3. Hukuk Dairesi 2025/2443 E. , 2025/4990 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (Ticaret) Mahkemesi SAYISI : 2023/326 E., 2023/575 K. Mahkeme kararının davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece kararın onanmasına dair verilen kararın davalı vekili tarafından düzeltilmesi istenilmiş olmakla; kesinlik, süre ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, karar düzeltme dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili; müvekkilinin elektrik aboneliği için dava dışı .. ile imzaladığı 02.03.2004 tarihli dağıtım sistemine bağlantı anlaşmasının özelleştirme işlemi sonrasında da aynen devam ettiğini, akabinde kâr amacı gütmeksizin katılımcılarının ihtiyacını karşılamak amacıyla dağıtım lisansı aldığını ve satın almış olduğu enerji bedelini aynen katılımcılarına yansıttığını, ancak abonesi olduğu davalı şirketin söz konusu bağlantı anlaşmasına aykırı olarak 01.05.20 12... .04.2013 tarihleri arasındaki dönemi kapsayacak şekilde kayıp-kaçak bedeli adı altında fazladan bedel tahsil ettiğini ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, şimdilik 1.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, 10.04.2015 tarihli dilekçesi ile talebini 2.531.784,75 TL olarak belirlemiştir.
II. CEVAP Davalı vekili; davacının ödemiş olduğu elektrik enerjisi bedelini katılımcılarına aynen yansıttığını, bu nedenle zararından bahsedilemeyeceğini, ayrıca istirdadı istenilen bedelin .. tarafından belirlenen tarifeler uyarınca davacıya yansıtıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 25.11.2015 tarihli kararıyla; davanın kabulü ile, 2.531.784,75 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair verilen kararın taraflarca temyiz edilmesi üzerine Dairenin 28.11.2017 tarihli ve 2017/13588 E., 2017/16581 K. sayılı ilamıyla; tarafların sair temyiz itirazları incelenmeksizin davacı ...'nin, iletim sistem kullanıcısı olup olmadığının belirlenmesi, ... ile yapılan sözleşmenin ve bilirkişi raporunda belirlenen davacının kendi tüzel kişiliği dışındaki bölge içinde yer alan serbest tüketici konumundaki elektrik abonelerine ait kayıp kaçak bedellerini de talep etmesinin mümkün olup olmadığı başka bir anlatımla davacı ...'nin nasıl faturalandırılacağı, bu tüketicilere dava konusu dönem itibariyle kayıp kaçak bedeli uygulanıp uygulanmayacağı, yönetmelik ve EPDK Kurul kararları çerçevesinde mümkün olup olmadığı değerlendirilmesi gerektiği gerekçesiyle, bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemenin 01.12.2021 tarihli kararıyla; 26.07.2021 tarihli bilirkişi heyeti ek raporu hükme esas alınarak, davacının BOR trafo merkezi içindeki davalı şirket kullanımında olan baraya bağlı olduğu, davaya konu fatura dönemlerinde "iletim şalt sahalarının dağıtım şirketinin kullanımındaki OG baralarına özel hattı ile bağlı tek bir tüzel kişi durumunda kullanıcı" sıfatını taşıdığı, dağıtım sistemine bağlı olduğu, kayıp-kaçak bedeli ödemekle yükümlü olduğu gerekçesiyle; davanın reddine dair verilen kararının süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairenin 11.10.2022 tarihli ve 2022/921 E., 2022/7608 K. sayılı ilamıyla; "...Somut olayda; bozma ilamında araştırılması istenen dosyaların celp edildiği, buna göre, Niğde 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2003/565 E. 2006/25 K. sayılı kararıyla; davacı tarafından ...’a karşı açılan davada, davacının enerji ihtiyacını mülkiyeti kendisine ait olan ve devredilmeyen enerji hattı ile Bor ...’daki trafodan sağladığı, enerji hattının bakım ve işletmesini kendi imkanları ile yapmakta olduğu, bu hali ile iletim sistemi kullanıcısı olduğu, davalının abonesi olmasına rağmen dağıtım hizmetlerinden yararlanmadığı gerekçesiyle, dağıtım sistemi kullanım bedelinin iadesine karar verildiği, davalının temyizi üzerine, kararın Yargıtayca onanmasının ardından karar düzeltme talebi reddedilerek kesinleştiği; aynı şekilde Niğde 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2004/548 E. 2008/32 K. sayılı davada; davacının iletim sistemi kullanıcısı olduğunun tespit edildiği, bu kararın da temyiz incelemesinden geçerek kesinleştiği, işbu davanın tarafları olan Niğde ... ve Meram EDAŞ arasında görülen Niğde 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2006/206 E. 2009/372 K. sayılı kararıyla; davacının iletim sistemi kullanıcısı olduğu kabul edilerek davanın kabul edildiği, kararın temyiz edilmeyerek kesinleştiği görülmektedir. Her ne kadar; hükme esas alınan ek bilirkişi raporunda, ilgili dosyalarda eksik incemeleye dayalı olarak hazırlanmış olan bilirkişi raporu neticesinde karar verildiği belirtilmiş ise de; davacının iletim sistemi kullanıcısı olduğu yönünde daha önce açılan ve kesinleşen davalardaki gerekçe ve kararların kesin delil etkisi değerlendirilmemiştir. O halde, Mahkemece; davacı tarafından daha önce açılan davalardaki iletim sistemi kullanıcısı olduğuna yönelik belirlemelerin, aynı hukuki uyuşmazlığa dair dava konusu dönemlere ilişkin kesin delil etkisi bulunup bulunmadığının, bozma ilamında ifade edilen mevzuat hükümleri ile birlikte değerlendirilerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru görülmemiştir..." gerekçesiyle, karar bozulmuştur. Bozmaya uyan Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davanın tarafları olan Niğde ... ve Meram EDAŞ arasında görülen Niğde 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2006/206 E. 2009/372 K. sayılı kararıyla; davacının iletim sistemi kullanıcısı olduğunun kabul edildiği, bu doğrultuda kesinleşmiş bir Mahkeme ilamı olduğu gözetilerek; gerek taraflar arasında, gerekse davacı ile dava dışı ... arasında görülen ve kesinleşen davalarda, davacının iletim sistemi kullanıcısı olduğu yönünde tespitte bulunulmuş olup; bu hususun işbu dosyada kesin delil teşkil edeceği gerekçesiyle; davanın kabulü ile 2.531.784,75 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
IV. TEMYİZ Mahkemenin 10.11.2023 tarihli kararının süresi içinde davalı vekili temyiz edilmesi üzerine, Dairece temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kesinleşen güçlü delil niteliğindeki kararlarda davacının iletim sistemi kullanıcısı olduğunun ve bu durumda kayıp-kaçak bedeli ödememesi gerektiğinin kabulüyle, ayrıca faiz başlangıcına ilişkin davacı lehine oluşan usulü kazanılmış hak gözetilerek karar verilmesinin yerinde bulunduğu gerekçesiyle kararın onanmasına karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
V. KARAR DÜZELTME A. Karar Düzeltme Sebepleri Davalı vekili; davacının 01.06.2013 tarihinden itibaren bağlantı tipini değiştirerek iletim şalt sahalarının dağıtım şirketinin kullanımdaki OG baralarına dağıtım şirketi hattı ile bağlı tek bir tüzel kişi durumundaki kullanıcılar statüsünden çıkıp, dağıtım şirketinden enerji alan iletim sistemi kullanıcısı tüketicilerin statüsüne geçtiği konusunda ihtilaf bulunmadığını, davacının ihtilaf konusu dönemde ... ile imzalamış olduğu Dağıtım Sistem Kulanım anlaşmasına göre dağıtım sistem kullanıcısı tarifesinden faturalandırıldığını, davacının kayıp kaçak bedeli ödemesi gerektiğine dair bilirkişi raporları bulunmasına rağmen aksine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, Mahkeme tarafından sadece bozma ilamında belirtilen Mahkeme kararlarının kesin hüküm teşkil ettiği belirtilerek kabul kararı verildiğini, davalı ile davacı arasında imzalanan sistem kullanım anlaşma tarihi 02.03.2004 olup bahsi geçen davaların anlaşma öncesi ihtilafları kapsadığını, EPDK Kurul kararları gereğince faturalandırma usullerinin belirlendiğini ve müvekkil şirketin buna uyduğunu, davacının ... ile sistem kullanım anlaşmasının ise 2013 yılında imzaladığını, bu tarihten sonra EPDK Kurul kararları gereği yine sistem kullanım anlaşması esas alınarak faturalandırma yapıldığını, ihtilaf konusu dönemde yürürlükte olan EPDK Kurul kararlarına aykırı bir uygulama ve tahsilat yapılmadığından aksi de ispat edilemediğinden davanın reddi gerekmekte iken kabulünün haksız ve hukuka aykırı olduğunu, ihtilaf konusu dönemler ve uygulamada olan EPDK Kurul kararları farklı olduğundan ilgili kararların kesin hüküm teşkil etmeyeceğini, kesin hüküm değerlendirmesinin hatalı yapıldığını, dosyada bulunan bozma ilamında belirtilen ... ile imzalanan Dağıtım Sistem Kullanım Anlaşmasında bahsi geçen mülkiyet sınırlarının ve buna ilişkin davaların işbu dava ile bir ilgisi bulunmadığını, bahsedilenin aslında dağıtım şirketi bağlantı noktası olmadığını kaldı ki bu bağlantının BOR TM olup net olduğunu, davacının mülkiyetinde olan bağlantı noktasının ne olacağının önemli olduğunu, davacının iletim sistemine mi dağıtım sistemine mi bağlanacağı hususunun zaten Dağıtım Sistem Kullanım Anlaşmasında belirtilmesinin hukuki bir anlamı bulunmadığını, yine bu dava dosyalarında hat şemalarına rağmen bilirkişi raporlanının eksik düzenlendiği ve davacının bağlantı noktasının hatalı değerlendirildiğini izah eden bilirkişi raporları bulunduğunu, bahsi geçen dava dosyalarına sunulan bilirkişi raporu eki hat şemalarını inceleyen bilirkişi heyetlerinin davacının dağıtım şirketi kullanımındaki baradan elektrik aldığını belirlediklerini, bu hususun gözardı edilemeyeceğini, zira bu bağlantıya göre tahsil edilen bedellerin hukuka uygun olduğunu, davacının "Dağıtım Sistem Kulanım Anlaşması" hükümleri ile bağlı olduğunu, kaldı ki uzun bir süre sözleşmeye bağlı hareket ederek itirazı kayıt koymaksızın faturalarını ödediğini, ... yönetim kurulu başkan vekili ve bir üyesi tarafından imzalanarak sunulan 18.04.2018 tarihli müzekkere cevabında ... ölçü noktasının 01.01.2003 tarihi ile 01.05.2013 tarihleri arasında ...'ın TM barasına bağlı olduğu açıkça kabul edilmiş olup ikrar niteliğinde bu yazılı beyanın ihtilaf konusu dönemleri de kapsamakta olduğunu ve kesin delil niteliğine haiz olduğundan davanın reddi gerektiğini, iletim sistem kullanıcısı olduğunu iddia eden ve ispat yükü üzerinde olan davacının bu durumu ispat edecek bir delil ortaya koyamadığını, ihtilaf konusu döneme ilişkin ... ile imzalanmış sözleşmeyi dosyaya sunamadığını, ihtilaf konusu dönemde ...'a bağlantı yaptığı tesisin mülkiyetinin kendisine ait olduğunu, bir başka anlatımla mülkiyeti kendisine ait dağıtım tesisi ile doğrudan ...' a ait tesislere bağlantı yaptığını kanıtlayamadığını, EPDK Kurul kararları gereğince sistem kullanım anlaşmasının hangi sistem kullanıcısı ile yapıldığına bakılarak tabloda belirtilen tarife uygulanacağından davalı şirketin uygulamasında hukuka aykırı bir yön bulunmadığını, davacının iletim sistem kullanıcısı olabilmesi için ihtilaf konusu döneme ait ... ile imzalamış olduğu bir sistem kullanım anlaşması bulunmadığını, bağlantı noktası ... KV altında olup ... orta gerilim baralarına bağlı olarak elektrik temin ettiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte davanın kabulü ile dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesinin de hatalı olduğunu, ıslah edilen miktar yönünden ıslah tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerektiğini, davanın belirsiz alacak davası olarak nitelendirilemeyeceğini ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacı ... tarafından davalı ... şirketinden satın alınarak bölgesindeki katılımcılarına verilen elektrik enerjisi nedeniyle kayıp- kaçak bedelinin iletim sistemi kullanıcısı olduğu iddiasıyla istirdadı istemine ilişkindir. Karar düzeltme yoluyla incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre ve bozmaya uygun olarak yapılan yargılama neticesinde kesinleşen güçlü delil niteliğindeki kararlarda davacının iletim sistemi kullanıcısı olduğu, dava tarihinin 16.12.2004 olduğu, maddi hataya dayalı olarak onama ilamında dava tarihinin 26.12.2024 olarak yazıldığı anlaşılmakla davalı vekilinin karar düzeltme dilekçesinde bildirdiği sebeplerin reddi gerekmiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı vekilinin yerinde bulunmayan karar düzeltme isteminin REDDİNE, Aşağıda yazılı para cezasının karar düzeltme isteyenden alınmasına, 20.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.