3. Hukuk Dairesi 2024/2682 E. , 2025/1780 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1139 E., 2024/376 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 6. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/994 E., 2021/384 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA 1. Davacı vekili asıl davada; taraflar arasında her yıl yenilenen sağlık hizmeti satın alma sözleşmesi bulunduğunu, müvekkili şirketin bünyesinde faaliyet gösteren Özel ... Hastanesinin bu sözleşme kapsamında Kurum sigortalılarına sunduğu sağlık hizmetlerine ilişkin Nisan 2011 ilâ Aralık 2019 dönemi fatura bedellerinin ödenmesi sürecinde, müvekkilinin hak edişlerinden yapılan kesintilerin fazla miktarda olduğunun anlaşılması üzerine yaptıkları araştırma sonucunda, davalı Kurumca 60 günlük süre içinde incelenmeyen fatura bedellerinden mutabakat yapıldığı tarihte kesinti uygulanacak tutar için önceden avans ödemesi yapıldığı gerekçesiyle, avans artığı faizi adı altında ayrı bir kesinti yapıldığının tespit edildiğini, davalı Kurumca yayımlanan “Fatura Bedellerinin Ödenmesi” konulu 2011/62 sayılı Genelgenin (1.11.4.) maddesi uyarınca teslim tarihinden itibaren 60 gün içerisinde incelenmesi tamamlanmamış fatura tutarlarının tamamının avans olarak ödenmesi ve incelemeye devam edilmesi gerektiğini, davalı Kurumun ise Genelge gereği 60 günde tamamlaması gereken bu işlemleri süresi içerisinde sonuçlandıramadığını ve kendi iç işleyişindeki gecikmeden kaynaklanan zararı müvekkiline yüklemeye çalıştığını, fazla ödeme yapılmış ise müvekkilinin tahakkuk edecek alacaklarından mahsup yoluna gidilmesi yerine ödeme gününden itibaren faiz adı altında kesinti yapılmasının hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek; davalı Kurumun faiz adı altında yaptığı kesintinin haksız olduğunun tespiti ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, şimdilik 20.000,00 TL'nin davalıdan tahsilini talep etmiş; 01.03.2021 tarihli dilekçesiyle talebini bilirkişi raporu doğrultusunda 171.471,67 TL'ye yükselttiklerini bildirmiştir. 2. Davacı vekili birleşen 2018/602 E. sayılı davada; müvekkili şirketin bünyesinde faaliyet gösteren Özel... Hastanesi tarafından sunulan sağlık hizmetlerine ilişkin Temmuz 2014 ilâ Ekim 2019 dönemi faturalarının incelenmesi sonucunda, Kurum tarafından 60 günlük süre içinde incelenmeyen fatura bedellerinden mutabakat yapıldığı tarihte kesinti uygulanacak tutar için önceden avans ödemesi yapıldığı gerekçesiyle avans artığı faizi adı altında ayrı bir kesinti yapıldığının tespit edildiğini, ancak yapılan kesintinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek; davalı Kurumun faiz adı altında yaptığı kesintinin haksız olduğunun tespiti ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, şimdilik 20.000,00 TL'nin davalıdan tahsilini talep etmiş; 01.03.2021 tarihli dilekçesiyle talebini bilirkişi raporu doğrultusunda 1.574.858,92 TL'ye yükselttiklerini bildirmiştir. 3. Davacı vekili birleşen 2018/604 E. sayılı davada; müvekkili şirketin bünyesinde faaliyet gösteren Özel ... Hastanesi tarafından sunulan sağlık hizmetlerine ilişkin Aralık 2009 ilâ Kasım 2019 dönemi faturalarının incelenmesi sonucunda, Kurum tarafından 60 günlük süre içinde incelenmeyen fatura bedellerinden mutabakat yapıldığı tarihte kesinti uygulanacak tutar için önceden avans ödemesi yapıldığı gerekçesiyle avans artığı faizi adı altında ayrı bir kesinti yapıldığının tespit edildiğini, ancak yapılan kesintinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek; davalı Kurumun faiz adı altında yaptığı kesintinin haksız olduğunun tespiti ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, şimdilik 20.000,00 TL'nin davalıdan tahsilini talep etmiş; 01.03.2021 tarihli dilekçesiyle talebini bilirkişi raporu doğrultusunda 456.830,12 TL'ye yükselttiklerini bildirmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili; 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigorta Kanunu'nun (5510 sayılı Kanun) 97. maddesinin 7. fıkrasında; "Sağlık Hizmeti Sunucuları sunmuş oldukları hizmetlere ilişkin bir ay içerisinde düzenledikleri fatura ve eki belgeleri izleyen ayın on beşine kadar Kuruma teslim ederler. Fatura teslim tarihi; süresi içinde teslim edilen faturalar için teslim edildiği ayın 15. günü, teslim edilmeyen faturalar için ise teslim edildiği ayı takip eden ayın on beşinci günü olarak kabul edilir. Fatura bedelinin tamamı, fatura teslim tarihinden itibaren 60 gün içinde sağlık hizmet sunucularına avans olarak ödenir. Fatura ve eki belgeler, fatura teslim tarihinden itibaren üç ay içinde incelenerek avans hesabı kapatılır. İnceleme süresinin takip eden mali yılı sirayet etmesi veya süresi içinde kapatılmaması durumunda avans artıkları hakkında 5018 sayılı Kanun'un 35 inci maddesi hükümleri uygulanır." hükmünün yer aldığını, 5018 sayılı Kanunun 35. maddesinin de "Süresi içinde mahsup edilmeyen avanslar hakkında 27.01.1953 tarihli ve 6183 sayılı Kanun hükümleri uygulanır." şeklinde düzenlendiğini, buna göre davacı hakkında uygulanan kesinti işleminin sözleşmeye ve mevzuata uygun olduğunu savunarak, davaların reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; asıl ve birleşen iki dosya yönünden alınan bilirkişi raporu doğrultusunda, davalı Kurumca yapılan kesintilerin "Fatura Bedellerinin Ödenmesi" konulu Genelgenin ilgili maddeleri, yine 08.03.2017 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan Ödeme Usulüne İlişkin Yönetmeliğin "Ödeme İşlemleri" başlıklı maddeleri ile 5510 sayılı Kanunun 97/7 maddesi uyarınca, fatura ve eki belgelerin fatura teslim tarihinden itibaren 3 ay içinde incelenerek avans hesabının kapatılması gerektiği, bu kapsamda asıl ve birleşen davalara konu faturaların davalı Kurumca incelenmesi işlemlerinin 3 aylık süreden sonra tamamlanmış olup yapılan kesintilerin kanuna uygun olmadığı ve 5510 sayılı Kanuna 6486 sayılı Kanun'un 6. maddesiyle eklenen Geçici 49. maddesinde de belirtildiği üzere üç aylık dönem sonrasında yersiz ödeme yapıldığının tespiti halinde faiz istenmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle; asıl ve birleşen davaların kabulü ile kesinti işlemlerinin iptaline, asıl dava yönünden 171.471,67 TL, birleşen 2018/602 E. sayılı dava yönünden 1.574.858,92 TL ve birleşen 2018/604 E. sayılı dava yönünden 456.830,12 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiş; karara karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; tüm dosya kapsamına göre, İlk Derece Mahkemesince verilen kararda herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle, başvurunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili; 5510 sayılı Kanun'a eklenen Geçici 49. maddenin 29.05.2013 tarihinde yürürlüğe girdiğini, davacının ise 16.01.2012 tarihinden önce sunduğu faturaların incelenmesi sonucu yersiz ödeme olarak tespit edilen Kurum alacağına yasal faiz uygulanmasında hukuka aykırılık bulunmadığını; asıl davada davacı tarafından yatırılan ıslah harcının müvekkili Kurumdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiş ise de müvekkilinin harçtan muaf olması nedeniyle bu hükmün hatalı olduğunu ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; davalı Kurum tarafından sağlık hizmeti satın alma sözleşmesine dayalı olarak davacının hak edişlerinden avans artığı faizi adı altında yapılan kesintinin iptali ile kesilen bedelin iadesi istemine ilişkindir. 1. Dosya içerisinde bulunan belgelere göre davalı Kurumun, davacıya ait faturaların incelemesini 5510 sayılı Kanun'un 97/7 maddesi uyarınca üç aylık sürede tamamlamayarak kusurlu davrandığı açık olduğundan, bu düzenlemeye bağlı olarak yapılan avans ödemelerinden hatalı faturalandırma nedeniyle uygulanacak kesintilerin yersiz ödeme kabul edilemeyeceği gibi, bu kesintiler nedeniyle Kurum tarafından faiz de istenemeyeceği, yasal dayanağı olmayan faiz kesintisi uygulanmasına dair Kurum işleminin yerinde olmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin aşağıdaki bendin dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 2. 5502 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumuna ilişkin Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun'un 36/1 maddesi uyarınca davalı Kurum yargı harçlarından muaf olmasına rağmen, İlk Derece Mahkemesince asıl dava yönünden davacı tarafça yatırılan ıslah harcının davalı Kurumdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiş olması usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirir. Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/2 maddesi uyarınca temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılması ve asıl dava yönünden İlk Derece Mahkemesince verilen kararın düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının asıl davaya ilişkin 4. bendinde yer alan "Davacı tarafından yapılan 2.168,50 TL gider avansı ile 36.000,00 TL ıslah harcının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine," ibaresinin çıkartılarak yerine "4-Davacı tarafından yapılan 2.168,50 TL gider avansının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, davalı Kurum harçtan muaf olduğundan davacı tarafından yatırılan 36.600,00 TL ıslah harcının talebi halinde iadesine," bendinin yazılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.