Yargıtay Kararları › Yargıtay 11. Hukuk Dairesi › Eylül 2025 › 2025/354 E., 2025/5275 K.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2025/354 E., 2025/5275 K. (11.09.2025)

Mahkeme
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/354
Karar No
2025/5275
Karar Tarihi
11.09.2025

11. Hukuk Dairesi 2025/354 E. , 2025/5275 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20.Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1454 Esas, 2024/1637 HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/373 E., 2021/228 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin tanınmış "..." ibareli markaların sahibi olduğunu, bu markaları mesnet göstererek davalı şirketin 2017/121549 sayılı ve "... ... ..." ibareli marka başvurusuna yaptıkları itirazın, davalı ... Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulunun (YİDK) kararıyla nihai olarak reddedildiğini, oysa başvurunun müvekkilinin markalarına ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu ve iltibasa sebebiyet vereceğini, müvekkili markalarının tanınmışlığının iltibası artıracağını, başvurunun kötüniyetle yapıldığını ileri sürerek TÜRKPATENT YİDK'nın 2019-M-8950 sayılı kararının iptali ile dava konusu markanın tescilli olduğu tüm sınıflar bakımından hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. 2.Diğer davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; "..." markasının tanınmışlığına ilişkin başvurunun reddedildiğini, taraf markaları arasında benzerlik ve karıştırılma ihtimali bulunmadığını, başvurunun esas unsurunun "..." ibaresi olduğunu, herkesin kullanımına açık "..." ibaresinin tali unsur olarak kullanıldığını, davalının müvekkilinin talep ettiği mallar yönünden markasal kullanımının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bilirkişi raporuna itibar ederek taraf markaları arasında tüketicileri iltibasa düşürecek bir benzerlik bulunmadığı, tüketicilerin davalı konusu markanın davacının markalarından farklı bir marka olduğunu algılayabileceği, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 6. maddesinin dokuzuncu fıkrasının uygulama alanı bulmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile her ne kadar taraf markalarında "..." ibaresi ortak olarak yer almakta ise de, dava konusu başvuruda, gıda sektöründe anlamı itibariyle ayırt ediciliği yüksek olmayan bu kelimenin tanımlayıcı olarak kullanıldığı, davalı şirketin marka kompozisyonunda esas unsurun "..." ibaresi olduğu, dava konusu markanın davacının itiraza mesnet markalarını çağrıştırmadığı, taraf markaları arasında SMK'nın 6. maddesinin birinci fıkrası anlamında ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, davalı şirketin 2017/121549 sayılı ve "... ... ..." ibareli marka tescil başvurusuna karşı, davacının ... ibareli markalarını mesnet göstererek ve iltibas, tanınmışlık ve kötüniyet hukuki sebep ve vakıalarına dayanarak yaptığı itirazın nihai olarak reddine dair TÜRKPATENT YİDK'in 2019-M-8950 sayılı kararının iptali ile dava konusu markanın tescilli olduğu tüm sınıflar bakımından hükümsüzlüğüne karar verilmesi istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 11.09.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 054c0db903ac0fdb 725f87e105eddeb7

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi – Eylül 2025 kararlarının tamamı