3. Hukuk Dairesi 2025/880 E. , 2025/4947 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/27 E., 2024/1626 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 23. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/372 E., 2023/426 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili; taraflar arasında sağlık hizmeti satın alım sözleşmesi imzalandığını, davalı Kurumun taraflar arasındaki sözleşme ve mevzuata aykırı olarak Şubat 2010 dönemine ilişkin 1.710.234,52 TL kesinti işlemi uyguladığını ileri sürerek; 1.710.234,52 TL haksız kesintinin, avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP Davalı vekili; dava konusu kesinti işleminin mevzuat ve sözleşmeye uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ 1. İlk Derece Mahkemesinin 08.12.2020 tarihli kararıyla; bilirkişi raporu hükme esas alınarak, davanın kısmen kabulü ile 1.351.470,27 TL'nin 29.07.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin 22.06.2022 tarihli kararıyla; davalı Kurum tarafından kesinti konusu olarak, neredeyse bütün tıp branşlarından, çeşitli sebeplerle hasta, malzeme ve işlem bazında kesinti işlemi uygulandığını, bu haliyle yargılama sırasında alınan bilirkişi raporunun taraflar arasındaki uyuşmazlığı tam ve kesin olarak giderecek nitelik ve yeterlilikte olmadığı, uyuşmazlık konuları hakkında hasta, malzeme ve işlem bazında eksik ve yetersiz inceleme ve değerlendirmelere dayandığı, İlk Derece Mahkemesince, taraflar arasında yapılan ve Şubat 2010 işlem döneminde geçerli olan sağlık hizmeti satın alma sözleşmesinin dosyaya kazandırılması ile SGK tarafından incelenip değerlendirilen Şubat 2010 dönemine ait kesinti işlemlerine konu olan tüm veriler taraflardan temin edilerek, kesinti işlemlerinin dayanağını oluşturan hastalar ve işlemlere ilişkin tıbbi değerlendirme yapılarak, kesinti işlemlerinin hukuka uygun olup olmadıklarının denetlenip hesaplanması amacıyla, davacı Üniversite hastanesince hasta bazında uygulanan tedavi ve işlem süreci ile davalı kurumca hasta ve işlem bazında uygulanan kesinti işlemlerinin incelenmesi ile taraflarca yerine getirilen iş ve işlemlerin tıp, sözleşme ve mevzuat hükümlerine uygun olup olmadığının denetlenmesi, işlem, malzeme ve hasta bazında uygulanan kesinti işlemlerinin uzmanlık alanları dikkate alınarak, yeterli sayıda uzman hekim ile bilirkişiliğe elverişli olan Sayıştay denetçisi ve SGK uzmanı farklı bilirkişilerden tayin edilen bilirkişi heyeti oluşturulmak suretiyle denetime elverişli, tarafların itirazlarını da karşılayacak nitelikte rapor alınması sureti ile hasıl olacak sonuca uygun karar verilmesi gerektiğinden bahisle; tarafların istinaf taleplerinin ayrı ayrı kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın yeniden yargılama yapılmak üzere Mahkemesine iadesine karar verilmiştir. 2. İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; konusunda uzman hekimlerden oluşan bilirkişi heyetinden alınan rapor doğrultusunda, davanın kısmen kabulü ile 919.426,90 TL'nin 29.07.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.
IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; İlk Derece Mahkemesince alınan bilirkişi raporlarının hüküm kurmaya ve denetime elverişli olduğu gerekçesiyle, istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekilleri temyiz başvurusunda bulunmuşlardır.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili; Bölge Adliye Mahkemesinin 22.06.2022 tarihli kaldırma kararı sonrasında yapılan tahkikat neticesinde 919.426,90 TL haksız kesintinin tahsiline karar verildiğini, Mahkemece bilirkişi raporuna yönelik itirazlarının dikkate alınmadığını ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir. 2. Davalı vekili; Mahkemece dosyaya kazandırılan bilirkişi raporuna istinaden hüküm kurulduğunu, söz konusu bilirkişi raporunun olaya uygun ve denetime elverişli olmadığı gibi rapora yönelik itirazlarının da dikkate alınmadığını ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davalı Kurum tarafından SUT ve mevzuat aykırı yapıldığı ileri sürülen kesintinin iadesi istemine ilişkindir. 1. Dava dosyasının incelenmesinde; taraflar arasında davacının, davalı Kurum sigortalılarına sağlık hizmeti sunmasına ilişkin sözleşme bulunduğu, davalı Kurum tarafından dava dışı hastalara uygulanan tetkik ve tedavi işlemleri ile tedavi sırasında kullanılan malzemelerin taraflar arasındaki sözleşme ile SUT hükümlerine aykırı olduğundan bahisle davacının 2010 yılı Şubat ayı faturasından 1.710.234,52 TL kesinti uygulandığı, hükme esas alınan kesinti işlemine konu branşlarda uzman olan bilirkişi heyetinden alınan rapora göre davacı hastanenin 2010 yılı Şubat ayı faturasından yapılan 919.426,90 TL kesintinin yerinde olmadığının belirtildiği anlaşılmaktadır. Davaya konu uyuşmazlık, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun (5510 sayılı Kanun) 97/7 maddesine dayanmakta olup, anılan fıkra; “Sağlık hizmeti sunucuları, sunmuş oldukları hizmetlere ilişkin bir ay içinde düzenledikleri fatura ve eki belgeleri izleyen ayın onbeşine kadar Kuruma teslim ederler. Fatura teslim tarihi; süresi içinde teslim edilen faturalar için teslim edildiği ayın onbeşinci günü, süresi içinde teslim edilmeyen faturalar için ise teslim edildiği ayı takip eden ayın onbeşinci günü olarak kabul edilir. Fatura bedelinin tamamı, fatura teslim tarihinden itibaren, altmış gün içinde, sağlık hizmet sunucularına avans olarak ödenir. Fatura ve eki belgeler, fatura teslim tarihinden itibaren üç ay içinde incelenerek avans hesabı kapatılır. İnceleme süresinin takip eden mali yıla sirayet etmesi durumunda, avans artıkları hakkında 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun 35 inci maddesindeki akreditiflere ilişkin hükümler uygulanır.” hükmünü içermektedir. Ne var ki 22.12.2022 tarihli ve 7429 sayılı Kanun ile 5510 sayılı Kanuna eklenen geçici 90. maddede; ''Genel sağlık sigortası kapsamında yer alan kişilere, finansmanı sağlanan sağlık hizmetlerine ilişkin olarak Kurum ile götürü bedel üzerinden hizmet alım sözleşmesi imzalayan kamu üniversitesi sağlık hizmeti sunucularının sözleşmeyi imzaladıkları mali yıldan önce düzenleyerek 97 nci maddenin yedinci fıkrasına göre Kuruma teslim ettikleri fatura ve eki belgelerin, belirlenen sürelerde inceleme sürecinin tamamlanamaması nedeniyle, ödenen avans tutarları bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihi takip eden bir ay içerisinde başkaca bir işleme gerek kalmaksızın Kurumca giderleştirilir. Götürü bedel üzerinden hizmet alım sözleşmesi imzalamış kamu üniversitesi sağlık hizmeti sunucularınca sözleşme öncesinde incelenen fatura dönemine ait oluşan kesinti tutarlarına karşı açtıkları davalardan kesinleşmemiş olanlarının tamamından bu maddenin birinci fıkrasında belirtilen süre içerisinde feragat ederler. Sağlık hizmeti sunucusu tarafından itiraza konu edilmemiş olsa da bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce incelenen fatura dönemine ait oluşan tutarlardan sağlık hizmet sunucusunun mahsup edilmeyen alacakları Kurum tarafından terkin edilir.'' hükmü getirilmiştir. Yine 5510 sayılı Kanun'a 27.12.2023 tarihli ve 7491 sayılı Kanun ile eklenen geçici 99. maddede de; "2023 yılında götürü bedel üzerinden hizmet alım sözleşmesi yapılmış kamu üniversite sağlık hizmeti sunucularının Kuruma 31/12/2023 tarihine kadar bu sözleşme kapsamında verdikleri tedavi hizmetlerine ilişkin toplam tahakkuk tutarının götürü bedel sözleşme tutarından düşük olması durumunda, aradaki fark terkin edilir. Terkin edilen tutar, Bakanlık bütçesine bu amaçla tahsis edilecek ödenekten karşılanır." şeklinde düzenlemeye yer verilmiştir. Hal böyle olunca, İlk Derece Mahkemesince; yargılama sırasında yürürlüğe giren 5510 sayılı Kanun'un geçici 90. ve 99. maddeleri ile getirilen düzenlemelerin devam etmekte olan davalarda uygulanacak şekilde geçmişe yürütüldüğü gözetilen bir değerlendirme yapılması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir. 2. Bozma sebebine göre, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar verilmesi gerekmiştir.
VI. KARAR 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Karunu'nun 373/1 maddesi uyarınca ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının aynı Kanun'un 371. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 3. Bozma sebebine göre, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! b1240b24c186f7c9 29abcf1498eb5f02