Yargıtay Kararları › Yargıtay 3. Hukuk Dairesi › Eylül 2025 › 2024/3291 E., 2025/4253 K.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2024/3291 E., 2025/4253 K. (23.09.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/3291
Karar No
2025/4253
Karar Tarihi
23.09.2025
Konu
Tazminat

3. Hukuk Dairesi 2024/3291 E. , 2025/4253 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2120 E., 2024/1198 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 22. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/115 E., 2023/185 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili; Ankara İli ... İlçesi ... Köyü 902 parseldeki taşınmazın hissedarı olan müvekkili ile davalı ... arasında, ... (902) ... Projesi kapsamında 13.03.2006 tarihli sözleşme yapıldığını, davalı İdarenin müvekkile toplam 4 adet konut vermeyi taahhüt ettiğini, imzalanan sözleşmede tarafların edimlerini yerine getirmesi hususunda kesin bir süre tespit edilmediğini, müvekkilinin üzerine düşen tüm yükümlülükleri yerine getirerek dava konusu 902 parsel sayılı taşınmazdaki hisselerinin davalı idare adına tescilini sağladığını, davalı Belediyenin kusuru nedeniyle bağımsız bölümlerin çok geç teslim edildiğini ileri sürerek; geç teslim nedeniyle kira kaybına karşılık şimdilik 10.000,00 TL'nin, gecikilen her aya ait kiranın o ay sonundan itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.

II. CEVAP Davalı vekili; davaya konu binalara ait yapım ve teslim çalışmaları yasal süreler içerisinde tamamlandığını 2017 tarihi itibariyle taahhüt edilen konutların teslimatlarının yapılmış olduğunu, yapı kullanma izin belgeleri alındığını ve sitede yaşamın başladığını, gerekli işlemlerin yerine getirerek İdarece müracaat eden hak sahiplerine konutlarının teslim edildiğini, İdare ile davacı hak sahibi arasında 13.03.2006 tarihinde arsa sözleşmesi imzalandığını ve bu sözleşmeye göre hak sahibinin konutları üretilerek, 2017 yılının Haziran ve Temmuz aylarında teslim alınması için davet mektuplarının hak sahibine gönderildiğini, ancak davacının konutlarını teslim almayarak sözleşmenin iptali için mahkemeye başvurduğunu, sözleşmenin feshi ve tazminat talepli davayı kaybeden hak sahibinin İdareye başvurarak konutlarını 01.03.2022 tarihinde geç olarak teslim aldığını, davacının konutlarını bilerek davet mektuplarının gönderildiği tarihten yaklaşık 5 yıl geç teslim alması ve 15.03.2022 (dava tarihi) tarihinde kira kaybı nedeniyle tazminat davası açmasının iyi niyetten uzak bir davranış olduğunu, hak sahiplerine ait konut alanının eğimli bir arazi olması sebebiyle zor şartlar altında konut üretimine devam edilerek konutların imalatlarının tamamlandığını, davalı İdarenin edimlerini tam ve eksiksiz olarak yerine getirdiğini, davacıya sözleşmede belirtilen özelliklerde konutun teslim edildiğini, sözleşmede konutun teslim tarihine dair bir hüküm bulunmadığını, sözleşmede yer almayan bir hüküm nedeni ile açmış olduğu davanın İdare aleyhine sonuçlanması durumunda davacının sebepsiz zenginleşmesine sebep olacağını savunarak, davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davaya konu dairelerin teslimi için makul sürenin 29.12.2015 tarihi olduğuna ilişkin içtihat gereği davalının geç teslimine bağlı olarak davacıların talep edilen dönem itibariyle yoksun kaldığı kira geliri karşılığı olarak 29.12.2015-11.03.2022 tarih aralığı için 3 adet taşınmaza ilişkin olarak toplam 551.664,00 TL alacağının bulunduğu, davanın kısmi dava olarak açılmış olması nedeniyle dava ve ıslah tarihinden itibaren yasal faiz işletilebileceği gerekçesiyle; davanın kısmen kabulüne, 10.000,00 TL'nin dava tarihinden, 541.664,00 TL'nin ıslah tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; karara karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; uyuşmazlığın, özel hukuk hükümlerine tabi sözleşmenin imzalanmasından sonra ortaya çıktığı, kamu hukukundan kaynaklanan ve idari yargıda görülmesi gereken idari bir işlemin veya hizmetin söz konusu olmadığı, bu nedenle adli yargı mahkemelerinin görevli bulunduğu, dairelerin teslim edilmesi gereken tarihten itibaren 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 146. maddesine göre 10 yıllık zamanaşımı süresinin dolmadığı, hükme esas alınan bilirkişi raporunun yeterli, denetime ve somut olayın özelliklerine uygun olduğu, inşaatın makul süresinde tamamlanamaması nedeniyle teslimin gecikmeli olarak yapıldığı, bilirkişi raporunda hesaplanan kira alacağının taşınmazların bulunduğu semt, kent ve iş merkezlerine uzaklığı, bölgedeki konumu, arz ve talep durumuna uygun olması, taşınmazların kiraya verilmesi için gereken üç aylık makul sürenin hesaba katılmadığına ilişkin istinaf sebebinin yasal dayanağının bulunmadığı gerekçesiyle; istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, davalı vekili temyiz yoluna başvurmuştur.

V. TEMYİZ A.Temyiz Sebepleri Davalı vekili; uyuşmazlıkta idari yargının görevli olduğunu, davanın 5 yıllık zamanaşımı süresi geçtikten sonra açıldığını, yapılan sözleşmede konutların teslim tarihinin belirtilmediğinden kira kaybı zararının bulunmadığını, Belediye ile davacı hak sahibi arasında 13.03.2006 tarihinde arsa sözleşmesi imzalanmış ve bu sözleşmeye göre hak sahibinin konutları üretilerek, 2017 yılının Haziran ve Temmuz aylarında teslim alınması için davet mektupları hak sahibine gönderildiğini, ancak davacının konutlarını teslim almayarak sözleşmenin iptali için mahkemeye başvurduğunu, sözleşmenin feshi ve tazminat talepli davayı kaybeden hak sahibinin İdareye başvurarak konutlarını 11.03.2022 tarihinde geç olarak teslim aldığını, davacının konutlarını bilerek davet mektuplarının gönderildiği tarihten yaklaşık 5 yıl geç teslim alması ve 15.03.2022 (dava tarihi) tarihinde kira kaybı nedeniyle tazminat davası açmasının kötüniyetli olduğunu, bilirkişi raporunda kira bedelinin yüksek belirlendiğini, kiraya vermek için gereken üç aylık makul sürenin hesaplanmada dikkate alınmadığını, emsal davalarda verilen kararlarda davaların reddedildiğini belirterek, kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, ... Kentsel Dönüşüm Projesi kapsamında taraflarca imzalanan sözleşmeye konu dilekçenin geç teslimi nedeniyle kira tazminatı istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemesince hukuki ilişkinin ve bu ilişki nedeniyle ortaya çıkan uyuşmazlığa uygulanan hukuk kurallarının doğru şekilde belirlendiği, dava konusu bağımsız bölümün inşaatın makul süresinde tamamlanamaması nedeniyle tesliminin gecikmeli olarak yapıldığı, bilirkişi raporunda hesaplanan kira alacağının taşınmazların bulunduğu semt, kent ve iş merkezlerine uzaklığı, bölgedeki konumu, arz ve talep durumuna uygun olduğu, davaya konu konutun arsa ve tesis sözleşmesi kapsamında yapılarak teslim edildiği, Yargıtay kararlarına göre teslim için makul süre alınarak kabul edilen 29.12.2015 tarihi ile fiili teslim tarihi arasındaki dönem için yapılan hesaplamanın yerinde bulunduğu anlaşılmakla, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun kararın onanmasına karar verilmiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı vekili tarafından temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 23.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 6cb9a962ec24adfa 9bb005ef2d7ce2d9

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi – Eylül 2025 kararlarının tamamı