Yargıtay Kararları › Yargıtay 11. Hukuk Dairesi › Eylül 2025 › 2025/466 E., 2025/5285 K.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2025/466 E., 2025/5285 K. (11.09.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/466
Karar No
2025/5285
Karar Tarihi
11.09.2025
Konu
Tazminat

11. Hukuk Dairesi 2025/466 E. , 2025/5285 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/889 Esas, 2024/2013 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/44 E., 2021/16 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 369/2 hükmü gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 10 yıldan beri öykü, hikaye, şiir, denemeler yazdığını, şimdiye kadar yayınlanmış ve yayınlanmamış birden çok eserinin bulunduğunu, davaya konu "Dondurmacı" adlı hikayenin ilk olarak müvekkili tarafından 2012 yılında yazıldığını ve sosyal medyada yayınlandığını, sonrasında müvekkilinin sahibi olduğu ... isimli derginin Temmuz-Ağustos 2013 sayısında yayınlandığını, davalının ise müvekkilinin ismini dahi belirtmeksizin ... dergisinin Haziran-2017 sayısında "Tarihin 1 Numaralı Dondurmacısı" ismiyle özetlemek suretiyle yayınladığını, davaya konu hikayenin müvekkili tarafından kurgulandığını, davalının yayınladığı hikayenin müvekkilinin eserinden alındığını, bu durumun intihal niteliğinde olduğunu, müvekkilinin maddi ve manevi haklarının ihlal edildiğini ileri sürerek 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nun (FSEK) 68/1 hükmü gereği mahkemece tespit edilecek rayiç bedelin üç katının ve 70/3 hükmü gereği davalının elde ettiği kârdan şimdilik 62,00 TL'nin yasal faizi ile birlikte ve FSEK'in 70/1 hükmü gereğince 62.000,00 TL manevi tazminatın, dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalıdan alınarak müvekkiline verilmesine ve kararın yayınlanmasına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin topluma mal olmuş ve bir dönemler seyyar satıcılık yapmış kişilerin hayat hikayelerini araştırdığını ve kimi karakterleri yazılarında kullandığını, ...'nin de topluma mal olmuş eski bir seyyar satıcı ve kaleci olarak müvekkilinin çalışmasında yer bulduğunu, müvekkilinin ... dergisinde yayınlandığı "Tarihin 1 Numaralı Dondurmacısı" yazısında, İstanbul'un seyyar satıcıları ile ilgili yaptığı araştırmada elde ettiği doneleri kullandığını, müvekkilinin eserinin özgün bir araştırma makalesi olduğunu, biyografide ...'ın baştan sona futbolculuk hayatının anlatıldığını, müvekkilinin ise Kasımpaşa'da seyyar dondurmacılık yaparken raslantı ile keşfedilen ...'yi anlattığını, her iki eserinin birbirinden farklı olduğunu, davacının iddialarının gerçeği yansıtmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMES�� KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının eserinin anlatılışından gerçekleşmemiş hayal gücü ile oluşturulan bir kurgusunun anlaşılmadığı, bu yazıyı okuyan kişilerin; söz konusu yazıda belirtilen olayların gerçekten yaşandığını, gerek yazının kahramanının gerçekten yaşamış ve kalecilik yapmış olması ve ayrıca yazıda yer verilen diğer kişilerin örneğin ... ile kaleci ...'in de o dönemde yaşamış kişiler olması ve yazının metinsel örümü dikkate alındığında hayal gücüne dayalı olmayan ve gerçek olaylara dayandığı sonucuna varacakları, davacıya ait eserin kurgusal bir hikaye olduğunun tespit edilememesi karşısında, daha önce yaşanmış, bir kişinin başından geçmiş ilginç bir olayın ilk defa birisi tarafından yazıya dönüştürülmesinin, bahse konu kişi ve/veya yaşadığı ilginç olay hakkında yazı yazılmasına engel teşkil edemeyeceği, yazıyı ilk yazan kişinin yazısındaki üslubun, olay örümünün, kullandığı dil ve kelimeleri seçmekteki edebi gücünün, ikinci yazıya aktarılması halinde ancak ihlal koşullarının gerçekleşebileceği, tanık anlatımlarından da anlaşıldığı üzere davalının ... Dergisindeki yazıyı oluştururken yazının kahramanı olan ...'yi tanıyanlarla ve ayrıca yakınları ile görüştüğü, her iki eserde kullanılan cümle yapıları ve kelime seçimindeki edebi gücün farklı olduğu, davalının yazısından intihal veya hak ihlali doğuracak şekilde bir kullanım bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tarafların dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dosyadaki tespitlere ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, eser sahipliğinden kaynaklanan haklara tecavüzün tespiti ile maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 11.09.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! b7ddce14c44411a6 8b78fabe606b57ce

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi – Eylül 2025 kararlarının tamamı