Yargıtay Kararları › Yargıtay 3. Hukuk Dairesi › Ekim 2025 › 2025/3688 E., 2025/4960 K.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/3688 E., 2025/4960 K. (20.10.2025) – Tapu

Mahkeme
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/3688
Karar No
2025/4960
Karar Tarihi
20.10.2025
Konu
Tapu

3. Hukuk Dairesi 2025/3688 E. , 2025/4960 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Tekirdağ Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/619 E., 2025/569 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Marmaraereğlisi 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/287 E., 2024/648 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili; .. İli .. İlçesi ... Mahallesindeki 160-163-6 50... parsel numaralı taşınmazlar ile .. Mahallesindeki .. Kadastro Mahkemesinin 1994/1 sayılı kararında belirtilen taşınmazların müvekkili adına kayıtlı olduğunu, müvekkilinin .. .. Noterliğinin ... yevmiye numaralı ve 11.02.2022 tarihli düzenleme şeklinde vekâletnamesiyle davalıya yetki verdiğini, davalının bu vekâletnameye dayanarak söz konusu taşınmazları sattığını ve tapularını devrettiğini, ancak satış bedellerini müvekkiline ödemediğini ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, şimdilik 100.000,00 TL'nin davalıdan tahsilini talep etmiş, 03.07.2023 tarihli talep arttırım dilekçesiyle dava değerini 6.318.000,00 TL'ye yükseltmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili; davacı ile müvekkili arasında taşınmaz satış vaadi ve vekil tayin sözleşmesi yapıldığını, 160, 1 63... parsel nolu taşınmazlar ile Kadastro Mahkemesinde kayıtlı 71 adet parselin bedellerinin davacıya elden ve eşi ...nın banka hesabına havale yoluyla ödendiğini, 3946 parsel ve .. Kadastro Mahkemesindeki 71 parselin paraları ödendiği halde satılmadığını, satılmamış taşınmazlara ilişkin dava haklarını saklı tuttuklarını, davacının kendi el yazısı ile imzaladığı sözleşmelere rağmen para almadığını iddia ederek haksız kazanç peşinde olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalı tarafından dosyaya sunulan taşınmaz satış vaadi ve vekil tayin sözleşmesi başlıklı adi yazılı sözleşmeye davacı tarafça herhangi bir itirazda bulunulmadığı, taşınmazların sözleşmeye istinaden çıkarılan vekâletnameye dayanılarak satıldığı, davacının duruşmada alınan beyanında elden yapılan ödemenin miktarını daha az olarak beyan ettiği, ancak dava dilekçesinde hiç para almadığını belirttiği, davalı tarafça dekont ve sözleşme sunulması akabinde ara ödeme aldıklarını bildirdiği, davacının sözleşmedeki ibra beyanına da itiraz etmediği, bu nedenle bedelin ödenmediği iddiasının davacı tarafından ispatlanamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; karara karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Mahkemece verilen kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; Mahkemece yapılan keşif sonrası düzenlenen bilirkişi raporunda 4 adet arsa için toplam 23.973.185,00 TL değer biçilmesine rağmen, davalının dava sırasında satış bedellerini ödediğine ilişkin Mahkemeye sunduğu makbuzların toplamının 690.000,00 TL olduğunu, davalının ibra edildiğine ilişkin sunduğu adi yazılı belgedeki paranın ödendiğine dair yazının ise davalı tarafından satılan başka taşınmazlarına ilişkin olduğunu, bu konuda davalıya resen yemin teklif edileceği karar altına alınmasına rağmen sebepsiz olarak davalıya yemin ettirilmediğini, müvekkilinin ileri yaşı nedeniyle attığı imzanın sonuçlarını bilemeyecek durumda olduğunu ve iradesinin yanıltıldığını, müvekkilinin davalıdan para aldığına dair beyanın hatalı olarak ibra kabul edildiğini, satılan hangi taşınmaza ilişkin ne kadar para aldığı müvekkilinden ayrı ayrı sorulmadan karar verilmesinin usul ve kanuna aykırı bulunduğunu ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, vekalet sözleşmesinden kaynaklanan vekilin hesap verme yükümlülüğünden doğan alacak istemine ilişkindir. Temyizen incelenen karar; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine ve özellikle ibra sözleşmesi ile davalı vekilinin hesap verdiğinin anlaşılmasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 86bcbb5213a1933e 38d1b41643db75c9

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi – Ekim 2025 kararlarının tamamı