Yargıtay Kararları › Yargıtay 3. Hukuk Dairesi › Mart 2025 › 2024/2194 E., 2025/1775 K.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2024/2194 E., 2025/1775 K. (20.03.2025) – Dolandırıcılık

Mahkeme
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/2194
Karar No
2025/1775
Karar Tarihi
20.03.2025
Konu
Dolandırıcılık

3. Hukuk Dairesi 2024/2194 E. , 2025/1775 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1921 E., 2024/510 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Adana 4. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/206 E., 2023/395 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili; müvekkilinin ... Eczanesinin sahibi ve mesul müdürü olduğunu, davalı Kurum tarafından 03.10.2011 tarihli yazıyla müvekkili hakkında 2009 yılı İlaç Teminine ilişkin Protokolün (6.3.3), (6.3.10) ve (6.3.19.) maddeleri uyarınca cezai şart ve reçete bedellerinin tahsili, sözleşmenin feshi ve iki yıl süreyle sözleşme yapmama cezalarının uygulandığını, ancak müvekkilinin anılan Protokol hükümlerine aykırı hareket etmediğini, hakkında verilen cezai işlemlerin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek; davalı Kurumun 03.10.2011 tarihli yazısıyla bildirilen cezai işlemlerinin iptalini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili; davacı hakkında uygulanan cezai işlemlerin mevzuata ve Protokol hükümlerine uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, dava dışı hastalara ait 11 adet reçetenin arkasına hasta ya da hasta yakının imzasının alınmadığı, reçete içeriği ilaçların hastalara eksiksiz verilmesi gerektiği halde 12 adet reçetede yazılı olan ilaçların bir kısmının hastalara verilmediği gerekçesiyle, 2009 yılı Protokolü'nün (6.3.3) ve (6.3.10.) maddeleri uyarınca davacı hakkında uygulanan 621,93 TL reçete bedeli, 3.109,65 TL cezai şart ve 38,92 TL yasal faiz olmak üzere toplam 3.770,50 TL cezai işlemin yerinde olduğu, ancak sahte olduğu iddia edilen 4 adet reçetenin eczacı ve çalışanlarınca Kurumu zarara uğratmak kastıyla fatura edildiğine ilişkin bir tespit bulunmadığı gibi söz konusu reçetelerin Kuruma fatura edilmesinde 3. kişilerin dahli bulunup bulunmadığına dair de bir tespit yapılmadığı anlaşıldığından davacı hakkında Protokol'ün (6.3.19.) maddesi uyarınca uygulanan 178,92 TL reçete bedeli, 1.789,20 TL cezai şart (Protokol 5.1.maddesine göre 10.000,00 TL) ve 12,28 TL yasal faiz ile birlikte toplam 10.191,20 TL ile eczane sözleşmesinin feshedilerek 2 yıl süreyle sözleşme yapmama işlemlerinin yerinde olmadığı gerekçesiyle; davanın kısmen kabulüne, davalı Kurumun 03.10.2011 tarihli yazısı uyarınca davacı hakkında uygulanan cezai işlemlerin kısmen iptali ile davacının 10.191,20 TL borçlu olmadığının tespitine, 2 yıl süreyle sözleşme yapılmamasına yönelik işlemin iptaline karar verilmiş; karara karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; sahte reçete düzenlenerek Kuruma fatura edildiği iddiasıyla davacı eczacı aleyhinde açılan ceza davası sonucunda, reçetelerin sahte olarak düzenlendiğinin sabit olmaması nedeniyle beraatine karar verildiği ve kararın kesinleştiği, işbu dosya kapsamında da sahte olduğu iddia edilen reçetelerin düzenlenmesinde davacı veya çalışanlarının dahli olduğuna dair ispata yarar bir delil bulunmadığı, buna göre Protokol'ün (6.3.19.) maddesi uyarınca davacı hakkında cezai işlem tesisinin usul ve kanuna aykırı olduğu, İlk Derece Mahkemesince verilen kararda herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle, başvurunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili; davacının sözleşmeye aykırı eylemlerinin Kurum tarafından yapılan araştırma sonucu 19.08.2011 tarihli inceleme raporuyla tespit edildiğini, hakkında uygulanan Kurum işlemlerinin sözleşmeye ve mevzuata uygun olduğunu ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; davalı Kurum tarafından Sosyal Güvenlik Kurumu Kapsamındaki Kişilerin Türk Eczacıları Birliği Üyesi Eczanelerden İlaç Teminine ilişkin 2009 yılı Protokolü'nün (6.3.3), (6.3.10) ve (6.3.19.) maddeleri uyarınca davacı hakkında uygulanan cezai işlemlerin iptali istemine ilişkindir. Temyizen incelenen kararda belirtilen gerekçeye, davacı eczacı hakkında sahte reçete düzenlenerek Kuruma fatura edildiği iddiasıyla kamu kurumu zararına dolandırıcılık suçundan açılan dava sonucunda, davacının beraatine karar verildiği ve kararın 30.10.2017 tarihinde kesinleştiği, buna göre sahte olduğu iddia edilen 4 adet reçetenin davacı veya çalışanlarınca Kurumu zarara uğratmak kastıyla fatura edildiğinin davalı Kurum tarafından ispatlanamadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar verilmiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! e028a652d1d067d2 ff5b8f5a3590cda5

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi – Mart 2025 kararlarının tamamı