10. Hukuk Dairesi 2025/4165 E. , 2025/12246 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1561 E., 2025/126 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Hatay 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/603 E., 2022/174 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının, davalı işyerinde çalışırken işten çıkarıldığını, Hatay İş Mahkemesinin 2015/195 E. sayılı dosyasına kayden açılan işe iade davasının lehine sonuçlandığını ve kararın kesinleştiğini, davalı işverenlikçe işe başlatıldığı halde dört aylık hizmetinin Kuruma bildirilmediğini ileri sürerek, davacının işe iade edildiği halde boşta geçen dört aylık eksik sigortalılığının olduğunun tespitine ve sigorta primlerinin davalı tarafından ödenmesi gerektiğinin tespitine karar verilmesini istemiştir. II.CEVAP 1.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; fiili çalışmaya dayanmayan bir ödemenin sigortalı sayılmasının mümkün olmadığını, davacıya ödenen boşta geçen süreye ait ücretten sigorta primi işçi hissesi ve işsizlik sigortası primi kesilmeyerek adı geçene ödendiğini belirterek, davanın reddini istemiştir. 2.Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini istemiştir. III.İLK DERECE MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile davacının 04.05.2015 - 31.08.2015 tarihleri arasında davalı işveren nezdinde tam gün ve kesintisiz çalıştığının tespitine, karar verilmiştir. IV.İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ve fer'i müdahil Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda, işverence ödenen 4 aylık ücret geçersiz fesihten dolayı işçinin fiili çalışma karşılığı olmayıp, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 21. maddesinde belirtildiği üzere iş güvencesi hükümleri kapsamında çalıştırılmadığı süreye ilişkin ödeme olup; işveren nezdinde davacının eylemli ve gerçek bir çalışması bulunmadığından davanın reddi gerekirken, hatalı değerlendirme sonucu yazılı şekilde karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle davalı ve fer'i müdahil Kurum vekillerinin istinaf başvurularının kabulü ile HMK'nın 353/1-b.2 maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmiştir. V.TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; usul ve yasaya aykırı verilen kararın bozulmasını istemiştir. C. Değerlendirme ve Sonuç Uyuşmazlık, hizmet tespitine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, Üye ...'ın muhalefetine karşı Başkan ... ile Üyeler ..., ... ve ...'ün oyları ve oyçokluğuyla,23.09.2025 tarihinde karar verildi. KARŞI OY
I. TEMEL UYUŞMAZLIK: 1.Çoğunluk ile aradaki temel uyuşmazlık "geçersizliğine karar verilen fesih nedeni ile yasa gereği 4 ay boşta geçen sürenin fiili çalışmaya dayalı olmaması nedeni ile sigorta primine tabi olup olmayacağı ve hizmetten sayılıp sayılmayacağı noktasındadır". 2. Bu yöndeki ilk derece mahkemesinin "işverence ödenen 4 aylık ücret geçersiz fesihten dolayı işçinin fiili çalışma karşılığı olmayıp, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 21 inci maddesinde belirtildiği üzere iş güvencesi hükümleri kapsamında çalıştırılmadığı süreye ilişkin ödeme olup; işveren nezdinde davacının eylemli ve gerçek bir çalışması bulunmadığı, davanın reddi gerektiği" gerekçesi ile verdiği kararın istinaf sonrası temyiz edilmesi üzerine çoğunluk görüşü ile karar verilmiştir.
II. YASAL DÜZENLEME VE AÇIKLAMA: 3. 4857 sayılı İş Kanunu’nun 21. maddesi uyarınca, mahkemece feshin geçersizliğine karar verildiğinde, kararın kesinleşmesine kadar çalıştırılmadığı süre için işçiye en çok dört aya kadar doğmuş bulunan ücret ve diğer hakların ödenmesini de hüküm altına alınması gerekir. Bu süre üst sınır olup, aynı maddenin son fıkrası uyarınca sözleşme ile değiştirilemez, aksi hükümler geçersizdir. İşçi veya vekili, tüm süreyi talep etse bile , yasanın emredici hükmü gereği ancak 4 aya kadar ücret ve diğer haklar belirlenmelidir . 4. Yasa koyucu yargılama süresini dikkate alarak bu düzenlemeyi yapmıştır. Yargılama süreci 4 aylık sürenin altında kaldığında, kısaca fesih ile işe iade kararı sonrası başvuru arasında boşta geçen süre 4 aydan az olduğu takdirde, başvuru tarihine kadar ki ücret ve diğer haklar hüküm altına alına-caktır. Ancak yargılama süreci 4 aydan fazla sürdüğünde, yasanın amir hükmü gereği boşta geçen süre için 4 aya kadar ücret ve diğer hakların ödenmesi gerekecektir. 5. Kanunda tazminat değil, işçinin çalıştırılmadığı süre içinde doğmuş bulunan ücret alacağının ödeneceğine ilişkin kural, taraflar arasındaki sözleşmenin devam ettiğine işaret etmektedir. Feshin geçersizliğine ve işçinin işe iadesine karar verilmekle, iş sözleşmesinin kesintisiz devam ettiği ve işe başlatmama halinde feshin bu tarihte gerçekleştiği kabul edilmektedir. Boşta geçen süre ücreti ve diğer haklar, niteliği gereği ücret ve tazminat dışındaki işçilik alacaklarıdır. Ancak yasanın düzenlemesi gereği bu sürenin 4 aya kadar ücret ve diğer yasal hakların ödenmesine karar verilen süre; ihbar, kıdem tazminatı ve yıllık ücretli izin alacağının hesabında nazara alınması gerekmektedir. 6. Geçersizliğine karar verilen fesih olmasaydı işçi geçersiz fesih tarihini izleyen çalışacağı dört aylık dönemde hangi ücreti ve hakları alacaktı ise, işe iade kararının sonucuna göre de ilk dört aylık sürede alması gereken ücret ve diğer hakları işçiye ödenmelidir. Bu dönem için işçinin 4 aylık ödenen ücreti nedeni ile sigorta primleri kuruma bildirilmeli ve ödenmelidir(27.04.2006 tarihli 16-370 Ek. No.lu SSK. Başkanlığı Genelgesi). 7. 5510 sayılı Kanun'un 4/1-(a) ve 7/1-(a) bentlerine göre sigortalılığın oluşumu için gerçek (eylemli) bir çalışmanın varlığı zorunlu ise de Kanun'un belirlediği hallerde, çalışılmış sayılan süreler de hizmet süresi olarak değerlendirilir ve Kuruma bildirilmelidir. Örneğin, 4857 sayılı Kanun'un 21 inci maddesinde yer alan "Kararın kesinleşmesine kadar çalıştırılmadığı süre için işçiye en çok dört aya kadar doğmuş bulunan ücret ve diğer hakları ödenir." düzenlemesi gereği, işe iade kararı ile birlikte hükmedilen "boşta geçen süre ücretine" konu dönemde, sigortalının gerçek (eylemli) bir çalışması bulunmadığı ve hatta ücretin ödenmesine dahi gerek olmaksızın bu süre (4 ay) sigortalılık süresi olarak değerlendirilir. 8. Boşta geçen süre ücreti sigorta primine esas kazanca (SPEK) dahil edilir. Mahkemece feshin geçersizliğine ve işe iadeye karar verilmesi halinde, hükmedilen boşta geçen süre ücreti, 5510 sayılı Kanun'un 80 inci maddesinde ifadesini bulan "ücret" kavramı içerisinde yer alır ve sigorta primine esas kazanca dahil edilir. Ücretin, hak kazanıldığı halde ödenmemesi, prim ödeme gün sayısına dahil edilmesine engel değildir.
III. SONUÇ: 9. Yargı tarafından verilen kararlara istinaden sigortalıların fiilen çalışmadıkları süreler için ücret ve benzeri nitelikte ödeme yapılması halinde, ücretlerin ilişkin olduğu aylara mal edilmek, ücret dışındaki diğer ödemelerin ise ödendiği ayın kazancına dahil edilmek suretiyle sigorta primlerine tabi tutulması gerekmekte olup, görevden ayrı geçen ancak fiilen çalışılmış gibi kabul olunması gereken sürelerde 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesine tabi fiili ve kaydi çalışması olsa dahi, bu süreler için geriye dönük olarak aylık prim ve hizmet belgelerinin Sosyal Güvenlik Kurumuna verilmesi gerekmektedir. 10. Hizmet akdinin feshine ilişkin işvereninin tek yanlı hukuksal işleminin iptal kararı ile yapıldığı tarihten itibaren ortadan kaldırılması, bunun doğal sonucu olarak da, hizmet akdinin fesih tarihi itibariyle yani başlangıçtan itibaren geçerlilik kazanması, giderek bu dönemde davalının ücret ödemesine açıklanan nedenlerle hak kazanması karşısında; hukuki nitelikçe geç ödenen geçmiş dönem ücreti niteliğindeki bu ödemelerin 55510 sayılı Kanun'un 80 inci maddesi hükmünde öngörülen prime esas kazançlar kapsamında bulunduğu da açıkça ortadadır. Nitekim Yargıtay 10. Hukuk Dairesi daha önceki kararlarında "4857 sayılı İş Kanununun 21.maddesinde; geçersiz nedenle yapılan feshin sonuçları arasında kararın kesinleşmesine kadar çalıştırılmadığı süre için işçiye en çok 4 aya kadar doğmuş bulunan ücret ve diğer haklarının ödeneceğinin hükme bağlandığı, Yasanın bu amir hükmü nedeni ile 4 aylık sürenin hizmet süresinden sayılmasının gerektiğine ilişkin mahkemenin kabul kararında bir isabetsizlik bulunmadığını" belirtmiştir (Y. 10. HD. 26.12.2011 tarih ve 2011/19955 E, 2011/20038 K). 11. Sonuç itibari ile kararın boulması gerektiğini düşündüğümden onama gerekçesine katılınmamıştır. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 0f12e049a850a16a 806da6aa5fb287d9