3. Hukuk Dairesi 2025/1709 E. , 2025/4986 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1222 E., 2024/2946 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Safranbolu 1. Asliye Hukuk (Tüketici) Mahkemesi SAYISI : 2023/99 E., 2024/141 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili; davalı ile arasında 01.04.2021 tarihli konut sözleşmesi imzaladığını, 275.000,00 TL ön ödeme yapıldığını, kalan 250.000,00 TL ise dairenin teslimi ile birlikte ödenmesi yönünde anlaşıldığını, teslim tarihi olarak 01.04.2022 tarihinin kararlaştırıldığını, ancak dairenin başka bir kişiye satıldığını öğrendiğini, zararının söz konusu olduğunu belirterek ödenen bedelin satış zamanında daire bedeli olarak belirtilen 525.000,00 TL'nin benzer bir dairenin bedeline göre oranlanarak ödenmesini talep etmiş, 18.03.2024 tarihli ıslah dilekçesiyle fazlaya ilişkin talep ve dava hakkını saklı tutarak dava değerini 1.338.780,00 TL arttırarak toplam 1.623.780,00 TL'nin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili; 28.09.2023 tarihinde uyap üzerinden vekaletname sunmasına rağmen süresinde cevap dilekçesi vermemiş; 03.04.2024 tarihli beyan dilekçesi ile konut satış sözleşmesi imzalandığını, ancak kendisine peşinat ödemesinin yapılmadığını beyan etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı ile davalı müteahhit arasında 01.04.2021 tarihinde daire satış sözleşmesi tanzim edildiği, sözleşmenin Yargıtay içtihatları gereğince geçerli olduğu, tanık beyanları ve diğer delillere göre davacının sözleşmeye uygun olarak edimini yerine getirdiği, ancak davalı tarafça dairenin teslim edilmediği, alınan teknik bilirkişi raporunda yapılan hesaplamanın denetime elverişli ve hakkaniyetli olduğu, neticeten davacının iddialarının sabit olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, davacı tarafın talep ettiği 1.623.780,00 TL tazminat bedelinin dava tarihi olan 28.03.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa verilmesine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 01.04.2021 tarihli ve 6502 sayılı Kanun gereği ön ödemeli satış sözleşmesi niteliğinde olduğu, davalı yüklenici tarafından geçersizliğinin ileri sürülemeyeceği, sözleşmesel edimin ifasının imkansız hale geldiği hususunda uyuşmazlık bulunmadığı, davacının taşınmazın rayiç bedelinin kendisine ödenmesini isteyebileceği, sözleşme bedelinin 275.000,00 TL'sinin peşin olarak ödendiğinin sözleşmeden anlaşıldığı, kaldı ki davalının yargılama sırasında kendisine sözleşmede yazılı peşinatın ödenmediği savunmasında bulunmadığı, bu savunmayı ilk defa istinaf aşamasında ileri sürdüğü gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili; davacının yaptığı ödemeyi ispatlaması gerektiğini, peşinat yazılmasının ödeme anlamına gelmediğini, tanıkla ispat edilemeyeceğini, daire satış sözleşmesinin kurulmadığını, şekil koşullarını taşımadığını, 03.04.2024 tarihli esas hakkında beyanda bulunulan dilekçenin değerlendirilmediğini ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; ön ödemeli konut sözleşmesi nedeniyle ödenen bedelin rayiç bedele oranla iadesi istemine ilişkindir. Ön ödemeli konut sözleşmeleri 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun'un 40 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Kanun'un 40. maddesinde ön ödemeli konut sözleşmesi; tüketicinin konut amaçlı bir taşınmazın satış bedelini önceden peşin veya taksitle ödemeyi, satıcının da bedelin tamamen veya kısmen ödenmesinden sonra taşınmazı tüketiciye devir veya teslim etmeyi üstlendiği sözleşme olarak tanımlanmıştır. Kanun'un 41/1. maddesinde şekil şartı düzenlenmiş ve ön ödemeli konut satışının tapu siciline tescil edilmesinin, satış vaadi sözleşmesinin ise noterde düzenleme şeklinde yapılmasının zorunlu olduğu, aksi hâlde satıcının, sonradan sözleşmenin geçersizliğini tüketicinin aleyhine olacak şekilde ileri süremeyeceği belirtilmiştir. Dava dosyasının incelenmesinde; davalı vekilinin 03.04.2024 tarihli dilekçesi ile daire satım sözleşmesini kabul ettiği, ön ödemeli satış sözleşmesinin geçersizliğinin tüketici aleyhine ileri sürülemeyeceği, taraflar arasında akdedilen ve imzası inkar edilmeyen 01.04.2021 tarihli daire satış sözleşmesinde toplam bedel: 525.000,00 TL, peşin: 275.000,00 TL, kalan: 250.000,00 TL yazılı olduğu, davacının 275.000,00 TL peşin ödeme yaptığının sözleşme kapsamında sabit olduğu, ileri sürülen temyiz sebepleri ile sınırlı inceleme yapılacağı anlaşılmakla davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanması gerekmiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.