Yargıtay Kararları › Yargıtay 10. Hukuk Dairesi › Ekim 2025 › 2025/7845 E., 2025/12792 K.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/7845 E., 2025/12792 K. (01.10.2025) – Boşanma

Mahkeme
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/7845
Karar No
2025/12792
Karar Tarihi
01.10.2025
Konu
Boşanma

10. Hukuk Dairesi 2025/7845 E. , 2025/12792 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/492 E., 2024/423 K. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davalı ve feri müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı ile davalının evli olup, davalının ilk açtığı eczanede 26.03.2001 tarihinde başlamak üzere aralarında boşanma davası açılan güne kadar davalıya ait iş yerinde kesintisiz çalıştığını, davalının, müvekkilini 30.06.2017 tarihinde işten çıkarttığını, bu tarihten önce de 5-6 ay kadar bir sürede müvekkiline maaş ödediğini, ücret alacakları ve tüm işçilik alacakları hakkında dava haklarını saklı tuttuklarını, müvekkilinin neredeyse 10 yıl sigorta kaydı olmaksızın çalışmasının müvekkilinin çok ciddi bir biçimde mağduriyetine neden olduğunu, müvekkilinin 26.03.2001-18.02.2009 tarihleri arasında davalının sahibi ve mesul müdürü olduğu ... Eczanesinde (değişik ilçe ve adreslerde) kesintisiz olarak çalıştığının tespiti ve ödenmeyen primlerinin SGK tarafından işverenden tahsilini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP 1.Davalı cevap dilekçesinde özetle; davanın süresinde açılmadığını, 5510 sayılı Kanun'un maddesine göre davanın 5 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığını, davacının 26.03.2001-18.02.2009 tarihleri arasında geçen hizmetlerinin tespitini istemesi nedeniyle süresi içinde açılmayan davanın süre yönünden reddinin gerektiğini, davanın 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nun henüz yürürlükte olduğu döneme ilişkin olduğu, 506 sayılı Kanun'un Ek. 20. maddesinde "Bu Kanun'un 2. maddesine göre sigortalı sayılanlar, çalışmaya başladıklarını işe başladıkları tarihten itibaren 30 gün içinde Kuruma bildirirler." denildiğini, Kanun koyucunun çalışanlara yüklediği bu ödevin davacı tarafından yerine getirilmediğini, iddia edildiği şekilde bir çalışma/ hizmet bulunmadığını, 506 sayılı Kanun'un ek 20. maddesi ile kişinin sigortasız çalıştırılmasının önüne geçmenin amaçlandığını, işçiye tanınan böyle bir imkan/hak bulunmasına rağmen kullanılmamış olmasının art niyet göstergesi olduğunu, öncelikle zamanaşımı itirazlarının değerlendirilmesini, Mahkeme zamanaşımı hususunda aksi kanaatte ise yargılama ile haksız ve mesnetsiz ikame edilen davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerin bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. 2.Feri müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; eldeki davanın 506 sayılı Kanun'un 79/10. maddesi ile 5510 sayılı Kanun kapsamında; 5 yıllık hak düşürücü sürenin fazlasıyla geçmiş olması nedeniyle reddi gerektiğini, talep edilen dönemlere ilişkin hak düşürücü sürenin çoktan geçtiğini, davacının dava dilekçesinde belirtmiş olduğu hususların gerçeği yansıtmadığını, davacının adı geçen iş yerinde çalıştığı hususunun sabit olmadığını, davacının talepte bulunduğu dönemde Sosyal Yardımlaşma Kurumundan yardım alıp almadığı hususunun araştırılması gerektiğini, müvekkil Kurumun bu tür davalarda kamu düzeninin sağlanabilmesi bakımından şekli hasım olup, ilgili yerleşik ve kökleşmiş Yargıtay içtihatlarına göre bu tür iddialarda çalışma olgusunun hiçbir kuşku ve duraksamaya meydan vermeyecek tarzda ispatlanması gerektiği şeklinde olduğunu, hizmet akdinin en önemli unsuru ücret olduğundan çalışıldığı iddia edilen sürelerde alınan ücretle ilgili belge aranması gerektiğini, davacının tespitini istediği sürelere ilişkin olarak Bağ-Kur ve vergi kaydının olup olmadığının araştırılması gerektiğini, bildirilen süreler ile çalışıldığı iddia edilen süreler arasında çakışma olması halinde davanın reddi gerektiğini, hukuki mesnetten yoksun davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 14.10.2020 tarihli kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 14.10.2020 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 17.03.2022 tarihli kararı ile istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesinin 18.01.2024 tarihli kararının süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece; davacının, davalı iş yerinden 18.02.2009-30.06.2017 tarihleri arasında bildirimlerinin bulunması karşısında talep edilen dönem öncesi 26.03.2001-18.02.2009 tarihinin aile içi yardımlaşma görülerek reddedilmesi hatalıdır. Mahkemece yapılması gereken iş; öncelikle talep edilen dönemde, davalıya ait eczaneye ilişkin olarak, ilgili Kurumdan “işveren tarafından verilen nöbetçi listesi” getirtilerek, davacının talep ettiği dönemler içerisinde, davalıya ait eczanede nöbetçi kalıp kalmadığı, kaldı ise kaç gün nöbetçi kaldığı tespit edilmeli, yine davalı işyerinden bildirimleri bulunan bordro tanıklarından, dinlenilmeyen tanıkların adreslerinin tespiti ile bunların da bilgi ve görgüsüne başvurulmalı, davalı işveren eczanesine komşu eczane tespiti halinde, bu komşu eczane sahibinin ve bordro çalışanlarının da ifadelerine başvurulmalı, Mahkemece dinlenen tanıklardan, eczanenin karşısındaki takside çalıştığını iddia etmeleri bir kısım tanıkların ise Hastanede çalıştıklarını beyan etmeleri karşısında bunların da çalışma belgelerinin dosya içerisine alınarak ve gerekirse tekrar ifadelerine başvurulmak suretiyle, önce dinlenen tanık beyanları da gözetilip, davacının işveren nezdinde çalışıp çalışmadığı bütün deliller toplandıktan ve birlikte değerlendirildikten sonra elde edilecek sonuca göre bir karar verilmelidir. gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulü ile 1...3 6 T.C. Kimlik no.u, ...'ın davalıya ait eczanede; 01.07.2004...17.02.2009 tarihleri arasında aylık asgari ücretle, sigortalı işçi olarak çalıştığının tespitine, fazlaya ilişkin kısmın reddine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Davalı vekili; a. Soyut tanık beyanları ile karar verilemeyeceğini, b.Bilirkişi raporunu kabul etmediklerini, karanının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davanın reddi gerektiğini beyanla kararın bozulmasını istemiştir. 2.Feri müdahil Kurum vekili; Yazılı delil sunmayan davacının sadece tanık beyanları ile hizmet tespitine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu beyanla kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz eden vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,01.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 2725f74d313e201f ceda99293dc34ca6

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi – Ekim 2025 kararlarının tamamı