Yargıtay Kararları › Yargıtay 3. Hukuk Dairesi › Eylül 2025 › 2024/3610 E., 2025/4251 K.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2024/3610 E., 2025/4251 K. (23.09.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/3610
Karar No
2025/4251
Karar Tarihi
23.09.2025
Konu
Tazminat

3. Hukuk Dairesi 2024/3610 E. , 2025/4251 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2141 E., 2024/1084 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/173 E., 2022/58 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 23.09.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde gelen davalı asil ...'ın sözlü açıklaması dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saat 14.00'te Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili; müvekkili aleyhine Bursa 17. İcra Müdürlüğünün 2020/4015 E. sayılı dosyasında tarihi belli olmayan adi bir senet dayanak gösterilerek icra takibi başlatıldığını, aynı senede dayanılarak ... Noterliği'nin 31.12.2019 tarihli ihtarnamesi ile alacak talebinde bulunulduğunu, müvekkilinin ihtarname ile itiraz ettiğini, davalıya senet vermesini gerektirir bir ilişkileri bulunmadığını, tebligatın usulsüzlüğü nedeniyle itiraz edemediğinden takibin kesinleştiğini, imzanın kendisine ait olmadığını, alacağın varlığını kabul etmemekle birlikte zamanaşımına uğradığını belirterek, takip konusu senetten dolayı müvekkilinin borçlu olmadığının tespiti ile kötü niyet tazminatına hükmolunmasını talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili; müvekkilinin, elden davacıya 750.000,00 TL borç verdiğini, karşılığında senet istememesine rağmen davacının ısrarı üzerine kendi el yazısı ile düzenlediği senedi aldığını, şifahi talebe rağmen borcunu ödemediğini, davacının telefonlarını engellediğini belirterek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Mahkemece, davacı tarafından senette bulunan imza inkar edildiğinden senet aslını sunması için davalıya süre verildiği, senet aslının sunulmadığı, davalı iddiasını ispat edemediğinden kötü niyetli hareket ettiğinin kabulü gerekçesiyle davanın kabulü ile %20 oranında haksız takip nedeniyle tazminata hükmedilmesine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; senetteki imza inkar edildiğinden ispat yükü davalıya ait olup, senetteki imzanın davacıya ait olduğu ve senet nedeniyle davalının alacaklı olduğu ispatlanamadığından senede dayalı bir takipte senet aslının ibraz edilmemesinin davalının kötü niyetli hareket ettiğinin kabulünü gerektirdiğinden, İlk Derece Mahkemesi kararı usul ve yasaya uygun olduğundan davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili; kötü niyetli olmadığını, senet aslını ibraz etmek üzere yeterli süre verilmediğini ileri sürerek; kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, icra takibine konu adi senet nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. 1. Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında belirtilen gerekçeye, senet aslının ibraz edilmesi için yeterli süre verildiğinin ve senedin aslının ibraz edilemediğinin anlaşılmasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekir. 2. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 67/2. maddesinde; '' Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir.'' denilmektedir. Anılan Yasa hükmüne göre, davanın tamamının reddi halinde davacı lehine kötüniyet tazminatına hükmedilebilmesi için davalının takipte haksız olması yeterli olmayıp ayrıca kötüniyetli olması gerekmektedir. Somut olayda, davalı yan senet aslını sunamadığından alacağın icra takibine konu edilmesi haksız olmakla birlikte davalı alacaklının kötü niyetli olarak icra takibine giriştiği olgusu davacı tarafça ispat edilememiştir. Buna göre, İlk Derece Mahkemesince; davacı vekilinin kötü niyet tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/2 maddesi uyarınca temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılması ve İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. (2) numaralı bent uyarınca temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (1) numaralı bendinde yer alan “Davacının davasının KABULÜ ile Bursa 17. İcra Müdürlüğünün 2020/4015 Esas sayılı takip dosyasındaki asıl alacak ve ferileriyle bu alacağa dayanak teşkil eden davacı tarafın davalı ...'a borçlu olmadığının tespitine asıl alacak miktarı olan 750.000 TL üzerinden %20 oranında haksız takip tazminatına hükmedilmesine,” ibaresi çıkartılarak yerine “Davacının davasının KABULÜ ile Bursa 17. İcra Müdürlüğünün 2020/4015 Esas sayılı takip dosyasındaki asıl alacak ve ferileriyle bu alacağa dayanak teşkil eden davacı tarafın davalı ...'a borçlu olmadığının tespitine, davalı aleyhine kötü niyet tazminatı hükmedilmesine yer olmadığına,” ibaresinin yazılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz edene iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 23.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 3f2dfa2c81d5e841 5fb665ec26974681

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi – Eylül 2025 kararlarının tamamı