3. Hukuk Dairesi 2024/2497 E. , 2025/1771 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2773 E., 2024/431 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 10. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/146 E., 2023/261 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma talepli olarak ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, dava değerinin duruşma sınırının altında olduğu belirlenmiştir. Temyize konu edilen kararda dava değeri, duruşma sınırının altında olduğundan, duruşma isteğinin miktar yönünden reddiyle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz isteklerinin incelemesinin evrak üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun'un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun'un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Dosya içeriğine göre kabul edilen ve temyize konu edilen toplam miktar 293.754,34 TL olup Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 378.290,00 TL'nin altında kaldığı anlaşılmakla; davalı vekilinin temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir. Davacı vekilinin gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili; müvekkili firma ile davalı ve dava dışı TOBB Ekonomi Teknoloji Üniversitesi Sürekli Eğitim Merkezi arasında 27.02.2008 tarihli sözleşme imzalandığını, işbu sözleşmeyle müvekkili firmanın davalı kuruma 1.000 kişilik yazılım lisansı altında eğitim ürünleri sağladığını, davalı tarafın da müvekkili firmaya 100.000,00 TL+KDV ödemeyi taahhüt ettiğini, sözleşmenin 6-(c) maddesinde, sözleşmenin sona ermesiyle bu sözleşme kapsamında teslim edilen içerik ve yazılımların sözleşmenin sona erme tarihinden itibaren 14 gün içinde ETÜ/SEM/Intermedia'ya iade edileceğinin, sözleşmenin 10-(b) bendinde de, sona erme tarihinden sonraki kullanımlar için müvekkilinin kendi fiyatları üzerinden ücretlendirme yetkisine sahip olacağının belirtildiğini, davalı taraf tüm ihtarlara rağmen kendisine teslim edilen ürünleri iade etmediğinden, işbu ürünlerin bedellerini ödemekle yükümlü olduğunu, tüm ihtarlara rağmen ödeme yapılmadığından 5 döneme ilişkin olarak davalı hakkında takip başlatıldığını ve lisans bedellerinin talep edildiğini, davalı tarafça takibe haksız olarak itiraz edildiğini belirterek, icra takibine vaki itirazın iptalini ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
II. CEVAP Davalı vekili; 27.02.2008 tarihli sözleşmenin, müvekkili tarafından davacıya gönderilen 07.04.2009 tarihli yazıyla feshedildiğini, davacının sözleşme hükümlerine dayanarak 5 yılı kapsayacak şekilde sanki sözleşme devam ediyormuş gibi takip yapmasının doğru olmadığını, ürünlerin müvekkiline teslim edildiğine dair herhangi bir bilgi ve belgenin dosyada olmadığını, teslime dair ispat yükünün davacıda olduğunu, lisanslı ürünlerin müvekkilinin bilgisayar kayıtlarında olmadığını ve 2010-2015 yılları arasında hiç kullanılmadığını, sözleşmede ürün iadesinin yapılmaması nedeniyle her dönem tahakkuk eden bedellerin ödenmesi ile ilgili bir hükmün yer almadığını, sözleşmenin fesih tarihinden sonra lisanslı eğitim programlarının müvekkili tarafından kullanılıp kullanılmadığının ispat yükünün davacı tarafa ait olduğunu, kullanılmayan bir ürünün bedelinin ödenmesinin de söz konusu olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; taraflar arasında imzalanan 27.02.2008 tarihli sözleşme gereğince davacı şirketin, davalı kuruma 1.000 kişilik yazılım lisansı eğitim ürünleri sağladığı, davalının ise bu yazılım bedeli karşılığında davacıya yıllık 100.000,00 TL+KDV ödemeyi taahhüt ettiği, davalıya gönderilen 05.10.2010 tarihli ihtarnameyle 27.02.2010-27.02.2011 dönemine ilişkin lisans bedelinin talep edildiği, davalı tarafından davacı firmaya gönderilen 07.04.2009 tarihli yazılı ile sözleşmenin feshedildiği, davacı tarafından sunulan Ankara OSB 2008 yılı faaliyet raporu ve diğer belgelerden, lisanslı eğitim programı ürünlerinin davalıya teslim edildiğinin anlaşıldığı, taraflar arasındaki sözleşmenin 10-(d) maddesinde, ürünlerin iade edildiğinin ve kullanılmadığının davalı tarafından yazılı olarak belgelendirileceğinin kararlaştırıldığı, dosyada ürünlerin iade edildiğine dair belge bulunmadığı, sözleşmenin feshinden sonraki dönemde 09.02.2012 tarihine kadarki süreçte davalı tarafından ürünlerin kullanılıp kullanılmadığına dair bilgi ve belge bulunmadığı, Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi dosyasına sunulan 06.03.2013 tarihli bilirkişi heyet raporunda; davalının bilgisayar işletim sisteminde 09.02.2012 tarihi itibariyle lisanslı ürünün kullanılamayacağı belirlendiği ve bu sebeple davalının lisans ürünlerini 09.02.2012 tarihinden itibaren mevcut işletim sisteminde kullanmadığının sabit olduğu, 27.02.2010-09.02.2012 tarihleri arasında talep edilebilecek miktarın 293.754,34 TL olduğu, bu alacağın 229.772,22 TL'sinin asıl alacak, 63.982,12 TL'sinin işlemiş faiz olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, davalının Ankara 10. İcra Müdürlüğünün 2014/21917 sayılı dosyasına yaptığı itirazın 229.772,22 TL asıl alacak ve 63.982,12 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 293.754,34 TL yönünden iptali ile takibin bu miktar üzerinden devamına, asıl alacağın %20'si olan 45.954,44 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiş, Mahkemenin kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; hükme esas alınan bilirkişi raporunun yeterli, denetime ve somut olayın özelliklerine uygun olduğu, Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, taraf vekillerinin başvurularının esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. V.TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; davalının, sözleşmede belirlenen yükümlülükleri yerine getirdiğini yazılı belgeler ile ispat edemediğini, davalı yedinde bulunan lisanslı ürünlerin davalı tarafça kullanılıp kullanılmadığı ya da hangi amaçlarla elde bulundurulduğunun önem taşımadığını, bu ürünler sözleşme gereğince müvekkiline iade edilmediğinden her dönem ücret tahakkuk ettiğini, ürünlerin müvekkiline iade edilmediğini, açıkça sözleşmeye aykırı olan bu durumun Yerel Mahkeme tarafından yanlış değerlendirilerek kullanım kıstasına tabii tutulduğunu, taraflar arasındaki aynı sözleşmeden kaynaklı Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2012/326 E. sayılı dosyasında davanın kabulüne dair verilen karar gerekçesinde, lisanslı ürünlerin davalı tarafından davacı tarafa iade edilmediği sonucuna varıldığını, kabul kararının Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleştiğini ifade ederek; kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, sözleşmeye dayalı hizmet bedelinin tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Temyizen incelenen kararda belirtilen gerekçeye ve özellikle taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 10. maddesinin (c) bendinde; "AOSB ivedilikle elde bulundurulan veya AOSB tarafından kontrol edilen bilgisayar veya bilgisayar ile okunabilen ortam üzerinde bulunan Programların tüm kopyalarını silecek ve ürünlerin diğer kopyalarını yukarıda belirtildiği gibi ETÜ-SEM/InterMedia'ya iade edecektir..." denildiği, davalının bilgisayar işletim sisteminde 09.02.2012 tarihi itibariyle sözleşmeye konu lisanslı ürünün kullanılamayacağının belirlendiği, davaya konu yazılım ürününün davalının bilgisayarlarında olmadığının teknik olarak anlaşıldığı, Ankara Sanayi Odası sorumlularının yazılımın kurulduğu eski sistemin yedeklerinin olmadığını ifade ettikleri, hükme esas alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli ve yeterli olduğunun anlaşılmasına göre, davacının temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davalı vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE, 2. Kararı temyiz eden davacı yönünden Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden davalıya iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.03.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! d11d4bd418ffa2fb abc095f97c9e2b52