Yargıtay Kararları › Yargıtay 3. Hukuk Dairesi › Ekim 2025 › 2025/2630 E., 2025/4987 K.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/2630 E., 2025/4987 K. (20.10.2025) – Tapu

Mahkeme
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/2630
Karar No
2025/4987
Karar Tarihi
20.10.2025
Konu
Tapu

3. Hukuk Dairesi 2025/2630 E. , 2025/4987 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/263 E., 2025/742 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Yalova 6. Asliye Hukuk (Tüketici) Mahkemesi SAYISI : 2024/198 E., 2024/32 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili; müvekkili ile davalılar arasında .. İli .. İlçesi .. Orman Mevki 4 24... ,24,25, 26... parsellerinin 7/3650 hissesinin satışını konu alan sözleşmeler imzalandığını, sözleşmeler kapsamında 129.200,00 TL ödeme yapıldığını, müvekkilince AD01-0819, AD01-0819A, AD01-.. nolu sözleşmeler kapsamında yapılan ödemeler uyarınca davalılar tarafından 10.05.2018 tarihli satış bedeli 33.050,00 TL olarak belirtilerek .. İli .. İlçesi .. Orman Mevkii 424 ada, 25 parselde hisseli tapu devri yapıldığını, söz konusu bağımsız bölümün müvekkili haricinde 500’den fazla kişiye hisseli olarak satıldığını, fiili kullanım imkanı bulunmadığını, tapu senedinde ve sair tapu evraklarında müvekkilinin kullanım hakkına sahip olduğu dönemlerin belirtilmediğini, sözleşmeye uygun devir yapılmadığının, tecrübe ve muayene şartının da gerçekleşmediğini ileri sürerek; AD01-0819, AD01-0819A, AD01-0819AA, AD01-0819AAA, AD01-0819AAAA, AD01-0819B (P. NO:1), AD01-0819BB (P. NO:2), 3...8 , 3...8 A numaralı sözleşmelerin geçersizliğinin tespit edilerek, davalıların sözleşme bağlamında sözleşmeye konu edilen edimlerini fiilen yerine getirmesi mümkün olmadığından iptali ile müvekkil tarafından ödenen 129.200,00 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte, davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, müvekkili adına devredilmiş olan taşınmaz hissesinin tapu kaydının iptali ve önceki malik adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalılar vekilleri; ayrı ayrı davanın reddini istemişlerdir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 18.09.2024 tarihli kararıyla; davacının taleplerinin 129.200,00 TL olmasına rağmen sehven 36.075,00 TL olarak yazıldığı, bu hususun karar yazımı sırasında fark edildiği, ancak gerekçeli karar ve hüküm arasında çelişki olmaması için mevcut kararın verildiği gerekçesiyle davanın kabulü ile; taraflar arasında imzalanmış olan 7...9 , 7...9 A Protokol no.1 başlıklı 08.09.2020 tarihli sözleşme ( 7...9 A), Protokol no.2 başlıklı 10.12.2020 tarihli sözleşme ( 7...9 AA), protokol no.3 başlıklı 27.10.2021 tarihli sözleşmenin ( 7...9 AAA) iptaline, 36.075,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine, .. İli .. İlçesi .. 4 24... parsel 5 no.lu bağımsız bölümün davacı adına kayıtlı 7/3650 hissesine ilişkin tapu kaydının iptali ile davalı .. Turizm İnşaat Oto Kiralama ve Danışmanlık Hiz. Tic. A.Ş. adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin 27.01.2025 tarihli ek kararıyla; davacı vekilince 12.12.2024 tarihli dilekçesi ile dava taleplerinin 129.200,00 TL olmasına rağmen sehven 36.075,00 TL olarak yazıldığını beyanla fazlaya ilişkin hakkı saklı kalmak kaydıyla hükmün 2. maddesinde sehven yazılan 36.075,00 TL alacak miktarının 129.200,00 TL olarak tahsis edilmesinin talep edildiği, tashihi istenen hususun hükmün değiştirilmesine ilişkin olduğu gerekçesiyle, davacı vekilinin tashih talebinin reddine karar verilmiş; ek karara karşı, süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; Mahkemenin kısa ve gerekçeli kararında, 129.200,00 TL olan dava taleplerinin sehven 36.075,00 TL olarak yazıldığını, bu hususun İlk Derece Mahkemesi tarafından da tespit edildiğini, tahsis taleplerinin reddine karar verilmesinin yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, tashih talebinin reddine dair verilen ek kararın bozulması istemine ilişkindir. 6100 sayılı HMK'nın "Hükmün tashihi" başlıklı 304. maddesinde " (1) Hükümdeki yazı ve hesap hataları ile diğer benzeri açık hatalar, mahkemece resen veya taraflardan birinin talebi üzerine düzeltilebilir. Hüküm tebliğ edilmişse hâkim, tarafları dinlemeden hatayı düzeltemez. Davet üzerine taraflar gelmezse, dosya üzerinde inceleme yapılarak karar verilebilir. (2) Tashih kararı verildiği takdirde, düzeltilen hususlarla ilgili karar, mahkemede bulunan nüshalar ile verilmiş olan suretlerin altına veya bunlara eklenecek ayrı bir kâğıda yazılır, imzalanır ve mühürlenir." Aynı Yasanın "Hükmün tavzihi" başlıklı 305. maddesinde; "(1) Hüküm yeterince açık değilse veya icrasında tereddüt uyandırıyor yahut birbirine aykırı fıkralar içeriyorsa, icrası tamamlanıncaya kadar taraflardan her biri hükmün açıklanmasını veya tereddüt ya da aykırılığın giderilmesini isteyebilir. (2) Hüküm fıkrasında taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçlar, tavzih yolu ile sınırlandırılamaz, genişletilemez ve değiştirilemez." düzenlemelerine yer verilmiştir. Hukuk Genel Kurulunun 02.12.2021 tarihli ve 2018/(19)11-437 E., 2021/1566 K. sayılı kararında "Hâkim karar verdikten sonra kanun yollarına başvurulup bozulmadığı sürece kendiliğinden kararını değiştiremez. Bu kural, İlk Derece Mahkemeleri kadar üst derece Mahkemeleri için de geçerlidir. Ancak bazı hâllerde hüküm açık olmayabilir, hükmün uygulanması aşamasında tereddütler ortaya çıkabilir ya da birbirine aykırı fıkralar içerebilir. İşte Kanun, açık olmayan, uygulama aşamasında tereddüt yaratan ya da çelişkili olan hükmün açıklanması, tereddüt ve çelişkilerin giderilmesi için "hükümlerin tavzihi" müessesini düzenlemiştir. " şeklinde açıklanmıştır. Dava dosyasının incelenmesinde; Mahkemece gerekçeli karar içeriğinde belirtildiği üzere sistemsel hata nedeni ile farklı dosyadan örnek olarak alınan hükmün değiştirilmeksizin sisteme kayıt edilmesi nedeni ile davacının talebinden farklı bir miktara hükmedildiği, davacı vekiline söz konusu gerekçeli kararın 22.10.2024 tarihinde tebliğ edildiği, taraflarca süresinde kanun yoluna başvurulmaksızın gerekçeli kararın 10.12.2024 tarihinde kesinleştiği, kararın kesinleşmesinden sonra 12.12.2024 tarihinde davacı vekilince tashih talebinde bulunduğu, tahsis talep edilen hususun hükmün değiştirilmesine ilişkin olduğu ve HMK'nın 304. maddesinde düzenlenen yazı ve hesap hatası veya diğer benzeri açık hatalar kapsamında değerlendirilemeyeceği, verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanması gerekmiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 02c83987f23fbfaf adf0e5b40af9bfcc

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi – Ekim 2025 kararlarının tamamı