Yargıtay Kararları › Yargıtay 3. Hukuk Dairesi › Mart 2025 › 2024/2436 E., 2025/1783 K.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2024/2436 E., 2025/1783 K. (20.03.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/2436
Karar No
2025/1783
Karar Tarihi
20.03.2025
Konu
Tazminat

3. Hukuk Dairesi 2024/2436 E. , 2025/1783 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/162 E., 2024/893 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 34. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/5 E., 2022/348 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili; dava dışı ... Limited Şirketi adına kayıtlı olan ... Plaka sayılı aracın üzerine sahte olarak haciz şerhi konulup icradan satışı yapılmış gibi tescil evrakı düzenlenerek... adına tescilinin sağlandığını, bu sahte işlemlerin icra müdür yardımcısı ...'nın e imzası kullanılarak yapıldığını, daha sonra aracı müvekkili şirketin satın aldığını, dava dışı ... Limited Şirketinin araç mülkiyetinin tespiti davasını kazanarak söz konusu aracı davacıdan geri aldığını ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, icra müdür yardımcısının kusurlu işlemleri sebebi ile 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 5.maddesi uyarınca uğranılan 99.000,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili; zararla icra memurunun işlemi arasında bir illiyet bağı bulunmadığını, davacıya aracı satan kişinin ... Olduğunu, davacının parayı ödediği kişiye karşı sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre dava açması gerektiğini, davacının icra dosyasında taraf sıfatı olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava dışı ... Limited Şirketi tarafından açılan araç mülkiyetinin tespiti davasında, aracın davacının elinden rızası ile çıktığından ve davalı iyiniyetli olduğundan 99.000,00 TL bedelin davalıya ödenmesine karar verildiği ve kararın kesinleştiği, Ağır Ceza Mahkemesinde görülen davada icra müdür yardımcısının dava konusu suçu işlediğine dair delil elde edilemediği ve işlem yaptıkları bilgisayarların gün içinde açık olması nedeniyle başka birileri tarafından da kullanılma durumunun olabileceği gerekçesiyle beraatine karar verildiği, ilgili personelin kusuru bulunmadığının ceza dosyası kapsamında sabit olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; icra memurlarının elektronik imzalarının organize ve hukuka aykırı bir şekilde dava dışı kişilerce ele geçirilerek kullanılması sonucu aracın dava dışı kişi adına tescil edildiği, davacının aracı icra müdürlüğünden hukuka aykırı işlemlerle satın alarak adına tescil ettiren dava dışı kişiden tescil kayıtlarına güvenerek satın aldığı, zararın meydana gelmesinde icra memurunun kusuru bulunmadığı 2004 sayılı Kanun'un 5. maddesindeki şartların oluşmadığı gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; dava konusu aracın müvekkili şirketin mülkiyetine geçiş sürecinden önce icra dosyasında yapılan tüm işlemlerde icra müdür yardımcısının ıslak imzası bulunduğunu, yine UYAP üzerinden yapılan tüm işlemlerde bu kişinin elektronik imzasının kullanıldığını, bu kişilerin elektronik imzalarına sahip çıkması ve üçüncü kişiler tarafından kullanılmasını engellemeleri gerektiğini, bu imzanın üçüncü kişilerce kullanılabileceğinin kabulünün mümkün olmadığını, imzaya sahip çıkılmamasının zararının müvekkilince ödenemeyeceğini, icra müdürünün ceza dosyasında beraat etmiş olmasının kusursuz olduğu anlamına gelmediğini, kusurunun olup olmadığının değerlendirilmesi gerektiğini, aracın davacının elinden mahkeme kararıyla çıktığını, icra müdürünün kusurlu eylemleri ile zarar arasında illiyet bağı olduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 2004 sayılı Kanun'un (2004 sayılı Kanun) 5. maddesi gereğince icra memurunun kusurundan kaynaklanan zararın tazmini istemine ilişkindir. Temyiz olunan kararda belirtilen gerekçeye, özellikle davalı Bakanlığın meydana gelen zararlardan sorumlu olabilmesi için; görevlilerin kusurlu hareket etmesi, bu hareket sonucu zararın doğmuş olması ve zararla hareket arasında illiyet bağının bulunmasının gerekmesine, yapılan işlemlerde icra memurunun hukuka aykırı ve kusurlu bir işleminin bulunmamasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 7cfcfd0dcb80bccc f5990054d8c88921

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi – Mart 2025 kararlarının tamamı