3. Hukuk Dairesi 2025/1405 E. , 2025/4963 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1052 E., 2025/42 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bodrum 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/307 E., 2023/18 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili; avukat olan müvekkilinin davalının avukatı olarak 14.06.2007 tarihli vekaletname ile pek çok dava ve işlerini takip ettiğini, davalının 12.12.2019 tarihli azilname ile müvekkilini "görülen lüzum üzerine" haksız olarak azlettiğini, müvekkilinin haksız azil nedeniyle ücret alacaklarının muaccel hale geldiğini belirterek, şimdilik 10.000,00 TL'nin davalıdan tahsilini istemiş, 17.10.2022 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 1.493.885,20 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP Davalı davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; azlin haklı sebebe dayandığı hususunda ispat yükünün davalı tarafa ait olduğu, cevap dilekçesinin ibraz edilmemiş olması nedeniyle azlin haklı nedene dayandığı hususunun davalı tarafça iddia ve ispat edilmediği, bu nedenle davalı tarafından yapılan azlin haksız olduğunun kabul edildiği, davalının duruşmadaki azlin haklı olduğu yönündeki beyanlarına cevap dilekçesinin yasal süresi içerisinde ibraz edilmemiş olması ve savunmanın genişletilmesi yasağı karşısında davacı tarafın muvafakat etmediği dikkate alınarak itibar edilmediği, davalının bekletici mesele talebinin mevcut yargılamaya bir katkısı olmayacağından kabul edilmediğini, davacı tarafça davalıya vekaleten takip edilen işlerden 2 tanesinin henüz kesinleşmemiş olması, safahatı ve diğer işlerin niteliği ile Avukatlık kanunu 164/4. maddesi gereği davacı avukatın harcamış olduğu emek ve mesaisi göz önüne alınarak, alt sınır olan %10 üzerinden vekalet alacağına hükmedildiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 825.837,49 TL vekalet alacağının davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, karara karşı süresi içinde davalı vekili istinaf isteminde bulunmuştur.
IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Mahkemece azlin haksız olduğunun kabulü ile verilen kararda isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili; delilleri değerlendirilmeden karar verildiğini, azilname eki yönetim kurulu kararı muhteviyatında azil gerekçesinin açıkça gösterildiğini, buna rağmen Mahkemece azilde sebep gösterilmediğinden bahisle azlin haksız olduğu yönünde karar verildiğini, davacının Bodrum 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/479 E. sayılı dosyasında, davanın dayanağı hak ediş raporuna itiraz etmediği, davacının davaya konu ettiği hak edişin gerçeklerle bağdaşmadığına dair mahallinde keşif ve bilirkişi incelemesi talebinde bulunmadığını, tanık beyanlarına dayanmadığını, savunmayı ispatlayacak diğer delilleri sunmadığını, eldeki davada bilirkişi raporuna ilişkin itirazlarının dikkate alınmadığını, azil tarihinde Bodrum 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/479 E. sayılı dosyasının derdest olduğunu, Avukatlık Kanunu 164/4 uyarınca ücret hesaplanmasının hukuka aykırı olduğunu, karşı vekalet ücreti hesaplaması yapılan davalarda karşı vekalet ücretine hükmedilip hükmedilmediğinin ve karşı vekalet ücretine hükmedilen dava dosyalarının kesinleşip kesinleşmediğinin tetkiki gerekirken bu gerek yerine getirilmeden reddedilmiş ve/veya kesinleşmemiş dava ve icra takipleri ile ilgili karşı vekalet ücreti hesaplamasının hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, haksız azil sebebi ile vekâlet ücreti alacağının tahsili istemine ilişkindir. 1. Avukatın, vekil olarak borçları Türk Borçlar Kanunu'nun 505 ve devamı maddelerinde gösterilmiş olup, vekil adı geçen Kanun'un 506. maddesine göre müvekkiline karşı vekaleti sadakat ve özen ile ifa etmekte yükümlüdür. Vekil, sadakat borcu gereği olarak müvekkilinin yararına olacak davranışlarda bulunmak, ona zarar verecek davranışlardan kaçınmak zorunluluğundadır. "Özen borcu" ile ilgili Avukatlık Kanunu'nun 34. maddesinde mevcut olan, "Avukatlar, yüklendikleri görevleri, bu görevin kutsallığına yakışır bir şekilde özen, doğruluk ve onur içinde yerine getirmek ve avukatlık ünvanının gerektirdiği saygı ve güvene yakışır bir şekilde hareket etmekle yükümlüdürler." şeklindeki hüküm ise, avukatlık mesleğinin bir kamu hizmeti olması nedeniyle, Türk Borçlar Kanunu'nun 506. maddesinde düzenlenen vekilin özen borcuna göre çok daha kapsamlı ve özel bir düzenlemedir. Buna göre avukat, üzerine aldığı işi özenle ve müvekkili yararına yürütüp sonuçlandırmakla görevli olduğu gibi, müvekkilinin kendisi hakkındaki güveninin sarsılmasına neden olacak tutum ve davranışlardan da titizlikle kaçınmak zorundadır. Aksi halde avukatına güveni kalmayan müvekkilin avukatını azletmesi halinde azlin haklı olduğunun kabulü gerekir. Gerçekten de avukat, görevini yerine getirirken gerekli özen ve dikkati göstermemiş, sadakatle vekaleti ifa etmemiş ise, müvekkilinin vekilini azli haklıdır. Avukatlık Kanununun 174. maddesinde, "Avukatın azli halinde ücretin tamamı verilir. Şu kadar ki, avukat kusur veya ihmalinden dolayı azledilmiş ise ücretin ödenmesi gerekmez." hükmü mevcut olup, bu hükme göre azil işleminin haklı nedene dayandığının kanıtlanması halinde müvekkil avukata vekalet ücreti ödemekle yükümlü değildir. Dairemizin kökleşmiş içtihatlarına göre haklı azil halinde ancak azil tarihi itibariyle sonuçlanıp kesinleşen işlerden dolayı vekalet ücreti talep edilebilir. Buna karşılık haksız azil halinde ise avukat, hangi aşamada olursa olsun, üstlendiği işin tüm vekalet ücretini talep etme hakkına sahiptir. 2. Avukatlık Kanunu'nun 164/4 maddesinde; "Avukatlık ücretinin kararlaştırılmamış olduğu veya taraflar arasında yazılı ücret sözleşmesinin bulunmadığı yahut ücret sözleşmesinin belirgin olmadığı veya tartışmalı olduğu veya ücret sözleşmesinin ücrete ilişkin hükmünün geçersiz sayıldığı hallerde, değeri para ile ölçülebilen dava ve işlerde asgari ücret tarifelerinin altında olmamak koşuluyla ücret itirazlarının incelemeye yetkili merci tarafından davanın kazanılan bölümü için avukatın emeğine göre ilamın kesinleştiği tarihteki müddeabihin değerinin yüzde onu ile yüzde yirmisi arasındaki bir miktar avukatlık ücreti olarak belirlenir. Değeri para ile ölçülemeyen dava ve işlerde ise avukatlık asgari ücret tarifesi uygulanır." hükmü düzenlenmiştir. 3. Belirtilen kanun hükümü doğrultusunda, temyizen incelenen kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle azlin haklı olduğunu ispat yükünün davalı tarafa ait olmasına, yargılama aşamasında davalı tarafça azlin haklı olduğunun ispat edilememesinin anlaşılmasına göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 3ab519ca169d0758 5e403086178d36ce This XML file does not appear to have any style information associated with it. The document tree is shown below. 3. Hukuk Dairesi 2025/1405 E. , 2025/4963 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1052 E., 2025/42 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bodrum 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/307 E., 2023/18 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili; avukat olan müvekkilinin davalının avukatı olarak 14.06.2007 tarihli vekaletname ile pek çok dava ve işlerini takip ettiğini, davalının 12.12.2019 tarihli azilname ile müvekkilini "görülen lüzum üzerine" haksız olarak azlettiğini, müvekkilinin haksız azil nedeniyle ücret alacaklarının muaccel hale geldiğini belirterek, şimdilik 10.000,00 TL'nin davalıdan tahsilini istemiş, 17.10.2022 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 1.493.885,20 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP Davalı davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; azlin haklı sebebe dayandığı hususunda ispat yükünün davalı tarafa ait olduğu, cevap dilekçesinin ibraz edilmemiş olması nedeniyle azlin haklı nedene dayandığı hususunun davalı tarafça iddia ve ispat edilmediği, bu nedenle davalı tarafından yapılan azlin haksız olduğunun kabul edildiği, davalının duruşmadaki azlin haklı olduğu yönündeki beyanlarına cevap dilekçesinin yasal süresi içerisinde ibraz edilmemiş olması ve savunmanın genişletilmesi yasağı karşısında davacı tarafın muvafakat etmediği dikkate alınarak itibar edilmediği, davalının bekletici mesele talebinin mevcut yargılamaya bir katkısı olmayacağından kabul edilmediğini, davacı tarafça davalıya vekaleten takip edilen işlerden 2 tanesinin henüz kesinleşmemiş olması, safahatı ve diğer işlerin niteliği ile Avukatlık kanunu 164/4. maddesi gereği davacı avukatın harcamış olduğu emek ve mesaisi göz önüne alınarak, alt sınır olan %10 üzerinden vekalet alacağına hükmedildiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 825.837,49 TL vekalet alacağının davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, karara karşı süresi içinde davalı vekili istinaf isteminde bulunmuştur.
IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Mahkemece azlin haksız olduğunun kabulü ile verilen kararda isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili; delilleri değerlendirilmeden karar verildiğini, azilname eki yönetim kurulu kararı muhteviyatında azil gerekçesinin açıkça gösterildiğini, buna rağmen Mahkemece azilde sebep gösterilmediğinden bahisle azlin haksız olduğu yönünde karar verildiğini, davacının Bodrum 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/479 E. sayılı dosyasında, davanın dayanağı hak ediş raporuna itiraz etmediği, davacının davaya konu ettiği hak edişin gerçeklerle bağdaşmadığına dair mahallinde keşif ve bilirkişi incelemesi talebinde bulunmadığını, tanık beyanlarına dayanmadığını, savunmayı ispatlayacak diğer delilleri sunmadığını, eldeki davada bilirkişi raporuna ilişkin itirazlarının dikkate alınmadığını, azil tarihinde Bodrum 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/479 E. sayılı dosyasının derdest olduğunu, Avukatlık Kanunu 164/4 uyarınca ücret hesaplanmasının hukuka aykırı olduğunu, karşı vekalet ücreti hesaplaması yapılan davalarda karşı vekalet ücretine hükmedilip hükmedilmediğinin ve karşı vekalet ücretine hükmedilen dava dosyalarının kesinleşip kesinleşmediğinin tetkiki gerekirken bu gerek yerine getirilmeden reddedilmiş ve/veya kesinleşmemiş dava ve icra takipleri ile ilgili karşı vekalet ücreti hesaplamasının hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, haksız azil sebebi ile vekâlet ücreti alacağının tahsili istemine ilişkindir. 1. Avukatın, vekil olarak borçları Türk Borçlar Kanunu'nun 505 ve devamı maddelerinde gösterilmiş olup, vekil adı geçen Kanun'un 506. maddesine göre müvekkiline karşı vekaleti sadakat ve özen ile ifa etmekte yükümlüdür. Vekil, sadakat borcu gereği olarak müvekkilinin yararına olacak davranışlarda bulunmak, ona zarar verecek davranışlardan kaçınmak zorunluluğundadır. "Özen borcu" ile ilgili Avukatlık Kanunu'nun 34. maddesinde mevcut olan, "Avukatlar, yüklendikleri görevleri, bu görevin kutsallığına yakışır bir şekilde özen, doğruluk ve onur içinde yerine getirmek ve avukatlık ünvanının gerektirdiği saygı ve güvene yakışır bir şekilde hareket etmekle yükümlüdürler." şeklindeki hüküm ise, avukatlık mesleğinin bir kamu hizmeti olması nedeniyle, Türk Borçlar Kanunu'nun 506. maddesinde düzenlenen vekilin özen borcuna göre çok daha kapsamlı ve özel bir düzenlemedir. Buna göre avukat, üzerine aldığı işi özenle ve müvekkili yararına yürütüp sonuçlandırmakla görevli olduğu gibi, müvekkilinin kendisi hakkındaki güveninin sarsılmasına neden olacak tutum ve davranışlardan da titizlikle kaçınmak zorundadır. Aksi halde avukatına güveni kalmayan müvekkilin avukatını azletmesi halinde azlin haklı olduğunun kabulü gerekir. Gerçekten de avukat, görevini yerine getirirken gerekli özen ve dikkati göstermemiş, sadakatle vekaleti ifa etmemiş ise, müvekkilinin vekilini azli haklıdır. Avukatlık Kanununun 174. maddesinde, "Avukatın azli halinde ücretin tamamı verilir. Şu kadar ki, avukat kusur veya ihmalinden dolayı azledilmiş ise ücretin ödenmesi gerekmez." hükmü mevcut olup, bu hükme göre azil işleminin haklı nedene dayandığının kanıtlanması halinde müvekkil avukata vekalet ücreti ödemekle yükümlü değildir. Dairemizin kökleşmiş içtihatlarına göre haklı azil halinde ancak azil tarihi itibariyle sonuçlanıp kesinleşen işlerden dolayı vekalet ücreti talep edilebilir. Buna karşılık haksız azil halinde ise avukat, hangi aşamada olursa olsun, üstlendiği işin tüm vekalet ücretini talep etme hakkına sahiptir. 2. Avukatlık Kanunu'nun 164/4 maddesinde; "Avukatlık ücretinin kararlaştırılmamış olduğu veya taraflar arasında yazılı ücret sözleşmesinin bulunmadığı yahut ücret sözleşmesinin belirgin olmadığı veya tartışmalı olduğu veya ücret sözleşmesinin ücrete ilişkin hükmünün geçersiz sayıldığı hallerde, değeri para ile ölçülebilen dava ve işlerde asgari ücret tarifelerinin altında olmamak koşuluyla ücret itirazlarının incelemeye yetkili merci tarafından davanın kazanılan bölümü için avukatın emeğine göre ilamın kesinleştiği tarihteki müddeabihin değerinin yüzde onu ile yüzde yirmisi arasındaki bir miktar avukatlık ücreti olarak belirlenir. Değeri para ile ölçülemeyen dava ve işlerde ise avukatlık asgari ücret tarifesi uygulanır." hükmü düzenlenmiştir. 3. Belirtilen kanun hükümü doğrultusunda, temyizen incelenen kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle azlin haklı olduğunu ispat yükünün davalı tarafa ait olmasına, yargılama aşamasında davalı tarafça azlin haklı olduğunun ispat edilememesinin anlaşılmasına göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 3ab519ca169d0758 5e403086178d36ce ... ...