Yargıtay Kararları › Yargıtay 11. Hukuk Dairesi › Eylül 2025 › 2025/465 E., 2025/5421 K.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2025/465 E., 2025/5421 K. (17.09.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/465
Karar No
2025/5421
Karar Tarihi
17.09.2025
Konu
Tazminat

11. Hukuk Dairesi 2025/465 E. , 2025/5421 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi SAYISI :2022/922 Esas, 2024/2029 Karar HÜKÜM :Kısmen kabul İLK DERECE MAHKEMESİ :İstanbul 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI :2020/113 E., 2021/325 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ile davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili adına dünyaca tanınmış ve herkesçe bilinen "..." markasının tescil edildiğini, müvekkilinin kombiden dizel enjektörlere, güneş panellerinden elektrikli el aletlerine uzanan geniş bir ürün yelpazesinde ürünlerinin mevcut olduğunu, müvekkili şirket tarafından öğrenildiği üzere davalı ... tarafından "http:/..." isimli alan adının tescil edildiğini, ihlalin giderilmesi ve alan adının kullanılmamasına yönelik ihtar gönderilmiş olmasına rağmen ihlalin devam ettiğini, söz konusu alan adında içeriğinde “...” markası ve "... servisi vb." ifadelerle tüketiciler nezdinde yanıltıcı ibareler kullanıldığını, davalı ... Telekomünikasyon A.Ş.'nin ise "..." isimli alan adı satışı yapılan kendisine ait web sitesi vasıtasıyla içerisinde "..." markasının yer aldığı "..." vb. alan adlarının pazarlanması faaliyetlerini yürüttüğünü, müvekkili şirket tarafından bu faaliyetlerine son verilmesine yönelik ihtarname gönderildiğini ancak davalı şirketin faaliyetlerinin devam ettiğini, davalıların müvekkili şirkete ait markayı izinsiz ve haksız bir şekilde kullanmaya ve pazarlamaya devam ettiklerini ileri sürerek maddi-manevi tazminata ilişkin hakları saklı kalmak üzere, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 149. maddesi uyarınca müvekkilleri adına tescilli "..." marka ve logoların davalılar tarafından kullanım hakkı bulunmamasına rağmen web sitesi içeriği ve alan adı üzerinde kullanılması sebebiyle tecavüz olup olmadığının tespitine, tecavüz fiilinin önlenmesine ve giderilmesine, "..." isimli alan adından müvekkilinin markasının çıkarılmasına, söz konusu siteye erişimin tamamen durdurulmasına, davalı şirketin "..." markasını alan adlarında kullanılacak şekilde pazarlamasının önlenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; kullanımının marka ihlaline konu olduğunu bilmediğini ve ihtar ile öğrendikten hemen sonra kullanımı sona erdirdiğini ve söz konusu sitenin erişiminin engellendiğini, ayrıca "https://..." sitesinde markaya ait tüm ibareleri ve logoların kullanımını sona erdirerek ihtarda belirtilen yükümlülüklerini yerine getirdiğini, işbu davanın konusu olan "http://..." alan adının ihtarda gerçeğe aykırı olarak kullanıldığı belirtilmiş ise de müvekkilinin işbu alan adını hiç kullanmadığını, bu alan adında herhangi bir içerik sağlamadığını, ancak yine de kapalı olan siteye ilişkin var ise gerekli yükümlülüklerini yerine getireceğini bildirdiğini, müvekkilinin marka tecavüzüne ilişkin herhangi bir eylemi bulunmadığını, davaya konu alan adının diğer davalı şirket tarafından müvekkiline sağlandığını, bu alan adının marka haklarını ihlal ettiğine ilişkin müvekkiline yer sağlayıcı tarafından öncesinde bilgilendirme yapılmadığını, müvekkilinin alan adının kullanımına ilişkin herhangi bir eylemi yahut ticari kazancının bulunmadığını, davacının iyiniyet ve dürüstlük kuralını ihlal ederek işbu davayı müvekkiline yönelttiğini, markanın üçüncü kişilerce dürüstçe ve ticari hayatın olağan akışı içinde kullanımının kanun tarafından hüküm altına alındığını, müvekkili eyleminin bu kanun çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. 2.Davalı ... Telekomünikasyon A.Ş., davaya cevap vermemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tarafların iddia ve savunmaları, sunulan deliller, hükme esas alınan denetime elverişli bilirkişi raporu bir bütün olarak değerlendirildiğinde davalılardan ... tarafından gerçekleştirilen kullanımların, davacının marka hakkına tecavüz niteliğinde olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü, kısmen reddi ile davalılardan ... tarafından gerçekleştirilen kullanımların, davacının marka hakkına tecavüz teşkil ettiğinin tespitine, bu tecavüzün önlenmesine, giderilmesine, bu doğrultuda "..." isimli alan adından davacıya ait "..." ibareli markanın çıkarılmasına, siteye erişimin engellenmesine, diğer davalı ... Telekomünikasyon A.Ş. yönünden açılan davanın reddine karar verilmiş, hüküm davalı ... vekili ve davacı vekilince istinaf edilmiştir.

IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı davalı şirketin yer sağlayıcısı olduğu kabul edilse bile 5651 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanunu'nun 5. maddesinde, "yer sağlayıcının, yer sağladığı içeriği kontrol etmek veya hukuka aykırı bir faaliyetin söz konusu olup olmadığını araştırmakla yükümlü olmadığı" hükmünün bulunduğu ve gerek madde düzenlemesi gerek bilirkişi raporuna göre davalı şirketin sorumluluğunun bulunmadığı sabit olduğundan davacının istinaf isteminin reddine karar verilmesi gerektiği, alan adının ilk 09.05.2019 tarihinde kaydedildiği ve 09.05.2020 tarihine kadar kayıtlı olduğu ve kayıt talebi yapanın isminin ... olduğunun tespitinin yapıldığı, dava tarihinin 28.02.2020 olduğu, tescil süresinin dava açıldıktan sonra dolduğu, buna göre dava açıldığında kullanımın devam etmediği, bu yöndeki men ve ref istemleri yönünden davanın konusuz kaldığı, bu nedenle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken talebin kabulüne karar verilmesinin yerinde olmadığı, ... markası tanınmış marka listesinde yer aldığından sınıfsal olarak aynı olmadığı iddiasının da dinlenemeyeceği, bu nedenlerle marka hakkına tecavüz koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddi ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, kararın kaldırılmasına, davanın kısmen kabulü, kısmen reddi ile davalılardan ... tarafından gerçekleştirilen kullanımların, davacının marka hakkına tecavüz teşkil ettiğinin tespiti ile "..." isimli alan adından davacıya ait "..." ibareli markanın çıkarılmasına, siteye erişimin engellenmesine, tecavüzün önlenmesine, giderilmesine ilişkin taleplerinin konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına, diğer davalı ... Telekomünikasyon A.Ş. yönünden açılan davanın reddine karar verilmiş, karar davalı ... vekili ve davacı vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, davalıların alan adı kullanımlarının davacı adına tescilli "..." ibareli marka hakkına tecavüz teşkil ettiği iddiasına dayanan tecavüzün tespiti, önlenmesi, giderilmesi, "..." isimli alan adına erişimin engellenmesi ve pazarlamanın önlenmesi istemlerine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı ... vekili ve davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harçları peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 17.09.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 96eaa3b59a265e6d 08bb63d4e2bd71cb

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi – Eylül 2025 kararlarının tamamı