Yargıtay Kararları › Yargıtay 3. Hukuk Dairesi › Mart 2025 › 2024/2439 E., 2025/1782 K.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2024/2439 E., 2025/1782 K. (20.03.2025)

Mahkeme
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/2439
Karar No
2025/1782
Karar Tarihi
20.03.2025

3. Hukuk Dairesi 2024/2439 E. , 2025/1782 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/3894 E., 2024/1182 K. DAVA TARİHİ : 27.01.2023 İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 44. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/28 E., 2023/259 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili; davacının sahibi bulunduğu çay ocağının işletmeleri için ... ve ...'e verdiğini, bu şahıslar çay ocağını işletirken 24.01.2023 tarihinde davalı tarafından kaçak elektrik kullanıldığına dair tespit tutanağı düzenlendiğini, işyerinde haksız ve eksik değerlendirme sonucu tutanak tutularak yüksek miktarda elektrik cezası kesildiğini, tutanak tutulurken ayrı bir hat çekildiğinin tespit edildiğini, davacının bu hattan haberi olmadığını, kesilen cezadan işyerini fiili olarak işleten kişilerin sorumlu olduğunu, davacının haksız fiil niteliğinde olan kaçak elektrik kullanımından dolayı sorumlu olmadığını ileri sürerek; 24.01.2023 tarihli tahakkuk ettirilen kaçak elektrik kullanım tespit tutanağı ile 388.170,84 TL ve 133.862,48 TL olmak üzere toplam 522.033,32 TL lik faturaların iptali ile davacının davalı şirkete borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili; 24.01.2023 tarihinde davacıya ait mahalde kaçak elektrik tespiti amacıyla davalı şirket görevlileri tarafından yapılan kontrollerde ayrı bir hat çekmek suretiyle sayaçtan geçirmeksizin elektrik enerjisi tüketmek yoluyla kaçak elektrik kullandığının tespit edilmesi üzerine kaçak elektrik tutanağının tanzim edildiğini, davalı şirket tarafından tespiti yapılan borç nedeniyle davacı aleyhine icra takibi başlatıldığını, davacının davaya konu adreste yer alan çay ocağını iş yerini işletmeleri için ... ve ...'e verdiğini yönündeki iddiasını ispata yarar hiçbir somut veri bulunmadığını, davacı tarafından sunulan kira sözleşmesinin her zaman düzenlenebilir nitelikte olduğundan tek başına davacının iddiasını ispatlamaya yeter olmadığını, davacı şirketin kaçak elektrik kullanmadığı yönündeki iddiasını ispatla mükellef olduğunu savunarak; davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; menfi tespit davalarında ispat yükünün alacaklı olduğunu iddia eden tarafa düştüğü, ispat yükünün davalı ... şirketinde olduğu dikkate alındığında davacının davaya konu fatura dönemindeki tüketimlerinin tereddütsüz bir şekilde belirlenmesinin gerektiği, bilirkişiler tarafından davaya konu edilen fatura dönemlerindeki elektrik tüketim bedellerinin, Yönetmelik hükümleri dikkate alınmak suretiyle yapılan hesaplamasında davacı hakkında 24.01.2022-28.07.2022 dönemi yönünden tanzim olunan 133.862,48 TL bedelli fatura yönünden davacının sorumlu olduğu borç miktarının 77.271,87 TL, 28.07.2022-24.01.2023 dönemi yönünden tanzim olunan 388.170,84 TL bedelli fatura yönünden davacının sorumlu olduğu borç miktarının ise 18.274,25 TL olarak belirlendiği, raporun denetime uygun ve hüküm kurmaya elverişli olduğu gerekçesiyle; davanın kısmen kabulüne, davacının davalıya 25.01.2023 tarihli ve 133.862,48 TL fatura yönünden 56.590,61 TL, 25.01.2023 tarihli ve 388.170,84 TL bedelli fatura yönünden 369.896,59 TL tutarlarında borçlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar vermiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; yargılama sırasında alınan bilirkişi heyet raporunda, davacının kaçak tüketim bedelinin 18.274,25 TL, ek tüketim bedelinin 77.271,87 TL olarak hesaplandığı, davacının kaçak elektrik enerji borcunun 95.546,12 TL olduğu, toplam tahakkuk tutarı olan 522.033,32 TL'nin 426.487,20 TL'sinden davacının davalıya borçlu olmadığının belirlendiği, kaçak tutanak tarihindeki ilgili Yönetmelik hükümleri çerçevesinde harici hattan elektrik kullanımının kaçak tüketim olduğu gözetilerek, davacının 29.01.2022-24.01.2023 arasında 360 gün kaçak elektrik enerjisi tükettiği, tespit tarihinden önceki son endeks okuma tarihinin 28.12.2022, kaçak tespit tarihinin 24.01.2023, kaçak başlangıç tarihinin 29.01.2022 olduğu, 28.12.2022-24.01.2023 arasındaki 27 günlük sürenin kaçak tüketim süresi olarak belirlendiği, ayrıca 29.01.2022 -28.12.2022 arasındaki 333 günlük süre de ek tüketim süresi olarak hesaplandığından, bu durumda 28.12.2023-24.01.2023 arasındaki 27 günlük tüketim kaçak tarifesinden, 29.01.2022 -28.12.2022 arasındaki 333 günlük tüketim de normal tarifeden hesaplanmasında hukuka aykırılık görülmediği, dava konusu yerin çay ocağı olması nedeniyle 8 saatlik çalışma süresinden hesaplama yapılmasının usule uygun olduğu, daha fazla çalışma yapıldığının davalı tarafından ispatlanamadığı, bilirkişi heyet raporunun taraf, Mahkeme ve Yargıtay denetimine elverişli bulunduğu gerekçesiyle, istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili; yapılan yargılamada mahallinde keşif yapılması talep edilmesine karşın, olay yerinde keşif yapılmadan bilirkişi raporu düzenlendiğini, keşif yapılması halinde elektrik ile çalışan fazla malzeme olmadığının ve bu kadar elektrik harcanamayacağının açıkça ortaya çıkacağını, kaçak elektrik tutanağı tutulduktan sonra dosyaya sunulan elektrik faturalarından da anlaşılacağı üzere aylık 1.700,00 TL civarında fatura düzenlendiğini, ek tüketim bedelinin fahiş olarak uygulandığını, raporda kaçak tüketim bedelinin 18.274,25 TL, ek tüketim bedelinin 77.271,87 TL hesaplandığını, bu hesaplamanın tamamen tek taraflı bir hesaplama olup, açıkça tüketici aleyhine bir durum oluşturduğu gibi Anayasa'da yer alan eşitlik ilkesine açıkça aykırı olduğu için kabul etmediklerini, bilirkişi raporunda hem kaçak elektrik bedeli, hem de ek tüketim bedelinin hesaplandığını, bir yıllık faturaların bedeli 20.000,00 TL'yi geçmediği halde farklı kalemlerde hesaplama yapılarak tamamen davalı şirketin lehine 5 katı olacak şekilde hesaplama yapıldığını, davacıya ait işyeri cami altında yer alan çay ocağı olduğundan bu kadar yüksek elektrik tüketimi olmasının mümkün olmadığını ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir. 2.Davalı vekili; alınan bilirkişi raporunun eksik incelemeye dayandığını, davalı şirket tarafından 28.07.2022-24.01.2023 tarihleri arası 180 gün için kaçak tarifesi üzerinden; 24.01.2022-28.07.2022 tarihleri arası 185 gün için ise normal tarife üzerinden hesaplama yapıldığını, dosyaya sunulan bilirkişi raporunda ise 27 günlük kaçak tüketimin baz alındığını ve 333 günlük normal tarifeden hesaplama yapıldığını, bu hesaplamanın anlaşılamadığını, davaya konu adres için 14 saat üzerinden hesaplama yapılması gerekirken bilirkişice 8 saat üzerinden hesaplama yapılmış olmasının hatalı olduğunu, kaçak tutanaklarının aksi sabit olana kadar geçerli bulunduğunu, davalının kaçak tahakkuk hesabının mevzuata uygun olduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, kaçak elektrik kullandığı iddiasıyla tahakkuk ettirilen kaçak kullanım bedelinin tahsili için başlatılan takip nedeniyle menfi tespit istemine ilişkindir. Temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, özellikle alınan bilirkişi raporunun taraf, Mahkeme ve Yargıtay denetimine elverişli bulunmasına, kaçak tutanak tarihindeki Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği hükümleri çerçevesinde yapılan hesaplamada usule aykırılık bulunmadığının anlaşılmasına göre, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz harçlarının temyiz edenlere yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 5afdbc67927792b2 55fd98080df7abec

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi – Mart 2025 kararlarının tamamı