10. Hukuk Dairesi 2025/5274 E. , 2025/12799 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 52. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1705 E., 2024/2163 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 21. İş Mahkemesi SAYISI : 2022/34 E., 2023/504 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 31.01.2020 tarihinde davalı işverenin ... Sosyal Güvenik Merkezinde sürekli işçi/temizlik personeli kadrosunda açıktan atama ile işe başladığını ve halen aynı yerde çalışmasını sürdürmekte olduğunu, ayrıca iş yeri sendika temsilciği yaptığını, davacı müvekkilin meslek kodunun SGK/İş-Kur'a temizlik personeli (9112.06) olarak bildirdiğini ancak davacı müvekkilin işe başladığı tarihten beri Kurumda fiilen aşçı olarak çalıştırıldığını, mevzuata göre işveren, işçinin meslek kodunu yaptığı işe/mesleğine uygun olarak doğru şekilde bildirmek zorunda olduğunu, davalı işveren tarafından SGK/İş-Kur'a "Temizlik Görevlisi - 9112.06" meslek koduyla yapılan bildirimin, yasal mevzuata ve Toplu İş Sözleşmesine uygun şekilde, davacı müvekkilin fiilen yaptığı işin karşılığı olan "Aşçı - 5120.10" meslek kodu olarak düzeltilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; davalı Kurum işlemlerinde hukuka aykırı bir hususun olmadığını, esasen davacının çalıştığı iş kodu ve çalışma faaliyet konusunda uyumsuzluk söz konusu olmadığını, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, Davacının davalı Kuruma ait iş yerinden bildirilen çalışmalarından meslek kodunun "Aşçı-5120.10" meslek kodu olarak değiştirilmesi gerektiğinin tespitine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili; Kurum işlemlerinin yerinde olduğunu, idari yargıda dava açılması gerektiğini, eksik inceleme ile verilen kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı Kurum vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, Üyeler ... ve ...'ın muhalefetine karşı, Başkan ... ve Üyeler ... ve ...'nın oyları ve oy çokluğuyla, 01.10.2025 tarihinde karar verildi. KARŞI OY Dava meslek kodununu işveren tarafından Sosyal Güvenlik Kurumuna yanlış bildirildiği, fiilen yapığı işe uygun olmadığı, iddiasıyla bu hatanın giderilmesini talep ve dava etmiştir. Yargılama sonunda mahkemece davanını kabulüne meslek kodunun düzeltilmesine karar verilmiştir. Temyiz incelemesini yapan Dairemizin sayın çoğunluğu tarafından davanın sosyal güvenlik hukukunu ilgilendirdiği kabul edilmek sureyle işin esasının incelenmesi gerektiği kanaatiyle kararın öncelikle taraf teşkilinin sağlanması davaya SGK dahil edilmesi, ayrıca Kuruma müracaat koşulunun sağlanması gerektiği belirterek mahkeme kararı bozulmuş ise de aşağıdaki gerekçelerle sayın çoğunluğun görüşüne iştirak edilmemiştir. Meslek kodu; çalışanların iş yerindeki mesleki pozisyonlarını belirlemek için kullanılan işveren tarafından SGK bildirilen numaralardan oluşan bir sistemdir. İlk defa 5510 sayılı Kanun'un 102. maddesine 15.07.20 16... sayılı Kanun'un 51. maddesi ile getirilmiştir. “Muhtasar ve prim hizmet beyannamesinde, sigortalıların işyerlerinde fiilen yaptıkları işe uygun meslek adı ve kodunu, gerçeğe aykırı bildiren her bir iş yeri için aylık asgari ücreti geçmemek üzere meslek adı ve kodu gerçeğe aykırı bildirilen sigortalı başına asgari ücretin onda biri tutarında idari para cezası uygulanır” şeklinde düzenlenmiştir. Meslek kodunun ne amaçla getirildiği ne işe yaradığı hususu üzerinde durulmalıdır. Buna göre çıkan uyuşmazlıkların niteliği ve uyuşmazlığın çözümünde görevli olan yargı yeri ve mahkemeler belirlenecektir. Bireysel iş hukuku açısından meslek kodu bildirimi işçinin yaptığı iş, çalışma koşulları, sendika açısından tabi olduğu iş kolu ve yetkili sendika tespiti için önemli olup; sosyal güvenlik hukuku açısından ise, prime esas kazanç tespiti ile fiili hizmet zammı konusunda önemlidir. Bu ayırımı doğru belirlemek uyuşmazlığın hangi mahkeme, hangi yargılama hukuku uygulanarak hangi delillerle çözüleceği bakımından önemlidir. Sayın çoğunluk bu ayırımı yapmaksızın meslek kodunun yanlış bildirilmesinin 5510 sayılı Kanun'un 102. maddesinde idari para cezasına tabi tutulmasını sosyal güvenlik hukuku uygulaması için yeterli görmüş, hizmet tespiti davalarından uygulanan re'sen araştırma ilkesini uygulama yoluna gitmiştir. Bu hatalı bir değerlendirmedir. İşveren tarafından eksik veya zamanında yapılmayana bir işleme, idari para cezası uygulanması onun sosyal güvenlik kapsamına alınmasını gerektirmez. Kaldı ki idari para cezasının iptaline yönelik davalar idari işlem olarak idari yargıda çözümlenmektedir. Bir işleme yaptırım uygulanması onu sosyal güvenlik davasını gerektirecek bir sonuç doğurmaz. İşverenlerin Kuruma karşı sorumluluklarının belirli zamanlarda ve belirli şekilde yerine getirilmesini amaçlamaktadır. Bireysel iş hukukunu ilgilendiren meslek kodu davalarında ise işveren işçiyi çalıştırdığı işe uygun ücret ödememekte, işveren bu işe uygun ücret, sendikalı ise bu işe uygun toplu iş sözleşme hükümlerinin uygulanması talep edilmektedir. Bu gibi durumlarda ödenen bir ücret değil işe uygun bir ücret talebi ve meslek kodu talebi bulunmaktadır. Bu uyuşmazlıklarda verilen kararların temyiz incelemesi Dairemizin görevinde olmayıp Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin görevinde olup; yıllarca da bu şekilde uygulanmıştır. Sosyal güvenlik hukuku açısından, sadece eksik bildirilen prime esas kazançların tespitini amaçlayan meslek kodu düzeltme taleplerinde veya itibari hizmeti içeren meslek kodu düzeltme taleplerine ilişkin davalarda, işveren yanında Kurumda davaya dahil edilmek suretiyle yargılama yapılacak, temyiz incelemesi de Dairemiz tarafından yerine getirilecektir. Prime esas kazancın tespiti davasında, işveren tarafından sigortalıya yapılan ücret ödemelerinin tamamı Kuruma bildirilmeyip, eksik miktarda yapılan fiili ödemelerin gerçek miktarda olduğunun tespiti ile ücret üzerinden sigorta primi kesilmesi, dolaysıyla daha fazla aylık alınması amaçlanmaktadır. İtibari hizmete yönelik meslek kodu ise sigortalıya fazladan pirim ödeme gün sayısı kazandırmakta olup sigortalının sigortalılık durumlarını doğrudan etkilemektedir. Yoksa sadece meslek kodunun değiştirilmesi prime esas kazancın değiştirilmesini sonucunu doğurmayacaktır. Çünkü 5510 sayılı Kanun'da veya başkaca bir kanunda meslek koduna göre ücret belirleneceği ve buna bağlı olarak prime esas kazanç bildirileceğine yönelik hiçbir düzenleme bulunmamaktadır. Somut olayımızda davacı meslek kodunun fiilen yaptığı işe uygun olarak değiştirilmesini talep etmiştir. Uyuşmazlık konusu tamamen bireysel iş hukukunu ilgilendiren çalışma koşullarınını düzeltilmesine yönelik olup iş hukukundan kaynaklanmaktadır. Sosyal güvenlik hukukunu doğrudan ilgilendiren bir dava olmadığından temyiz incelemesinin Dairemizce değil 9. Hukuk Dairesi tarafından yapılaması gerekmektedir. Sayın çoğunluk tarafından davanın sosyal güvenlikle ilgili kabul edilerek işin esasına girilip onama kararı verilmesinin doğru olmadığı kanaatinde olduğumuzdan karara katılmıyoruz. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 6e2b4fe9210652f6 1a04128ca3a7bbbd