Yargıtay Kararları › Yargıtay 3. Hukuk Dairesi › Eylül 2025 › 2024/3595 E., 2025/4248 K.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2024/3595 E., 2025/4248 K. (23.09.2025) – Tapu

Mahkeme
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/3595
Karar No
2025/4248
Karar Tarihi
23.09.2025
Konu
Tapu

3. Hukuk Dairesi 2024/3595 E. , 2025/4248 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1656 E., 2024/1188 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Yalova 4. Asliye Hukuk (Tüketici) Mahkemesi SAYISI : 2022/1942 E., 2023/914 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 23.09.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde gelen olmadığı anlaşıldıktan sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saat 14.00'te Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili; müvekkili ile davalılar arasında devre mülk sözleşmesi imzalandığını, devri yapılan bağımsız bölümün malik sayısı dikkate alındığında sözleşme gereğince fiili kullanımının mümkün olmayacağını ve hukuki olarak sorun yaşayabileceğini, bir yılda fiili olarak bir gün dahi kullanımın mümkün olmadığını, ön bilgilendirme ve cayma formunun usulüne uygun verilmediğini belirterek sözleşmenin iptaline, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 16.075,00 TL'nin faiziyle birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP 1. Davalı ... Pazarlama İthalat İhracat San. Tic. A.Ş. vekili; müvekkil şirket yönünden husumet itirazlarının bulunduğunu, davacı yan ile arasında imza edilmiş herhangi bir sözleşmenin bulunmadığını belirterek, davanın reddini istemiştir. 2. Davalı ... Otel İşl. Tur. İnş. Tic. A.Ş. vekili; davanın müvekkil şirket yönünden tefrik edilmesini, pasif husumet yokluğundan reddinin gerektiğini, sözleşmelerin nispiliği ilkesi gereğince dava konusu sözleşmelerden müvekkilin sorumlu tutulmasının hukuk güvenliğini zedelediğini, son zamanlarda algı hukukunun etkisi altında müvekkil şirkete husumet yöneltildiğini, bu sebeplerle davanın reddini istemiştir. 3. Davalı ... Otel İşletmeciliği Turizm İnşt. Pazl. A.Ş. (Eski ünvan ... Otel İşl.Turz. İnş. Paz. A.Ş) vekili; davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, sözleşmeyi zorla ve iradesi sakatlanarak imzaladığı iddiasında bulunan davacının bu iddialarının dikkate alınmamasını, davacının tatil yaptığını ve sözleşmeye bağlı kullanımın gerçekleştiğini, davacı taraf ile imzalanan sözleşmenin devre mülk sözleşmesi olmadığını, hisseli gayrimenkul satış sözleşmesi olduğunu, sözleşme tarihinden ve tapu devrinden sonra dava açıldığını beyan ederek davanın usulden ve esastan reddini istemiştir. 4. Davalı ... vekili; müvekkili yönünden husumet itirazlarının bulunduğunu, yanlar arasında imza edilmiş herhangi bir sözleşmenin bulunmadığını belirterek davanın usulden ve esastan reddini istemiştir. 5. Davalı ... Org. Ltd. Şti.nin, davaya cevap dilekçesi sunmadığı anlaşılmıştır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; konaklama belgelerinin imzasız olduğu, ayrıca konaklamanın devri yapılan taşımazda olup olmadığının belli olmadığı, cayma koşullarının gerçekleştiği, bağımsız bölümün 102 hissedarı olduğundan, 1 yıl içinde bir haftalık tatil edimini kullanmasının mümkün olmadığı, davalılar arasında organik bağ olup, davalı ...'nun da devir yükümlülüğünü yerine getirdiği gerekçesiyle davanın kabulü ile taraflar arasında imzalanmış olan 13.03.2013 tarih, ... numaralı, 27.09.2013 tarihli ..., 21.09.2017 tarihli ... numaralı sözleşmelerin iptaline, 16.075,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya dair hakların saklı tutulmasına, Yalova ili, ... ilçesi, ..., 424 ada 26 parsel 2 nolu bağımsız bölüm bağımsız bölümün davacı adına kayıtlı 1/104 hissesine ilişkin tapu kaydının iptali ile davalı ... adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; tapu devri yapıldığından sözleşmenin geçerli hale geldiği, taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin taşınmazın müşterek mülkiyet payı devrini içeren devre mülk sözleşmesi olduğu, Tüketici Mahkemesinin görevli olduğu, kesin yetki kuralı uyarınca taşınmazın bulunduğu yer mahkemesinde çözülmesi gerektiği, sözleşmelere göre ... Şirketi malik sağlayıcı olması, sözleşmelerin ... Şirketi ve ... Şirketleri ile imzalanmış olması, tapu devrinin davalı ... tarafından malik sıfatıyla yapılması göz önünde bulundurulduğunda, davalı şirketler arasında organik bağ bulunduğu, İlk Derece Mahkemesi kararı usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle, davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

V. TEMYİZ A.Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili; davanın görevsiz mahkemede açıldığını, sözleşmede imzası bulunmadığını, pasif husumet yokluğundan davanın reddi gerektiğini, kendisine yapılan ödeme bulunmadığını ileri sürerek; kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. B. Gerekçe ve Değerlendirme Uyuşmazlık, devre mülk sözleşmesinin iptali ile ödenen bedelin istirdatı istemine ilişkindir. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hakim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle davaya konu sözleşmenin hisseli pay satışına ilişkin devre mülk sözleşmesi olduğu, emsal kararlarda belirtildiği üzere davalılar arasında organik bağ bulunduğu ve husumetin düştüğünün anlaşılmasına göre, davalı ... vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 23.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi – Eylül 2025 kararlarının tamamı