3. Hukuk Dairesi 2024/2430 E. , 2025/1785 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2018/183 E., 2018/1122 K. Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiş, Mahkemece temyiz başvurusunun yapılmamış sayılmasına dair verilen ek karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, Mahkemece, temyiz harcı ve gider avansının tamanlanmadığı gerekçesiyle, 30.01.2019 tarihli ek karar ile davacı tarafça temyiz yoluna başvuru yapılmamış sayılmasına karar verilmiş ise de; davacı vekiline temyiz harcı ve gider avansının tamamlanması için muhtıranın fiziken tebliğe çıkartıldığı, muhtıranın 14.01.2019 tarihinde vekilin çalışanına tebliğ edildiği görülmüştür. 01.01.2019 tarihinde yürülüğe giren 7101 sayılı bazı kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanunun 48. maddesi ile değiştirilen 7201 sayılı tebligat kanunun 7/a-9 maddesine göre avukatlara elektronik tebligat zorunluluğu getirilmiştir. Harcın yatırılması için muhtıra davacı vekilinin çalışanına fiziken 14.01.2019 tarihinde tebliğ edildiğinden ve elektronik tebligat zorunluluğuna uyulmadığından tebligatın usulsüz olduğu anlaşılmakla; mahkemenin temyiz yoluna başvuru yapılmamış sayılmasına dair 30.01.2019 tarihli ek kararının kaldırılmasına, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili; davalı elektrik şirketinin düzenlediği faturalar ile davacıdan hukuka aykırı olarak kayıp-kaçak, sayaç okuma, ..., iletim, dağıtım bedeli ve bu bedeller üzerinden TRT payı ve KDV adı altında fazladan ücret tahsil ettiğini, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 21.05.2014 tarihli ve 2013/7-2454 E., 2014/679 K. sayılı ilamı ile bu bedellerin iadesinin istenebileceğine karar verildiğini ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakkı saklı kalmak kaydıyla, şimdilik 2.000,00 TL'nin işleyecek faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili; EPDK kararlarının iptali hususunda idari yargının görevli olduğunu, kayıp-kaçak ve diğer bedellerin ilgili mevzuat çerçevesinde abonelere yansıtıldığını ve uygulanmasının yasal bir zorunluluk olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 11.02.2016 tarihli kararıyla; EPDK tarafından onaylanarak yürürlüğe giren tarifelerin, mevzuat kapsamında dağıtım şirketlerince aynen uygulanmasının yasal bir zorunluluk olduğu, EPDK Kararları'nın iptali hususunda ilk derece mahkemesi sıfatıyla Danıştayın görevli olduğu gerekçesiyle, dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmiş; karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ 1. Dairece verilen 28.12.2017 tarihli ilamla; ''..dava, yersiz tahsil edildiği iddia edilen, elektrik faturalarına yansıtılan kayıp-kaçak bedeli, dağıtım bedeli, sayaç okuma bedeli, perakende satış hizmeti bedeli ve iletim bedeli adı altında haksız tahsil edildiği iddia edilen bedellerin istirdadına ilişkin olup; uyuşmazlık taraflar arasındaki abonelik sözleşmesine dayalı özel hukuk ilişkisinden kaynaklandığından, davada; EPDK kararlarının kanuna aykırı olduğu iddia edilerek, iptali istenmediğine ve davalının hizmet kusuruna dayalı olarak nitelendirilebilecek bir talep bulunmadığına göre; davaya bakmaya Adli Yargı'nın görevli olduğu, Mahkemece; davacı ve davalının tüm delilleri toplanarak, bu davanın görülmesi sırasında yürürlüğe giren 6719 sayılı Kanunla değişik 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanununun 17. maddesi ile Geçici 19. ve 20. maddeleri de dikkate alınarak bir karar verilmesi gerekirken; yazılı şekilde davanın usulden reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğu" gerekçesi ile kararın bozulmasına karar verilmiştir. 2. Bozmaya uyan Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; 6719 sayılı Kanunun 21. maddesi ile 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu'nun 17. maddesine eklenen 10 numaralı bend ile dava konusu uyuşmazlığın da özünü oluşturan bedeller konusunda, davanın açıldığı tarihteki içtihat durumundan farklı ve yeni bir düzenleme getirildiği, geçici 20. maddeyle anılan düzenlemenin devam etmekte olan davalarda da uygulanacak şekilde geçmişe yürütüldüğü, yargılama sırasında yürürlüğe giren 6719 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik neticesinde davanın konusuz kaldığı gerekçesiyle, esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; 6446 sayılı Enerji Piyasası Kanunu'na eklenen Geçici 20. madde ile değişik 17. maddenin Anayasa'ya ve hukuka aykırı olduğunu, adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini, davanın kabulü gerektiğini, ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, elektrik abonelerinden tahsil edilen kayıp-kaçak, dağıtım, iletim, sayaç okuma ve perakende satış hizmet bedellerinin istirdadı istemine ilişkindir. Temyize konu edilen Mahkeme kararının Dairemizin yerleşmiş içtihatlarına uygun bulunmasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Temyiz olunan Mahkemenin temyiz yoluna başvuru yapılmamış sayılmasına ilişkin 30.01.2019 tarihli ek kararın KALDIRILMASINA, 2. Temyiz olunan Mahkeme kararının ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın Mahkemesine iadesine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Geçici 3. maddesi atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 440. maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren 15 günlük süre içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 20.03.2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! dc3bf5617fcf220e cec5164d275a8983