Yargıtay Kararları › Yargıtay 11. Hukuk Dairesi › Eylül 2025 › 2025/543 E., 2025/5449 K.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2025/543 E., 2025/5449 K. (17.09.2025)

Mahkeme
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/543
Karar No
2025/5449
Karar Tarihi
17.09.2025

11. Hukuk Dairesi 2025/543 E. , 2025/5449 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1554 Esas, 2024/1813 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/358 E., 2022/100 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 2018/87259 sayılı "... ..." ibareli markanın tescili için TÜRKPATENT'e başvurduğunu, davalı şirketin "..." ibareli markalarını mesnet göstererk marka başvurusuna itiraz ettiğini, Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından bu itirazın reddine karar verildiğini, bu karara yönelik davalı şirketin itirazının ise Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) tarafından kabul edildiğini ve 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 6/5 hükmü gereğince müvekkili başvurusunun reddedildiğini, tanınmış markanın tescil engeli olabilme şartlarının somut uyuşmazlıkta bulunmadığını, davalının tanınmış olduğu değerlendirilen markasına olağanüstü koruma sağlandığını, müvekkilinin müktesep hakkının bulunduğunu, zira müvekkili adına tescilli önceki tarihli 2013/75738 sayılı markansının "..." kelimesini ve şimşek şekil unsurunu ihtiva ettiğini, başkaca bir tali unsur içermediğini, tescilli markasını revize ederek ve davalıya ait markalara yanaştırılmadan dava konusu marka başvurusunda bulunulduğunu, müvekkilinin, dava konusu başvuru üzerinde önceki marka tescilinden doğan müktesep hakkının değerlendirilmediğini, davalıya ait tanınmış "..." markasının ulaşım hizmetleri sektöründe kullanılmasına karşın dava konusu başvurunun içecek mallarını kapsadığını, her iki markanın kullanılacağı ürünlerin birbirinden çok farklı sektörlere dahil olduğunu, müvekkili marka başvurunun ulaşım hizmetleri bakımından tanınmış markadan haksız bir yarar sağlayacağından söz edilemeyeceğini, davalının itirazına dayanak gösterdiği markalar ile müvekkili markasının benzer olmadığını ileri sürerek YİDK'in 2019-M-9187 sayılı kararının iptaline, marka tescil işlemlerinin kaldığı yerden devamına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. 2.Davalı şirket süresinde davaya cevap vermemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "... ..." ibareli dava konusu başvuru ile davalı şirketin redde mesnet "..." ibareli markaları arasında işaretsel açıdan benzerlik bulunduğu, ancak taraf markalarının kapsamlarındaki mal ve hizmetler arasında benzerlik bulunmadığı için SMK’nın 6/1 hükmü şartlarının oluşmadığı, aynı Kanun'un 6/4 ve 6/5. maddesinde aranan şartların da somut olayda bulunmadığı, davacı tarafın dava konusu başvuru üzerinde kazanılmış hakkının olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm, davalılar vekillerince istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu başvuru kapsamında yer alan mallar ile redde mesnet markaların kapsamlarındaki mal ve hizmetler arasında benzerlik bulunmadığı, davalı şirket adına tescilli "..." ibareli markaların, cep telefonu üzerinden yolcu taşımacılığı alanında tanınmış olduğu, ancak dava konusu başvuru kapsamında kalan enerji içecekleri malları ile davalı markasının tanınmış olduğu hizmetlerin birbirlerinden son derece farklı bulunduğu, ayrıca dava konusu başvuruda yer verilen şekil unsuru ile davalı markalarından belli oranda uzaklaşıldığı, SMK'nın 6/5 hükmü koşullarının somut olayda oluşmadığı gerekçesiyle davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davalılar vekillerince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalılar vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı harcın istek halinde ilgililere iadesine, 17.09.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi – Eylül 2025 kararlarının tamamı