Yargıtay Kararları › Yargıtay 11. Hukuk Dairesi › Eylül 2025 › 2025/294 E., 2025/5467 K.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2025/294 E., 2025/5467 K. (17.09.2025)

Mahkeme
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/294
Karar No
2025/5467
Karar Tarihi
17.09.2025

11. Hukuk Dairesi 2025/294 E. , 2025/5467 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/516 Esas-2024/1884 Karar HÜKÜM : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2020/338 E., 2022/686 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında franchise sözleşmesi imzalandığını, sözleşme kapsamında “...” ismi altında işyerinin işletilmesi hakkının devralındığını, müvekkilinin imzalanan sözleşme kapsamında tüm masrafları karşılanarak gerekli ekipman ve teçhizatları alarak mağazanın kurulumunu gerçekleştirdiğini, mağazanın içerisinde bulunan tüm demirbaşların davacı tarafından bedeli ödenerek temin edildiğini, işlerin kötü gitmesi sebebiyle davalı şirket ile protokol imzalandığını ve mevcut işyerinin işletmesinin davalı şirkete devredildiğini, daha sonra taraflar arasında sözleşme ile taraflar arasındaki franchise sözleşmesinin iptaline karar verildiğini, davalı şirket tarafından işyerinde bulunan bütün demirbaşların götürüldüğünü, çekilen ihtara rağmen demirbaşların teslimi veya bedelinin ödenmesi konusunda herhangi bir gelişme sağlanamadığını ileri sürerek iade edilmeyen demirbaş, makine, teçhizat ve emtiaların bedeli olarak ileride artırılmak üzere şimdilik 8.100,00 TL'nin sözleşme fesih tarihi olan 28.12.2017 tarihinden itibaren işleyecek reeskont-avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasındaki franchise sözleşmesi ile davacının tüm hakları davalıya ait olan ... markası altında mağazayı işletmeye başladığını, ancak davacının söz konusu mağazayı işletememesi nedeniyle taraflar arasında akdedilen protokolle işletme hakkının müvekkiline devredildiğini, taraflar arasında mevcut franchise sözleşmesinin karşılıklı olarak feshedildiğini, 28.12.2017 tarihli ibra sözleşmesinin imzalandığını, ibra sözleşmesinden yaklaşık 3 yıl sonra ibra alacak kaleminin talep edilmesinin açıkça hukuka aykırı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, taraflar arasındaki 15.05.2017 tarihli protokol ile franchise sözleşmesinin ve kira sözleşmesinin birlikte feshedildiği, söz konusu protokolün 7. maddesi uyarınca davalının on beş gün önceden yazılı bildirimde bulunarak mağazayı kapatma hakkına sahip olduğu, bu durumda davacının, davalıdan herhangi bir talepte bulunamayacağının kararlaştırıldığı, yine taraflar arasında 28.12.2017 tarihinde imzalanan protokolde, taraflar arasındaki sözleşmenin iptal edildiği, tarafların bu sözleşmeden kaynaklanan borç, alacak ve haklar için birbirini ibra ettiği, söz konusu ibraname nedeniyle davacının sözleme konusu dükkandaki eşyalar için talepte bulunamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, taraflar arasındaki franchising sözleşmesine dayalı demirbaş eşyaların bedelinin tahsili istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 17.09.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi – Eylül 2025 kararlarının tamamı