Yargıtay Kararları › Yargıtay 11. Hukuk Dairesi › Eylül 2025 › 2025/625 E., 2025/5425 K.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2025/625 E., 2025/5425 K. (17.09.2025)

Mahkeme
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/625
Karar No
2025/5425
Karar Tarihi
17.09.2025

11. Hukuk Dairesi 2025/625 E. , 2025/5425 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI :2024/2015 Esas, 2024/1836 Karar HÜKÜM :Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ :Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI :2021/280 E., 2021/433 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; sağlık sektöründe faaliyet gösteren müvekkili şirket tarafından davalı şirketin "..." ibareli marka başvurusuna, "..." ibareli markası gerekçe göstererek itiraz edildiğini, itirazların nihai olarak Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) tarafından reddedildiğini, taraf markalarının görsel ve işitsel açıdan benzer olup markaların ilk bakışta iki farklı marka olarak algılanmayacağını ileri sürerek YİDK'in 2016-M-5999 sayılı kararının iptaline ve dava konusu markanın tescil edilmesi halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP 1.Davalı ... Tarım Girdileri Ür. İnş. ve Tic. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde; dava konusu marka üzerinde gerçek hak sahibi olan müvekkilinin, 2004 yılından beri "..." unvanı adı altında faaliyet gösterdiğini, müvekkili adına kayıtlı "..." adlı web sitesinin de bulunduğunu, ticaret unvanında yer alan "agre" ile sektörde genel tamamlayıcı olarak çok yaygın olan "mix" ibarelerinin birleşimi ile oluşan dava konusu marka üzerinde müvekkilinin gerçek hak sahibi olduğunu, davacı ile müvekkilinin dava konusu marka ve mesnet markaları farklı sektörlerde kullandığını, taraf markalarının benzer olmadığını, tüketiciler nezdinde karışıklık ihtimali doğurmayacağını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. 2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvuru kapsamındaki bir kısım emtiaların ilgili tüketici kitlesinin doktor, eczacı, ilaç mümessili gibi nitelikli tüketiciler olabileceğinin kabul edilmesi gerektiği, diğer emtiaların ise doğrudan farmasötik nitelik gösteren ürünler olmadıkları, ancak bu emtiaların da insan sağlığını tehdit eder nitelikteki emtialar olduğu göz önüne alındığında böyle bir ürünü satın alan, kullanan tüketicinin de ürün ile ilgili daha yüksek özen göstereceğinin değerlendirilebileceği, yine tüketicinin ortalama üstü bir dikkat sarf edeceği, bu ürünler yönünden de hitap ettiği ortalama tüketici kesiminin sağlık söz konusu olduğunda normalden daha yüksek dikkat seviyesi gösterdiği, araştırdığı, alacağı ürünü bir eczacıya veya sağlık sektöründen birine sorarak alacağı, bebekle ilgili olan bebek mamaları, çocuk bezlerinde çocuğun sağlığı söz konusu olduğundan ebeveynlerin ortalama dikkat seviyesinden çok daha fazla dikkatli oldukları, ortalama tüketicinin her iki işaret arasındaki anlam farkını kolayca fark edebileceği, davacı markasında ayırt edici niteliğe sahip unsur olan ''acne'' ibaresinin anlamının ortalama tüketici nezdinde sivilce anlamına geldiğinin kolaylıkla bilindiği, bu nedenle tüketicilerin her iki markanın farklı olduğunu herhangi bir araştırmaya gerek kalmadan anlamsal farklılık nedeniyle fark edebilecekleri ve ilişkilendirmeye gitmeyecekleri, dava konusu taraf markaları arasında iltibas ihtimalinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar, verilmiş, karar, davacı vekilince istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, dava konusu markalar arasında iltibasa yol açacak derecede benzerlik olduğu iddiasında dayanan YİDK kararı iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 17.09.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! dc1724f2306fc35b 587d720c9ead15bb

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi – Eylül 2025 kararlarının tamamı