3. Hukuk Dairesi 2024/4393 E. , 2025/4255 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/289 E., 2024/379 K. Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar, davacı vekili ile davalılardan ... Başkent Elektrik Dağıtım A.Ş. Vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili; davalı şirket tarafından yapılan bildirim üzerine ödenmek zorunda kalınan ıslahen 107.323,30 TL'nin, ödeme tarihi itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte müteselsilen davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP 1. Davalı TOKİ vekili; dava konusu talepler yönünden idarenin pasif husumet ehliyetinin bulunmadığını, yasal süresi içerisinde ihbar mükellefiyetinin yerine getirilmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir. 2. Davalı şirket, davaya cevap vermemiştir.
III. MAHKEME KARARI Görevsizlik kararının bozulması üzerine davanın görüldüğü Mahkemenin 14.05.2019 tarihli kararıyla; davalı şirket tarafından tasdik edilmiş elektrik projesi doğrultusunda elektrik tesisatının ikmal edilmesi, gerek bu konunun uzmanlık alanının davalı şirkette olması, gerek işin geçici kabulünün davalı şirket ile birlikte yapılmış olması nedenleriyle, diğer davalı konumundaki TOKİ'nin ise herhangi bir kusur ve sorumluluğu bulunmadığı gerekçesiyle; davalı TOKİ yönünden davanın reddine, diğer davalı şirket yönünden açılan davanın kabulü ile 107.323,30 TL alacağın dava ve ıslah tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş; karara karşı, davacı vekili ile davalılardan şirket vekili tarafından temyiz yoluna başvurulmuştur.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ 1. Dairenin 07.12.2021 tarihli ilamıyla; davacının tüm, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi karar verilerek; somut uyuşmazlıkta yönetim tarafından fiili bir kullanım sözkonusu olup, abonesiz kullanan davacının haksız fiil hükümleri uyarınca sorumluluğunun bulunduğunun kabulü gerektiği, hal böyle olunca; site yönetiminin devralındığı 11.09.2011 tarihi ile abonelik tarihi olan 19.09.2012 tarihinde kadar süreçte tüketim bedelinin tespit edilerek tüketim bedelinden her halükarda sorumlu bulunduğu, dava konusu olayda konunun tamamen teknik olduğu, davalı şirket tarafından tasdik edilmiş elektrik projesi doğrultusunda elektrik tesisatının ikmal edilmesi, gerek bu konunun uzmanlık alanının olması gerek işin geçici kabulünün birlikte yapılmış olması nedenleriyle davalı şirket açısından müterafik kusur oluşturacağı dikkate alınarak, bilirkişiden rapor alınmak suretiyle bir karar verilmesi gerektiğinden bahisle, karar bozulmuştur. 2. Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; bozmadan sonra alınan ek raporda ve önceki bilirkişi heyet raporunda belirlenen faturaya konu edilen dönem olan 14.12.2009-19.09.2012 tarihlerinin karşılığının 84.440,81 TL olarak belirlendiği, buna göre 84.440,81 TL'lik kullanımdan doğrudan bu elektriği kullanan davacı ... Sitesinin sorumlu olduğu, 107.303,30 TL'den bu kısım çıkarıldığında kalan 22.992,49 TL gecikme, faiz vesaire giderden ise davalı şirketin hatalı projeyi onaylayarak elektrik bağlamak suretiyle müterafik kusurunun bulunduğu, bu halde davacının geç ödemeden kaynaklı ödediği 22.992,49 TL'den davalı şirketin müterafik kusuruna oranla %20 lik kısımdan sorumlu tutulması gerektiği, %20 indirim ile 4.576,49 TL davalı şirketinin davacı Yönetimine ödemesi gerektiği gerekçesiyle; davalı TOKİ aleyhine açılan davanın reddine, davacı tarafından davalı şirket aleyhine açılan alacak davasının kısmen kabulü ile 4.576,49 TL alacağın dava tarihi olan 01.03.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya dair talebin reddine karar verilmiş; karara karşı, davacı vekili ile davalılardan şirket vekili temyiz yoluna başvurmuşlardır.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili; TOKİ Yönünden önceki kararın kesinleştiğini, buna rağmen kesinleşen kararla ilgili yeniden hüküm kurulmasının ve ilk karardan daha yüksek bir vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, Mahkemece bozmaya uygun hüküm kurulmadığını, davalı şirket tarafından tasdik edilmiş elektrik projesi doğrultusunda elektrik tesisatının ikmal edilmesi gerektiğini, gerek bu konunun uzmanlık alanının olması gerek işin geçici kabulünün birlikte yapılmış olması nedenleriyle davalı şirket açısından müterafik kusur oluşturacağı dikkate alınarak bilirkişiden rapor alınmak suretiyle bir karar verilmesi gerektiği ifade edilmişse de, davalı şirketin 14.12.2009 - 19.09.2012 arasındaki kullanım miktarını ve TL karşılığını nasıl tespit ettiğini ifade edememesi ve tasdik edilmiş elektrik projesini sunamaması nedeniyle bilirkişinin uygun hesaplama yapamadığını, davalının dava konusu miktarı soyut ve afaki yöntemlerle bulduğunu, davalı şirketin fiili kullanımı ispatlayamadığını, gerekli belgelerin dosyaya sunulmadığını, mütefarik kusur değerlendirmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir. 2. Davalı şirket vekili; harç yönünden maddi hata yapıldığını, davanın 4.576,49 TL üzerinden kısmen kabul edilmiş olduğu düşünüldüğünde hesaplanan harç miktarlarının yanlış olduğunu, davacı tarafın dava konusu faturalara ait enerji tüketimlerini bizzat kullandığını, bu kullanımların sayaçlar tarafından doğru olarak kaydedildiğini, davacının dava açarken ileri sürmüş olduğu iddialarının tamamının geçerli bir nedene dayanmadığını, davanın tümden reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek; kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davalı şirket tarafından yapılan bildirim üzerine ödenmek zorunda kalınan bedelin davalılardan tahsilini istemine ilişkindir. 1. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu anlaşılmakla, taraf vekillerinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir. 2. Mahkemenin 14.05.2019 tarihli kararıyla, davalılardan TOKİ yönünden açılan davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı tarafından yapılan temyiz başvurusu üzerine Dairece davacının temyiz talebinin reddine karar verilerek TOKİ yönünden açılan davanın reddine yönelik hüküm kesinleşmiştir. Hal böyle olunca, Mahkemece; davalı TOKİ yönünden açılan dava kesinleştiğinden “Karar verilmesine yer olmadığına” şeklinde hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde yeniden davanın reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır. 3. Mahkemece hükmedilen miktar üzerinden karar ve ilam harcının hesap edilerek, ödenmesi gereken harcın davalıdan tahsiline, başlangıçta peşin olarak yatırılan harcın davacı tarafa iadesine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmiş olmasıda usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir. Ne var ki bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na eklenen Geçici 3. madde atfıyla uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 438. maddesinin 7. fıkrası uyarınca temyiz olunan Mahkeme kararının düzeltilerek onanmasını gerektirmiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Taraf vekillerinin kesinleşen hükme ve borca yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün (1-A) bendi ile (2), (3) ve (7) numaralı bentleri çıkartılarak yerlerine sırasıyla; “1-A-Davalı TOKİ hakkında verilen karar kesinleştiğinden karar verilmesine yer olmadığına,” “2-Alınması gereken 312,62 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 256,16 TL harç ile ıslah harcı olarak yatırılan 1.576,66 TL'nin mahsubu ile bakiye 1.520,20 TL harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacıya iadesine,”, “3- davacı tarafından yatırılan 312,62 TL harcın davalı ...den tahsili ile davacıya verilmesine,” "7-Davalı TOKİ hakkında verilen karar kesinleşmiş olduğundan vekalet ücreti takdirine yer olmadığına," bentlerinin yazılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Peşin alınan temyiz harçlarının istek halinde temyiz edenlere iadesine, 1086 sayılı Kanun'un 440. maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 23.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.