekalet ilişkisinin devam ettiği süre içerisinde hiçbir suretle müvekkilini bilgilendirmediğinden davalıya karşı güvenin sarsıldığını ve bu nedenle azlin haklı olduğunu, taraflar arasında imzalanan avukatlık ücret sözleşmesinde ücret olarak 350.000,00 TL değerinde bir adet daire verileceği, davanın kazanılmaması halinde hiçbir ücret ödenmeyeceğinin kararlaştırılması nedeniyle sözleşmenin geçersiz olduğunu, müvekkilinin sözleşme tarihinde 81 yaşında olduğu dikkate alındığında, hukuki işlemlere ilişkin konulardaki bilgisizliği, tecrübesizliği ve düşüncesizliğinden faydalanarak davalının ücreti yüksek belirlediğini, edimler arasında açık orantısızlık bulunduğunu, bu nedenlerle sözleşmede gabinin varlığının kabulünün gerektiğini, davalı avukatın taraflar arasındaki sözleşme geçersiz olmasına rağmen müvekkili hakkında Kahramanmaraş 3. İcra Müdürlüğünün 2015/11284 sayılı dosyasıyla takibe başladığını belirterek, azlin haklı olduğunun kabulü ile davalının avukatlık ücretini hak etmediğinin tespitine, taraflar arasında imzalanan avukatlık ücret sözleşmesi gereğince davalıya borçlu olmadığının tespitine, takibin iptaline, asıl alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, azlin haksız olduğunun kabulü halinde ise vekalet ücretinin %10 oran üzerinden hesaplanmasının, hesaplama yapılırken Asliye Hukuk Mahkemesindeki harcı yatırılmış dava değerinin 10.000,00 TL ve Sulh Hukuk Mahkemesindeki davanın maktu harca tabi olduğunun, her iki dosyada da davalıdan başka iki vekilin daha bulunduğunun dikkate alınmasını ve buna göre ücrete hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili; azlin haksız olduğunu ve Avukatlık Kanunu gereği ücret sözleşmesinin geçerli olduğunu savunarak davanın reddini, İİK'nın 72/4. maddesine göre dava konusu miktarın %20'si oranında tazminatın davacıdan tahsilini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 05.03.2018 tarihli kararıyla; 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/17 E. nolu dosyasındaki davalı avukatın azlinin haklı olduğu, Kahramanmaraş 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2012/1790 E. sayılı dosyasındaki azlin haksız olduğu kanaatine varılmakla, davanın kısmen kabulü ile, Kahramanmaraş 3. İcra Müdürlüğünün 2015/11284 E. sayılı dosyasında takibe konu edilen 350.000,00 TL alacaktan dolayı Sulh Hukuk Mahkemesi vekalet ücreti olan 750,00 TL'den davacıların borçlu olduğu, 349.250,00 TL'den borçlu olmadığının tespitine, bu miktar yönüyle takibin iptaline karar verilmiş, hükmün dahili davacılar vekili ve davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesinin 05.11.2018 tarihli ilamı ile; belirtilen Asliye Hukuk ve Sulh Hukuk dosyalarındaki hukuki yardımlarının kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespiti için dosya asıllarının getirtilerek incelenmediği, eksik araştırma ve incelemeye dayalı yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesi ile taraf vekillerinin istinaf talebinin açıklanan gerekçeyle kabulüne; inceleme konusu karar usul ve yasaya uygun olmadığından HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına, gerekçede belirtilen nedenlerle dosyanın yeniden yargılama yapılması için Mahkemesine gönderilmesine oy çokluğu ile karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin 09.10.2019 tarihli kararıyla; azlin haklı olduğu gerekçesiyle davacı tarafından açılan davanın kısmen kabul, kısmen reddine, Kahramanmaraş 3. İcra Müdürlüğünün 2015/11284 E. sayılı takibe konu edilen 350.000,00 TL alacaktan dolayı Kahramanmaraş Sulh Hukuk Mahkemesi vekalet ücreti olan 750,00 TL ve Kahramanmaraş 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/17 E. sayılı dosyasındaki vekalet ücreti olan 1.500,00 TL olmak üzere toplam 2.250,00 TL borçlu olduğu ve bu miktar itibariyle itirazın iptali talebinin reddine, Kahramanmaraş 3. İcra Müdürlüğünün 2015/11284 E. sayılı dosyasındaki 347.750,00 TL ücret alacağı yönüyle davacının borçlu olmadığının tespitine, bu miktar olan 347.750,00 TL yönüyle takibin iptaline karar verilmiş, hükmün dahili davacılar vekili ve davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesinin 14.10.2021 tarihli ilamı ile; Mahkemece vekil edenin davalıya karşı güveni sarsıldığı ve azlin haklı olduğu kanaatine varıldığı, azil işleminin haklı nedene dayandığının kanıtlanması halinde müvekkilin avukata vekalet ücreti ödemekle yükümlü olmadığı, haklı azil halinde ancak azil tarihi itibariyle sonuçlanıp, kesinleşen işlerden dolayı vekalet ücreti talep edilebileceği, buna karşılık haksız azil halinde ise avukat, hangi aşamada olursa olsun, üstlendiği işin tüm vekalet ücretini talep etme hakkına sahip olduğu, o halde Mahkemece azlin haklı olduğu belirtilmesine rağmen vekil edenin vekalet ücreti ödemekle sorumlu olduğu kararının kendi içerisinde çelişki oluşturduğu, Mahkemece Kahramanmaraş Sulh Hukuk Mahkemesinde görülen dava için 750,00 TL, Kahramanmaraş 2. Asliye Hukuk Mahkemesindeki dava için 1.500,00 TL vekalet ücreti belirlendiği ancak sözleşmenin geçersiz olduğu yönünde bir gerekçe bulunmadığının anlaşıldığı, kabule göre de esasen davanın menfi tespit istemine yönelik olmasına karşın Mahkemece gerekçeli kararda dava, vekalet sözleşmesinden doğan alacağın tahsili yönündeki takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkin olduğu belirlenerek hüküm fıkrasında da hem itirazın iptali hem de menfi tespit istemine yönelik hüküm kurulduğu, açıklanan nedenlerle kararın usul ve yasaya uygun bulunmadığı anlaşıldığından taraf vekillerinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüyle; istinaf incelemesine konu edilen kararın usul ve yasaya uygun bulunmaması nedeni ile HMK'nın 353/1.a.6 maddesi gereğince kaldırılmasına, dosyanın, Mahkemece yeniden görülmesi için Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; azlin haksız olduğu, taraflar arasındaki ücret sözleşmesinin 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 164. maddesine aykırı olduğu, ücret sözleşmesinde kararlaştırılan bedelin kesin, belirli ya da belirlenebilir mahiyette bulunmaması sebebi ile geçersiz olduğu gerekçesiyle davacılar murisi ...’in Kahramanmaraş (Kapatılan) 3. İcra Dairesinin 2015/11284 E. sayılı takip dosyası için davalıya 347.900,00 TL borçlu olmadığının tespitine, fazlaya dair istemin reddine, davacının kötü niyet tazminatı hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davalının kötü niyet tazminatının reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin 09.09.2022 tarihli kararıyla; İlk Derece Mahkemesinin kararında bir isabetsizlik bulunmadığından davacılar vekilinin tüm (azlin haksız olduğuna dair gerekçeye ve reddedilen miktara yönelik), davalı vekilinin ise aşağıdaki husus dışında esasa ilişkin (sözleşmenin geçerli olduğu konusundaki) istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerektiği belirtilerek, somut olayda, Mahkemece menfi tespit davası sonuçlanıncaya kadar icra dairesindeki paranın alacaklıya ödenmemesine dair tedbir kararı verildiği ve bu kararın infaz edildiğinin anlaşıldığı gerekçesiyle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere incelenen Mahkeme kararının kaldırılmasına, davalı vekilinin sair istinaf sebeplerinin, davacı vekilinin tüm istinaf nedenlerinin reddine, dosyada yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığından, HMK'nın 353/1.b.2. maddesi uyarınca; davacılar murisi ...’in Kahramanmaraş (Kapatılan) 3. İcra Dairesinin 2015/11284 E. sayılı takip dosyası için davalıya 347.900,00 TL'sinden borçlu olmadığının tespitine, fazlaya dair istemin reddine, davacının tazminat talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davalının icra inkar tazminat isteminin kabulüne, reddedilen miktarın %20 oranındaki 420,00 TL icra inkar tazminatının davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde dahili davacılar vekili ve davalı vekili temyiz isteğinde bulunmuşlardır.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Dairece verilen 04.07.2023 tarihli ilamla; dosya içeriğine göre, dahili davacılar yönünden Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 107.090,00 TL’nin altında kaldığı, davalı yönünden ise taraflar arasında imzası inkar edilmeyen "Avukatlık Ücret Sözleşmesi" başlıklı sözleşmenin dava konusu edilen parselin kat karşılığı müteahhide verildikten sonra bu ücretin karşılığı 350.000,00 değerinde 1 adet dairenin davalıya avukatlık ücreti olarak ödeneceğine ilişkin kısmı, hasılı davaya iştirak niteliğinde olup geçersiz olduğu, ancak aynı maddenin devamında "...tapu dava sahibi adına kayıt ve tescil edildiğinde avukata ücretinin tamamı 350.000,00 TL olup bu nakit olarak ödenecektir." şeklinde avukatlık ücretinin belirlendiği, sözleşmenin 1. maddesinin son kısmı kısmi butlanla geçersiz ise de açıkça rakam belirlenen kısmının geçerli olduğu, davalı avukatın haksız olarak azledildiği kabul edildiğine göre, avukatlık ücretinin de bu miktar esas alınarak hesaplanması ve davanın reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle dahili davacılar vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan reddine, temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının davalı yararına bozulmasına, karar verilmiştir. Bozmaya uyan Bölge Adliye Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda davalı avukatın haksız azledildiği göz önünde bulundurulduğunda davalı avukatın vekalet ücretine hak kazandığı ve avukatlık ücret sözleşmesinin açıkça rakamla belirlenen ücret kısmı geçerli olması karşısında davacıların sözleşmede belirtilen ve takibe konu edilen 350.000,00 TL vekalet ücretinden sorumlu oldukları gerekçesiyle davanın reddine, takip konusu borç miktarı gözetilerek davanın açılmasıyla İİK'nın 72. maddesine göre alınan ihtiyati tedbir kararının uygulanmış olması nedeniyle davalının uğradığı zararın tazmini için İİK'nın 72/4. maddesi uyarınca asıl alacağın %20'si oranındaki 70.000,00 TL tazminatın davacılardan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde dahili davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Dahili davacılar vekili; müvekkilinin davalıya karşı güveninin sarsıldığını ve haklı olarak azlettiğini, davalı avukat azil tarihine kadar da herhangi bir davayı sonuçlandırmadığından ücreti hak etmediğini, sözleşmede yer alan ücret düzenlemesinin geçersiz olduğunu, aleyhlerine icra inkar tazminatına hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; haksız azle dayalı vekalet ücreti alacağının tahsili için başlatılan icra takibi dolayısıyla vekil eden tarafından açılan borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle Bölge Adliye Mahkemesi kararının Dairemizin 04.07.2023 tarihli ve 2022/7573 E., 2023/2029 K. ilamıyla davanın reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulduğu, bozmaya uyulmakla verilen kararın davalı lehine kazanılmış hak oluşturduğu, İİK 72/4. maddesi gereğince ihtiyati tedbir kararının uygulanmış olması nedeniyle davalının uğradığı zararın tazmini için %20 tazminata hükmedilmesinin usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla dahili davacılar vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanması gerekmiştir.

VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Dahili davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! fdd0775a4c36ffce bbe7481ad68cea31

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi – Ekim 2025 kararlarının tamamı