Yargıtay Kararları › Yargıtay 3. Hukuk Dairesi › Mart 2025 › 2024/1437 E., 2025/1769 K.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2024/1437 E., 2025/1769 K. (20.03.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/1437
Karar No
2025/1769
Karar Tarihi
20.03.2025
Konu
Tazminat, Tapu

3. Hukuk Dairesi 2024/1437 E. , 2025/1769 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1657 E., 2024/273 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Amasya 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/310 E., 2023/498 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı-karşı davalı vekili ve davalı-karşı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili; davalı ...'in müvekkilinin babası ve diğer davalıların ise kardeşi olduğunu, müvekkili tarafından Amasya ... ...Mahallesi, 1049 ada 6 nolu parseldeki hisselerin 1985 yılından itibaren dönem dönem satın alınarak, tapusunun geçici olarak davalı babası ... adına yapıldığını, bilahare müvekkilinin 1991 yılında ...Ltd.Şti.'yi kurduğunu ve davalı kardeşlerini bu şirkete ortak yaptığını, taşınmazın tüm hisseleri alındıktan sonra taşınmaza kurduğu şirket tarafından 1993 yılında otel inşaatı yapılmaya başlandığını, 1998 yılında davalı kardeşlerin şirketten ayrıldığını, bu ayrılış sırasında 02.07.1998 tarihli "Kişisel Mal Varlıkları Dağıtımı" evrakları ve 16.09.1998 tarihli "Anlaşma Tutanağı"nın imzalandığını üzerinde emanet tapular bulunan davalı baba ...'in de sözleşmeyi imzaladığını, ancak davalıların sözleşmeye uymadıklarını, otel inşaatını bitirmediklerini ve taşınmazın tapusunu müvekkiline geri vermediklerini, 31.10.1999 tarihinde inşaatın durduğunu, davalı ... ve ...'ın davalı ... aleyhine dava açarak taşınmaza tedbir koydurduklarını, davalı baba ...'in kendisine açılan davalar nedeniyle tapuyu devredemediğini, tedbirler kalkınca devredeceğini beyan ederek müvekkiline taahhütname verdiğini, müvekkili tarafından açılan tapu iptal ve tescil davasının kesinleştiğini, 1999 yılında duran inşaat devam etseydi veya müvekkilinin tapusu verilseydi, otelin kısa sürede tamamlanacağını ve gelir getirmeye başlayacağını, davalıların müvekkilinin açtığı tapu iptal ve tescil davasını kötüniyetli bir şekilde uzattıklarını belirterek, dava tarihinden geriye dönük olarak 10 yıl boyunca davaya konu taşınmazın otel veya işyeri olarak kira getirisinin veya kar kaybının, yine inşaatın tamamlanmayıp çürümesi, yıpranması nedeniyle oluşan zararın keşif ve bilirkişi raporu ile tespiti ile bu bedelin davalılardan tahsilini istemiş,15.06.2023 tarihli bedel artırım dilekçesiyle, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 2.005.424,50 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini istemiştir.

II. CEVAP 1.Davalı ... ve ... vekili; davanın zamanaşımına uğradığını, husumet itirazlarının olduğunu, davacının müvekkillerinin babasını sürekli tehdit, baskı altına alarak otel binasını elde ettiğini, babaları ...'in davacı oğlundan korkarak ona belge vererek davayı kazanmasını sağladığını, müvekkillerinin 2002 yılında inşaatı durdurduklarını, o tarihten itibaren inşaatta zilyetliklerinin kalmadığını, davacı ile babaları ...'in müvekkillerini o binaya sokmadığını, binanın fiili zilyetliğinin bugüne kadar davacı elinde olduğunu, bu nedenle davacının iddialarının gerçek dışı olduğunu, tedbir kararının sadece tapuda taşınmazın devrinin önlenmesine dair olduğunu, inşaatın yapılmasına engel bir durumun olmadığını, kimsenin kendi koydurduğu tedbirden dolayı tazminat isteyemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir. 2.Davalı ... vekili; davanın zamanaşımına uğradığını, davacının müvekkilini baskı altında tutarak ve korkutarak elinden belgeler aldığını, dava konusu taşınmazın hisseler halinde 1983 yılından 1993 yılına kadar müvekkili tarafından satın alındığını ve tevhid edildiğini, o tarihte davacının 21 yaşında olduğunu ve müvekkilinin yanında inşaat işlerinde çalışıp ona yardım ettiğini, davacının inanç sözleşmesi diye adlandırılan sahte belgeyi dayanak yaparak açtığı tapu iptal ve tescil davasını kazandığını savunarak, davanın reddini istemiş; karşı davada ise; dava konusu binanın yapılmasında davacının hiçbir payının ve katkısının olmadığını, kardeşler anlaşamayınca müvekkilinin onlara ait şirketlere otel inşaatı yaptırdığını, bedelini de kendisinin ödediğini, dava konusu taşınmaz üzerinde yapılan binanın değeri kadar davacının sebepsiz zenginleştiğini, müvekkilinin inşaatı %80 seviyelerine kadar getirdiğini, bina inşaatını yapan ... İnşaat'ın müvekkiline karşı açtığı alacak davasının karar bağlandığını ve icra yoluyla alacağın tahsil edildiğini belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı olmak üzere 1.100.000,00 TL alacağın yasal gecikme faiziyle birlikte karşı davalıdan tahsilini istemiş, 22.06.2023 tarihli tarihli ıslah dilekçesiyle, talebini 2.750.000,00 TL'ye yükseltmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı ile davalı ... arasında inanç sözleşmesinin kurulduğunu gösteren "Taahhütname" başlıklı belge incelendiğinde; davalı ...'in "Amasya ili, ....ilçesi, ... Mahallesi, 1049 ada 6 parselde bulunan gayrimenkulün tapu kaydı benim adıma yapılmakla birlikte oğlum ... tarafından satın alınmış üzerine otel inşaatı yapılmıştır. Bu otel inşaatını ve gayrimenkulü diğer çocuklarım... ve ...'ın bana dava açıp gayrimenkule tedbir koydurmaları nedeniyle oğlum ...'a devredemedim, bu davalar neticesinde tedbirler kaldırıldığında bu gayrimenkul ve otel inşaatını oğlum ...'a hiçbir şart ileri sürmeksizin iade etmeyi taahhüt ediyorum." şeklinde beyanda bulunduğu, işbu yazılı belgenin davalı ... tarafından imzalandığı, taraflar arasındaki uyuşmazlığın işbu yazılı belge çerçevesinde değerlendirilmesinin gerektiği, taahhütname başlıklı belge içeriği ve kesinleşen dava dosyası kapsamında, davacı ile davalı ... arasında dava konusu taşınmazın mülkiyetinin devri konusunda inanç sözleşmesinin kurulduğunun sabit olduğu, borcun ifa edilmemesi durumunda alacaklının seçimlik haklarından dilediğini kullanabileceği, sözleşme kapsamında davalı ...'in, taşınmazı üzerindeki otel inşaatıyla birlikte davacıya devir borcu altına girdiği ancak kendisine karşı açılan tapu iptal ve tescil davasında davanın reddini talep ederek borca aykırı davrandığı ve davacının zarara uğradığı sonucuna varıldığı, diğer davalılar... ve ... yönünden yapılan değerlendirmede ise; işbu davalıların yukarıda bahsedilen inanç sözleşmesinin tarafı olmadıkları, her ne kadar davalıların ortağı oldukları şirket ile taşınmazın satışına dair davalı ... arasında 31.03.2010 tarihli satış vaadi sözleşmesi akdedilmiş ise de bu hususun tek başına muvazaanın varlığını ispata yeterli olmadığı, yine "kişisel mal varlıkları dağıtımı" başlıklı belgede de, şirkete bağlı otel inşaatının imkanlar dahilinde... ve ... tarafından devam ettirileceğinin kararlaştırıldığı, bu hükmün kesin nitelikte olmadığı da gözetildiğinde geçerli bir borçlandırıcı işlem niteliğinde olmadığı, tüm bu hususlar birlikte gözetilerek meydana gelen zarardan davalılar... ve ...'ın sorumlu olmadıkları kanaatine varıldığı, davalı ...'in taahhütname başlıklı belgeyle taşınmazı otel inşaatıyla birlikte devretme borcu altına girdiği, otel inşaatını tamamlama borcu bulunmadığından davacının kira gelirinden yoksun kaldığının kabulünün mümkün olmadığı ancak davalı ...'in, dava konusu taşınmazın mülkiyetini zamanında devretmeyerek borca aykırı davranışı sonucunda taşınmaz üzerindeki otelin yıpranmasına sebebiyet verdiği, Mahkemece yapılan keşif sonucunda alınan 28.03.2022 tarihli bilirkişi heyet raporunda, otelin %5 oranında yıprandığının tespit edildiği, söz konusu bilirkişi raporunda her ne kadar yapının %100 tamamlandığı kabul edilerek yıpranma bedeli 211.600,00 TL olarak belirlenmiş ise de, bilirkişi heyeti tarafından hesaplama hatası yapıldığı anlaşılmış olup, otelin tamamlanan %65'inin yapı değeri olan 2.750.000,00 TL'nin %5'inin Mahkemece re'sen 137.500,00 TL olarak hesap edildiği, karşı dava yönünden yapılan değerlendirmede; davalı ... ve ...'ın ortağı oldukları ... Proje...A.Ş ile ... arasında Mahkemenin 2007/130 E., 2014/214 K. sayılı dosyasında, otelin 1998-2002 yılları arasındaki imalatları nedeniyle davacı şirket lehine 48.067,87 TL'ye hükmedildiği, hükmedilen bedelin ... aleyhine infaz edildiği, davaya konu imalatların taahhütname tarihinden önce gerçekleştiği, bu kapsamda taşınmazın mülkiyetinin devriyle birlikte dava konusu otelin mülkiyetinin de davacı ...'ya geçmesinin hukuken geçerli bir sebebe dayandığı, böylelikle sebepsiz zenginleşmenin hukuki koşullarının somut olayda oluşmadığı gerekçesiyle, asıl dava yönünden; davanın kısmen kabulüne, 137.500,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, davalılar ... ve ... yönünden davanın reddine, ... tarafından açılan karşı dava yönünden; davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı-karşı davalı vekili ve davalı-karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dosyadaki belgelere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve Dairece de benimsenen gerekçe içeriğine göre, İlk Derece Mahkemesi kararında davanın esasıyla ilgili tarafların gösterdiği hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, asıl davanın tazminat, karşı davanın ise alacak istemine ilişkin olması sebebiyle hükmedilen vekalet ücretlerinin de yerinde olduğu, kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığı gerekçesiyle, istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı-karşı davalı vekili ve davalı-karşı davacı vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır. V.TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı-karşı davalı vekili vekili; müvekkilinin zararının otel inşaatının tamamlanmamasından kaynaklandığını, taşınmaz eğer zamanında devredilseydi müvekkilinin otel inşa ederek kira geliri elde edeceğini, davalı ...'in taahhütnamenin yanında sözleşmedeki yükümlülüklerini de yerine getirmediğini, davalının otel inşaatını bitirme yükümlülüğünün olmasının şart olmadığını, otel inşaatının bitirilmesine mani olmasının da bu sorumluluğu doğurduğunu, diğer davalıların 1998 tarihli sözleşmeye göre şirketi müvekkiline bıraktıklarını, otel inşaatının tamamlanmasını üstlendiklerini ancak borçlarını ödemediklerini, davalı ... ve ...'ın davalı ...'e dava açarak dava konusu taşınmaza tedbir koydurarak taşınmazın müvekkiline devrini engellediklerini, davalı ...'in de bu tedbiri bahane ederek müvekkiline taşınmazın tapusunu devretmediğini, davalıların birlikte hareket ettiklerini, binanın projeye uygun yapılmaması nedeni ile yeniden yapılacak yıkım ve tadilat giderlerinin bilirkişi raporunda hesaplanmadığını, binanın riskli yapı durumuna gelmesi ve yıkılması da dikkate alınarak bu hususta ek rapor alınması taleplerinin reddedildiğini, binanın ticari bir bina olduğu dikkate alınarak binanın getirisinin hesaplanması gerektiğini ifade ederek; kararın bozulmasını istemiştir. 2. Davalı-karşı davacı vekili; zamanaşımı itirazlarının kabul edilmesi gerektiğini, taşınmaz üzerindeki tedbirlerin tapu devrini önlemeye yönelik olduğunu, tedbir kararının davacının inşaat yapmasına engel olmadığını, davacının müvekkilini korkutarak, baskı altında taşınmazlarını ele geçirdiğini, müvekkilinin Mahkeme kararı ile elinden alınan arsa üzerine yaptığı inşaat bedelini ödemek zorunda kaldığını, davacının ...Proje...Ltd.Şti.'nin işi bıraktığı 2022 tarihinden itibaren inşaatta fiili hakimiyetini sürdürdüğünü, yani inşaatı devam ettirmesine engel bir durumun olmadığını, inşaattaki %5 oranındaki yıpranma bedelinden müvekkilinin sorumlu tutulmasının doğru olmadığını, dava konusu taşınmaz üzerinde yapılan binanın değeri kadar davacının sebepsiz zenginleştiğini, vekalet ücretlerinin yanlış hesaplandığını ifade ederek; kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, inanç sözleşmesine aykırılıktan doğan maddi zararın tazmini istemine, karşı dava ise, sebepsiz zenginleşmeye dayalı alacak istemine ilişkindir. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle kesinleşen dava dosyası kapsamında, davacı ile davalı ... arasında dava konusu taşınmazın mülkiyetinin devri konusunda inanç sözleşmesinin kurulduğunun sabit olduğu, işbu sözleşme kapsamında davalı Selahatin'in taşınmazı üzerindeki otel inşaatıyla birlikte davacıya devir borcu altına girdiği sözleşmeye aykırılık dolayısıyla davacının zarara uğradığı, taşınmaz üzerindeki otelin yıpranmasına sebebiyet verildiğinden, Mahkemece otelin tamamlanan değeri üzerinden bilirkişi raporuyla tespit edilen yıpranma payı oranında yapılan hesaplamanın yerinde olduğu, taraflar arasında imzalanan "Kişisel Mal Varlıkları Dağıtımı" adlı belgede, şirkete bağlı otel inşaatının imkanlar dahilinde... ve ... tarafından devam ettirileceği kararlaştırıldığından meydana gelen zarardan işbu davalıların sorumlu olmadığının anlaşıldığı, karşı davacı bakımından sebepsiz zenginleşmenin hukuki koşullarının somut olayda oluşmadığı, asıl davanın tazminat, karşı davanın alacak istemine ilişkin olması sebebiyle hükmedilen vekalet ücretlerinin yerinde olduğunun anlaşılmasına göre, davacı-karşı davalı vekili ve davalı-karşı davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz edenlere yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,20.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 168cf924752ea35e 55b5ca1ce2abb578

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi – Mart 2025 kararlarının tamamı