Yargıtay Kararları › Yargıtay 3. Hukuk Dairesi › Ekim 2025 › 2025/2061 E., 2025/4968 K.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/2061 E., 2025/4968 K. (20.10.2025)

Mahkeme
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/2061
Karar No
2025/4968
Karar Tarihi
20.10.2025

3. Hukuk Dairesi 2025/2061 E. , 2025/4968 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (Tüketici) Mahkemesi SAYISI : 2014/248 E., 2016/4 K. Mahkeme kararı, davacı asil ve katılma yoluyla davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili; müvekkilinin davalı Bankadan son 10 yıl içerisinde kullandığı krediler nedeniyle dosya masrafı adı altında tahsil edilen 7.892,53 TL'nin davalıdan tahsilini istemiştir.

II. CEVAP Davalı Banka davaya cevap vermemiştir. III.MAHKEME KARARI Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; alınan bilkirkişi ön raporunda, davalı Bankanın .. ... numaralı hesaba ait tüketici kredisine ve varsa başkaca tüketici kredilerine ilişkin belgelerin ve davacı adına düzenlenmiş kullanılan tüm tüketici kredilerine ilişkin masrafları içerir ayrıntılı hesap özetinin ve dekontların sunulması halinde sağlıklı bir inceleme ve değerlendirmenin yapılabileceğini bildirdiği, davalı Bankaya müzekkere yazılarak gerekli belgelerin istenildiğini, ancak müzekkereye davalı Banka tarafından cevap verilmediği, dosyada mevcut olan davalı Banka tarafından düzenlenen ödeme belgeleri ve dekontları üzerinde yapılan incelemede kesilen tahsis ücretlerinin haksız şart kapsamında olduğu, davalı Bankanın tacir olduğu, yaptığı masrafları tüketiciden isteme hakkı bulunuyor ise de somut uyuşmazlığın tüketici hukukundan kaynaklandığı da gözetildiğinde, davalı Bankanın ancak davaya konu kredinin verilmesi için zorunlu, makul ve belgeli masrafları tüketiciden isteyebileceği, yapılan tahsilatın davacıya iadesinin gerektiği gerekçesiyle, davanın kabulüyle, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 7.892,53 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı asil ve katılma yoluyla davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

IV. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili; alacağa reeskont faizi yürütülmesi gerektiğini ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir. 2. Davalı; davacının dava dilekçesinde faiz talebinin olmadığını, bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere dosya kapsamında 4 tane ticari ve 1 tane tüketici kredisinin bulunduğunu, ticari krediler yönünden görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, müvekkili Bankaya yazılan müzekkerelerde herhangi bir ihtarat yer almadığını, eksik incelemeyle gerekli belgeler toplanmadan alınan ön rapor niteliğindeki bilirkişi raporuna dayanılarak karar verildiğini, Mahkemece dosyada yer almayan sözleşmeler ile haksız şart değerlendirmesi yapıldığını, mevzuat gereği müvekkili Banka tarafından tahsil edilebilecek ücretlerin haksız şart olarak nitelendirilerek karar verildiğini ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacının kullandığı kredi kapsamında davalı Banka tarafından dosya masrafı adı altında yapılan kesintinin iadesi istemine ilişkindir. 1. Temyizen incelenen kararda belirtilen gerekçeye ve özellikle dava dilekçesinde faize ilişkin talepte bulunulmamış olduğunun anlaşılmasına göre; davacı asilin temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir. 2. 6100 sayılı Kanun'un 137. maddesi gereği, dilekçelerin karşılıklı verilmesinden sonra ön inceleme yapılır. Mahkeme ön incelemede; dava şartlarını ve ilk itirazları inceler, uyuşmazlık konularını tam olarak belirler, hazırlık işlemleri ile tarafların delillerini sunmaları ve delillerin toplanması için gereken işlemleri yapar. 6100 sayılı Kanun'un 22.07.2020 tarihli 7251 sayılı kanunla değiştirilen 139. maddesinde; mahkemece taraflara öninceleme duruşması için çıkartılacak davetiyede "Davetiyenin tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içinde tarafların dilekçelerinde gösterdikleri, ancak henüz sunmadıkları belgeleri mahkemeye sunmaları veya başka yerden getirtilecek belgelerin getirtilebilmesi amacıyla gereken açıklamayı yapmaları, bu hususların verilen süre içinde yerine getirilmemesi hâlinde o delile dayanmaktan vazgeçmiş sayılacaklarına karar verileceği." hususunun ihtar edileceği belirtilmiş; 140. maddenin beşinci fıkrasında, ön inceleme duruşmasında ihtara rağmen dilekçelerinde gösterdikleri belgeleri sunmayan veya belgelerin getirtilmesi için gerekli açıklamayı yapmayan tarafın bu delillere dayanmaktan vazgeçmiş sayılmasına karar verileceği öngörülmüştür. 6100 sayılı Kanun'un 219. maddesi gereğince taraflar kendilerinin veya karşı tarafın delil olarak dayandığı ve ellerinde bulunan tüm belgeleri mahkemeye ibraz etmek zorundadır. 6100 sayılı Kanun'un 145. maddesinde; tarafların, Kanunda belirtilen süreden sonra delil gösteremeyecekleri, ancak bir delilin sonradan ileri sürülmesi yargılamayı geciktirme amacı taşımıyorsa veya süresinde ileri sürülememesi ilgili tarafın kusurundan kaynaklanmıyorsa, mahkemenin o delilin sonradan gösterilmesine izin verebileceği düzenlenmiştir. Tarafların 6100 sayılı Kanun'da belirtilen süreden sonra delil gösteremeyeceklerine ilişkin kurala getirilen istisnanın, dava ve cevap dilekçelerinde hiç delil bildirmeyen, ön inceleme aşamasında veya çıkarılacak davetiye üzerine delillerini sunmayan veya toplanması için gerekli işlemleri yapmayan tarafın tahkikat aşamasında delil bildirme hakının olduğu şeklinde anlaşılması mümkün değildir.Bu kapsamda delilin sonradan sunulması, o delile daha önceden ulaşılamamasına ya da o delilin varlığı hakkında mazur görülebilir bir bilgisizliğe, bir engellemeye vs. dayanıyorsa mümkündür. Tarafın salt ihmalkârlığı, yeterince araştırmaması, davayı uzatma amacı, davayı önemsememesi, kötü niyeti gibi hususlarla o delili sunmaması hâlinde sonradan delil sunulması kabul edilemez, artık o delilden vazgeçmiş sayılır. 3. Somut olayda Mahkemece tensip zaptında ''...Taraflar arasında düzenlenen kredi sözleşmesi ile masraf adı altında alınan masraf ile ilgili yapılan masrafların nelerden ibaret olduğunun belgeleriyle birlikte gönderilmesi için davalı Bankaya müzekkere yazılmasına...'' şeklinde ara karar kurulduğu, 1.celsede müzekkerenin akıbetinin sorulduğu, 2. celsede müzekkerenin akıbetinin tekrar sorulduğu, müzekkere cevabı gelmeyince dosyanın mevcut haliyle bilirkişiye tevdi edildiği, bilirkişi ön raporu doğrultusunda ''...Davalı bankaya müzekkere yazılarak 6...0 hesaba ait tüketici kredisine ve varsa başkaca tüketici kredilerine ilişkin belgelerin ve davacı adına düzenlenmiş kullanılan tüm tüketici kredilerine ilişkin masrafları içerir ayrıntılı hesap özeti ve dekontlarının mahkememize gönderilmesinin istenilmesine...'' şeklinde ara karar kurulduğu, 5. celsede müzekkerenin akıbetinin sorulmasına karar verildiği,6. celsede yeniden müzekkere yazılarak ''... davacıya ait 6...0 , 6...1 , 6...8 , 6...9 , 6...0 , ... nolu hesaplara ait yapılan kredi sözleşmelerinin ve bu sözleşmeler için kesilen dosya masraflarının ayrıntılı hesap özetlerinin ve dekontlarının gönderilmesinin istenilmesine'' şeklinde ara karar kurulduğu, 7. celsede yazılan müzekkerenin akıbetinin araştırılmasına karar verildiği, 8. celsede ise hükmün açıklandığı, Mahkemece delil olarak dayanılan belgelerin sunulması için usulüne uygun olarak yapılan ihtarat ile süre verildiğinden söz edilemeyeceği anlaşılmıştır. 4. Hal böyle olunca, İlk Derece Mahkemesince; davalı Bankaya usulüne uygun olarak yapılan ihtarat ile süre verilerek davaya konu kredi belgelerinin getirtilerek sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle davanın kabulüne dair karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.

V. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davacı asilin vekilinin temyiz itirazlarının reddine, 2. Temyiz olunan Mahkeme kararının 6100 sayılı Kanun'un Gecici 3. maddesi atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 81086 sayılı Kanun) 428. maddesi uyarınca davalı yararına BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edenlere iadesine, 1086 sayılı Kanun'un 440. maddesi gereğince karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 20.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 45b48a6334ecbb17 7d791afcaa568559

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi – Ekim 2025 kararlarının tamamı