Yargıtay Kararları › Yargıtay 3. Hukuk Dairesi › Mart 2025 › 2024/2838 E., 2025/1772 K.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2024/2838 E., 2025/1772 K. (20.03.2025)

Mahkeme
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/2838
Karar No
2025/1772
Karar Tarihi
20.03.2025

3. Hukuk Dairesi 2024/2838 E. , 2025/1772 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi İLK DERECE MAHKEMESİ : Gebze Tüketici Mahkemesi SAYISI : 2023/403 E., 2024/37 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili; müvekkilinin, 31.03.2023 tarihinde davalı satıcıdan Euro kuru 20.8825 TL iken 5.517.136,82 TL (264.199,05 Euro) üzerinden dava konusu BMW İX xDrive50-First Edition araç satın aldığını, aynı marka ve model araca 22.06.2023 tarihinde Euro kuru 26.0199 TL iken 6.131.394,00 TL fiyat teklifi verildiğini, ilk satış bedeli 264.199,05 Euro iken Haziran ayındaki bedelin 235.642,48 Euro'ya tekabül ettiğini, aracın 235.642,48 Euro üzerinden satışı yapılmadığı için müvekkilinin 596.394,96TL fazla ödemesi olduğunu, söz konusu dönemlerde belirtilen aracın yurt dışından sabit Euro değeri üzerinden gönderilmekte olduğunu, Euro dikkate alındığında değerinin değişmesini gerektirecek herhangi bir etkenin bulunmadığını, piyasada satışa sunulan araç bulunmaması nedeniyle davaya konu aracın temin edilebilirliği açısından müvekkilinin tercih sebebi olduğunu, müvekkilinin araçların fiyatı ve fiyatlanması konusunda tecrübesinin bulunmadığını, davalı yetkili satıcı tarafından, müvekkilinin düşüncesizliği, bilgisizliği ve deneyimsizliğinden aşırı yararlanıldığını belirterek, Türk Borçlar Kanunu'nun 28. maddesinin birinci fıkrasına göre, sözleşmeyle bağlı kalınarak edimler arasındaki oransızlığın giderilmesi ve müvekkilinden fazladan tahsil edilmiş olan 596.394,96 TL'nin arabuluculuk yoluna başvurulma tarihi olan 26.07.2023 tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte tahsilini istemiştir.

II. CEVAP Davalı vekili; müvekkili şirketin, distribütör firmanın öngördüğü fiyat politikası çerçevesinde araç satışlarını gerçekleştirdiğini, müvekkili şirketin davacının aracını aldığı gün ... Otomotiv tarafından davaya konu araç için tüm yetkili bayiilere bildirilen 5.517.136,82 TL üzerinden araç satışını gerçekleştirdiğini, müvekkili tarafından gerçekleştirilen araç satışında herhangi bir usulsüzlüğün olmadığını, davacıdan satışa ilişkin fazla bir bedel tahsil edilmediğini ve aşırı yararlanmanın unsurlarının somut dava bakımından oluşmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; motorlu taşıt satış politikasının ihbar olunan şirket tarafından salt Euro kuru bazındaki değişiklikler dikkate alınarak belirlenmediği, satış bedellerinin piyasa şartları ve şirketlerin kar marjları dikkate alınarak sürekli olarak sabit bir artış grafiğinde olmasının beklenemeyeceği, serbest piyasa ekonomisi şartları gereğince tarafların sözleşme edimleri üzerinde anlaşma sağladıkları, davacı tarafından satış bedelinin kendisi tarafından belirlenmediği, akit yapma beceriksizliği ve müzayaka halinde bulunmaktan söz edilemeyeceği, Türk Borçlar Kanunu'nun 28. maddesinde belirtilen şartların varlığı halinde davacı tarafın bedel iadesi talebinde bulunabileceği, bununla birlikte davacının zor durumda kalmasından veya düşüncesizliğinden yada deneyimsizliğinden yararlanılmak suretiyle sözleşmenin gerçekleştirildiğinin ispatlanmasının dava dilekçesinde yer alan iddialar kapsamında mümkün olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacının iddiaları doğrultusunda tanık dinlenmesinin dosyaya yenilik kazandırmayacağı, Mahkemece nispi tarifeye göre takdir edilen karşı yan vekalet ücretinin de uyuşmazlığın sözleşme ilişkisinden kaynaklanması nedeniyle yerinde olmasına göre, Mahkemece davanın reddine yönelik verilen kararda isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. V.TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; Yerel Mahkeme tarafından delillerinin toplanılmadığı gibi herhangi bir bilirkişi raporunun da alınmadığını, ihtiyacı olan kişiler tarafından satın alınacak araç bulunamadığı gibi, yüksek enflasyon nedeniyle araçların resmi satış değerlerinin çok üzerinde satılmak suretiyle araçların fiyat dengesinin ve fiyatların kontrol edilemediği bir süreç yaşandığını ve halen yaşanmakta olduğunu, bu dönemde araç satış yetkilileri tarafından satın alanların tecrübesizliğinin ve bilgisizliğinin veya zor durumda kalmalarının hiç çekinmeden açık açık kullanıldığını ve edimler arasında açıkça oransızlıkların bulunduğunu, aracın Euro dikkate alındığında değerinin değişmesini gerektirecek herhangi bir etkenin bulunmadığını, müvekkili tarafından satın alınan araç için de benzer durumların gerçekleştiğini ve müvekkilinin piyasada satışa sunulan araç bulunmaması nedeniyle davaya konu aracın temin edilebilirliği açısından tercih sebebi olduğunu, müvekkilinin araçların fiyatı ve fiyatlanması konusunda tecrübesinin bulunmadığını, davalı yetkili satıcı tarafından müvekkilinin gerek düşüncesizliği gerekse bilgisizliği ve deneyimsizliği kullanılmak suretiyle olması gerekenden çok daha fazla ödeme alınmak suretiyle edimler arasında açık bir oransızlık yaratılarak aşırı yararlanma ortaya çıktığını, AAÜT'nin 13. maddesinin dördüncü fıkrası gereği, nispi yerine maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ifade ederek; kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, taraflar arasındaki satış sözleşmesinde aşırı yararlanma (gabin) hukuksal nedenine dayalı alacak istemine ilişkindir. Temyizen incelenen kararda belirtilen gerekçeye, özellikle dosya kapsamındaki delillerden gabinin subjektif unsuru olan alıcı davacının zor durumda kalmasından, düşüncesizliğinden ya da deneyimsizliğinden davalının bilerek yararlandığı hususlarının ispatlanamadığı, dava alacak istemine ilişkin olup, davalı lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 13. maddesi uyarınca vekalet ücretine hükmedilmesinin doğru olduğunun anlaşılmasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 16643b75c4013b05 2abc3a9ff7a31092 This XML file does not appear to have any style information associated with it. The document tree is shown below. 3. Hukuk Dairesi 2024/2838 E. , 2025/1772 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi İLK DERECE MAHKEMESİ : Gebze Tüketici Mahkemesi SAYISI : 2023/403 E., 2024/37 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili; müvekkilinin, 31.03.2023 tarihinde davalı satıcıdan Euro kuru 20.8825 TL iken 5.517.136,82 TL (264.199,05 Euro) üzerinden dava konusu BMW İX xDrive50-First Edition araç satın aldığını, aynı marka ve model araca 22.06.2023 tarihinde Euro kuru 26.0199 TL iken 6.131.394,00 TL fiyat teklifi verildiğini, ilk satış bedeli 264.199,05 Euro iken Haziran ayındaki bedelin 235.642,48 Euro'ya tekabül ettiğini, aracın 235.642,48 Euro üzerinden satışı yapılmadığı için müvekkilinin 596.394,96TL fazla ödemesi olduğunu, söz konusu dönemlerde belirtilen aracın yurt dışından sabit Euro değeri üzerinden gönderilmekte olduğunu, Euro dikkate alındığında değerinin değişmesini gerektirecek herhangi bir etkenin bulunmadığını, piyasada satışa sunulan araç bulunmaması nedeniyle davaya konu aracın temin edilebilirliği açısından müvekkilinin tercih sebebi olduğunu, müvekkilinin araçların fiyatı ve fiyatlanması konusunda tecrübesinin bulunmadığını, davalı yetkili satıcı tarafından, müvekkilinin düşüncesizliği, bilgisizliği ve deneyimsizliğinden aşırı yararlanıldığını belirterek, Türk Borçlar Kanunu'nun 28. maddesinin birinci fıkrasına göre, sözleşmeyle bağlı kalınarak edimler arasındaki oransızlığın giderilmesi ve müvekkilinden fazladan tahsil edilmiş olan 596.394,96 TL'nin arabuluculuk yoluna başvurulma tarihi olan 26.07.2023 tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte tahsilini istemiştir.

II. CEVAP Davalı vekili; müvekkili şirketin, distribütör firmanın öngördüğü fiyat politikası çerçevesinde araç satışlarını gerçekleştirdiğini, müvekkili şirketin davacının aracını aldığı gün ... Otomotiv tarafından davaya konu araç için tüm yetkili bayiilere bildirilen 5.517.136,82 TL üzerinden araç satışını gerçekleştirdiğini, müvekkili tarafından gerçekleştirilen araç satışında herhangi bir usulsüzlüğün olmadığını, davacıdan satışa ilişkin fazla bir bedel tahsil edilmediğini ve aşırı yararlanmanın unsurlarının somut dava bakımından oluşmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; motorlu taşıt satış politikasının ihbar olunan şirket tarafından salt Euro kuru bazındaki değişiklikler dikkate alınarak belirlenmediği, satış bedellerinin piyasa şartları ve şirketlerin kar marjları dikkate alınarak sürekli olarak sabit bir artış grafiğinde olmasının beklenemeyeceği, serbest piyasa ekonomisi şartları gereğince tarafların sözleşme edimleri üzerinde anlaşma sağladıkları, davacı tarafından satış bedelinin kendisi tarafından belirlenmediği, akit yapma beceriksizliği ve müzayaka halinde bulunmaktan söz edilemeyeceği, Türk Borçlar Kanunu'nun 28. maddesinde belirtilen şartların varlığı halinde davacı tarafın bedel iadesi talebinde bulunabileceği, bununla birlikte davacının zor durumda kalmasından veya düşüncesizliğinden yada deneyimsizliğinden yararlanılmak suretiyle sözleşmenin gerçekleştirildiğinin ispatlanmasının dava dilekçesinde yer alan iddialar kapsamında mümkün olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacının iddiaları doğrultusunda tanık dinlenmesinin dosyaya yenilik kazandırmayacağı, Mahkemece nispi tarifeye göre takdir edilen karşı yan vekalet ücretinin de uyuşmazlığın sözleşme ilişkisinden kaynaklanması nedeniyle yerinde olmasına göre, Mahkemece davanın reddine yönelik verilen kararda isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. V.TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; Yerel Mahkeme tarafından delillerinin toplanılmadığı gibi herhangi bir bilirkişi raporunun da alınmadığını, ihtiyacı olan kişiler tarafından satın alınacak araç bulunamadığı gibi, yüksek enflasyon nedeniyle araçların resmi satış değerlerinin çok üzerinde satılmak suretiyle araçların fiyat dengesinin ve fiyatların kontrol edilemediği bir süreç yaşandığını ve halen yaşanmakta olduğunu, bu dönemde araç satış yetkilileri tarafından satın alanların tecrübesizliğinin ve bilgisizliğinin veya zor durumda kalmalarının hiç çekinmeden açık açık kullanıldığını ve edimler arasında açıkça oransızlıkların bulunduğunu, aracın Euro dikkate alındığında değerinin değişmesini gerektirecek herhangi bir etkenin bulunmadığını, müvekkili tarafından satın alınan araç için de benzer durumların gerçekleştiğini ve müvekkilinin piyasada satışa sunulan araç bulunmaması nedeniyle davaya konu aracın temin edilebilirliği açısından tercih sebebi olduğunu, müvekkilinin araçların fiyatı ve fiyatlanması konusunda tecrübesinin bulunmadığını, davalı yetkili satıcı tarafından müvekkilinin gerek düşüncesizliği gerekse bilgisizliği ve deneyimsizliği kullanılmak suretiyle olması gerekenden çok daha fazla ödeme alınmak suretiyle edimler arasında açık bir oransızlık yaratılarak aşırı yararlanma ortaya çıktığını, AAÜT'nin 13. maddesinin dördüncü fıkrası gereği, nispi yerine maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ifade ederek; kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, taraflar arasındaki satış sözleşmesinde aşırı yararlanma (gabin) hukuksal nedenine dayalı alacak istemine ilişkindir. Temyizen incelenen kararda belirtilen gerekçeye, özellikle dosya kapsamındaki delillerden gabinin subjektif unsuru olan alıcı davacının zor durumda kalmasından, düşüncesizliğinden ya da deneyimsizliğinden davalının bilerek yararlandığı hususlarının ispatlanamadığı, dava alacak istemine ilişkin olup, davalı lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 13. maddesi uyarınca vekalet ücretine hükmedilmesinin doğru olduğunun anlaşılmasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 16643b75c4013b05 2abc3a9ff7a31092 ... ...

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi – Mart 2025 kararlarının tamamı