Yargıtay Kararları › Yargıtay 3. Hukuk Dairesi › Mart 2025 › 2024/2483 E., 2025/1770 K.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2024/2483 E., 2025/1770 K. (20.03.2025)

Mahkeme
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/2483
Karar No
2025/1770
Karar Tarihi
20.03.2025

3. Hukuk Dairesi 2024/2483 E. , 2025/1770 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/221 E., 2024/312 K. DAVA TARİHİ : 07.07.2021 İLK DERECE MAHKEMESİ : Batman 4. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/381 E., 2022/9 K. Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili; müvekkilinin, davalı İdare ile imzaladığı sözleşme uyarınca, 2020/2021 yılları arasında kontenjanlar dahilinde kayıtları kabul ederek eğitim-öğretim hizmetini sunduğunu, davalı İdare tarafından tanzim edilen tek taraflı soruşturma raporunun müvekkiline tebliğ edilmediğini, bu karar kapsamında müvekkilinin davalı İdare bünyesindeki hak edişlerinden haksız kesinti yapıldığını, kaydı gerçekleştirilen öğrencilere eğitim-öğretim hizmeti sunulmakla birlikte sigorta primlerinin de ödendiğini, öğrenci kayıtlarının zorunlu olarak MEBBİS programı üzerinden davalı İdare tarafından doğrudan gerçekleştirildiğini, bu hususta müvekkiline atfedilecek bir kusur bulunmadığını, İdarenin sisteminden kaynaklı zaafiyet nedeniyle aleyhine işlem tesis edilmesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, 540.144,99 TL'lik haksız kesintinin iadesini ve idari para cezası verilmesine ilişkin işlemin iptalini istemiştir.

II. CEVAP Davalı vekili; işbu davada İdare Mahkemelerin görevli olduğunu, davacının mevzuata aykırı şekilde kendisine tahsis edilen öğrenci kontenjanını aştığını, yanlış bildirimde bulunarak kendisine haksız şekilde ödenek çıkarttığını, E-Okul sistemi üzerinden her ne kadar sistem kayda açık olarak görünse de MEB'e bağlı tüm özel mesleki ve teknik okullarda öğrenci kontenjanının net bir şekilde kurumlara bildirildiğini, kuruma verilen kontenjandan fazla öğrenci kaydı yapılarak fazladan eğitim-öğretim desteği ödenmesine sebebiyet verildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 13.01.2022 tarihli kararıyla, 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu (5580 sayılı Kanun) gereğince davalı İdare tarafından eğitim-öğretim destek bedellerinin iadesi ve idari para cezası kesilmesine ilişkin işlemin, idari işlem mahiyetinde olduğu, 2577 sayılı İdari Yargılama Kanunu'nun 2. maddesi gereğince talebi incelemekle görevli mahkemenin idare mahkemeleri olduğu gerekçesiyle, dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine, davanın esası sonuçlandırılmadığından davalı vekili lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 13.01.2022 tarihli kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin 23.06.2022 tarihli kararıyla; davacı tarafın istinaf başvurusunun reddine, davalı tarafın istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine, davalı lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmesine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ 1. Bölge Adliye Mahkemesinin 23.06.2022 tarihli kararının süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece verilen 22.11.2022 tarihli ilamla; davacının, 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu'na dayanarak, özel hukuk hükümleri çerçevesinde verilen hizmet karşılığı, davalı tarafça haksız kesinti yapıldığı iddiasına dayandığı, davada kamu hukukundan kaynaklanan ve idari yargıda görülmesi gereken idari bir işlem veya hizmetin söz konusu olmadığı, eldeki uyuşmazlığın çözümünde görevli yargı yerinin adli yargı olduğu, Bölge Adliye Mahkemesince; İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ve uyuşmazlığın esası incelenerek bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle, karar davacı yararına bozulmuştur. 2. Bozmaya uyan Bölge Adliye Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; 17.11.2023 tarihli bilirkişi raporunun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğunun anlaşıldığı, olay tarihinde ... Koleji Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesinin "Elektrik Elektronik Teknolojisi" alanında kontenjan sayısının 672 olduğu, Batman Valiliği İl Milli Eğitim Müdürlüğünün 11.03.2021 tarihli ve 18684315-663.07-14 sayılı inceleme-soruşturma raporunun ekinde yer alan tespite göre, o tarihte belirtilen alanda 768 öğrencinin kayıtlı olduğu, buna göre davacının, okulun "Elektrik Elektronik Teknolojisi" alanına kontenjan fazlası 96 öğrenci kaydı yaptığı ve bu öğrenciler için davalıdan eğitim-öğretim desteğinden faydalandığı, bizzat okul müdürünün ifadesinde geçtiği üzere eğitim-öğretim desteği kapsamında olan "Elektrik Elektronik Teknolojisi" alanına, bu kapsamda olmayan "Sivil Havacılık" kontenjanından fazladan öğrenci alımı yapıldığı, bu durumda davacı tarafın kontenjan fazlası olması nedeniyle eğitim-öğretim desteği kapsamında olmayan 96 öğrenci için davalıdan haksız ve hukuka aykırı olarak teşvik aldığı, bu ödemenin davalı tarafça davacının hak edişinden kesilmesinin hukuka uygun olduğu, yine 5580 sayılı Kanun'un 12/4 maddesi uyarınca, söz konusu eğitim-öğretim hizmetini sunan veya yararlananların, gerçek dışı beyanda bulunmak suretiyle fazladan ödemeye sebebiyet vermesi nedeniyle asgari ücretin beş katı olan 14.715,00 TL ceza tutarının da yerinde olduğu, davacıya iadesi gereken bir miktarın olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. VI.TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; bilirkişi raporunun eksik incelemeye dayalı olduğunu, davalı İdare tarafından tek taraflı olarak soruşturma raporu düzenlenmek suretiyle dava konusu işlemlerin uygulandığını, işbu soruşturma raporunun müvekkiline tebliğ dahi edilmediğini, müvekkilinin savunmasının alınmadığını, 5580 sayılı Kanun'un 12. maddesi gereği, müvekkiline ödeme yapılması hususunda 15 günlük sürenin verilmediğini, kesintiyi yapması gereken kurumun Maliye Bakanlığı olduğunu, söz konusu işleminin muhattabı ve sorumlusunun e-kaydı onaylayan ve kabul eden davalı İdare olduğunu, programın fazladan öğrenci alındığını tespit ederek oluşacak kayıtlara provizyon vermemesi gerektiğini, bu anlamda müvekkilin herhangi bir kusur ve ihmalinin bulunmadığını, bilirkişi raporunda bu yönden herhangi bir incelemenin yapılmadığını, davalı İdare tarafından iddia edildiği üzere 96 öğrenci değil, 72 öğrencinin kontenjan fazlası olduğunu, işlemin haksız şart kapsamında olup olmadığının değerlendirilmediğini, müvekkilinin sunmuş olduğu eğitim-öğretim hizmetleri yanında bu fazladan kontenjanlara yönelik ödemek zorunda kaldığı SGK primleri ile diğer eğitim–öğretim masraflarına katlanılması durumunun da hakkaniyet ilkeleri ile bağdaşmadığını, soruşturma raporunda ve bilirkişi kurul raporunda bu hizmetlerin verilmediğine ilişkin hiçbir iddia ve tespitin bulunmadığını ifade ederek; kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, soruşturma raporu sonucunda tesis edilen eğitim-öğretim destek bedelinin iadesi ve idari cezası verilmesi işlemlerinin iptali ile kesintinin iadesi istemine ilişkindir. Temyizen incelenen kararda belirtilen gerekçeye, özellikle davacının kontenjan fazlası öğrenci alarak, eğitim-öğretim desteği kapsamında olmayan 96 öğrenci için davalıdan haksız ve hukuka aykırı olarak teşvik aldığının anlaşılmasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,20.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi – Mart 2025 kararlarının tamamı