Yargıtay Kararları › Yargıtay 10. Hukuk Dairesi › Eylül 2025 › 2025/1599 E., 2025/12305 K.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/1599 E., 2025/12305 K. (23.09.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1599
Karar No
2025/12305
Karar Tarihi
23.09.2025
Konu
Tazminat

10. Hukuk Dairesi 2025/1599 E. , 2025/12305 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2202 E., 2024/2660 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Tavşanlı İş Mahkemesi SAYISI : 2023/527 E., 2024/242 K. Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklı maddi tazminat istemi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararına karşı davacı vekili, davalı vekili ve fer'i müdahil vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince taraf vekillerinin istinaf başvurusunun reddine dair karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili, davalı vekili ve fer'i müdahil vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesi özetle; davacının ....'ye ait eski lavvar tesislerinde .. A.Ş.'de çalışmakta iken 26.09.2009 tarihinde geçirdiği iş kazası nedeniyle sağ el parmaklarından yaralandığını, bir parmağının koptuğunu, maluliyetin oluştuğunu, davacının gerçekte davalı işçisi olduğunu, işyerinde iş güvenliği tedbirlerinin alınmadığını, iş kazasının gerçekleşmesinde davalı işverenin kusurlu olduğunu belirterek fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 15.000 TL maddi, 50.000 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsilini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesi özetle; davanın alt üst işveren ilişkisine dayalı olarak kendilerine yöneltildiğini, ihale makamı konumunda olduklarını, ... A.Ş. ile yapılan hizmet alımı sözleşmesi gereğince kendilerine husumetin yönetilemeyeceğini, ... A.Ş. ile arasında alt-üst işveren ilişkisinin bulunmadığını, kazanın meydana gelmesinde davalının bir kusurunun bulunmadığını, davanın haksız ve hukuka aykırı olduğunu, davanın ihaleyi alan ... A.Ş.'ye ihbarını, belirtilen nedenlerle davanın reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa bırakılmasını talep etmiştir. Fer'i müdahil vekili cevap dilekçesinde özetle; iş kazaları nedeniyle işverenin hukuki sorumluluğunun kusura dayandığını müvekkil şirketin herhangi bir kusurunun bulunmadığını, davacının iş göremezlik oranına itiraz ettiklerini, talep edilen manevi tazminat miktarlarının yüksek olduğunu davalı Kurum ile aralarındaki hukuki ilişkinin muvazaaya dayanmadığını bu doğrultuda davadan sorumlu olmadıklarını beyanla davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararında özetle; ".1-Davanın kısmen kabulü ile A)476.144,88 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 26.09.2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, B)19.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 26.09.2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,.." karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili, davalı vekili ve fer'i müdahil vekilinin istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; "..Tarafların istinaf başvurularının HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine," karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; hükme esas alınan bilirkişi raporundaki hesaplamaların düşük olduğunu, davacıya kusur atfedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, hükmedilen manevi tazminatın düşük olduğunu, vekalet ücreti ve yargılama giderinin hatalı olduğunu ileri sürerek temyiz talep etmiştir. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalı Kurumun ihale makamı olduğunu, bu nedenle sorumluluk atfedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, zamanaşımı ve hukuki yarar yokluğundan davanın reddinin gerektiğini, ikinci talep artırımı kabul etmediklerini, ücret tespiti ve hesaplamanın hatalı olduğunu ileri sürerek temyiz talep etmiştir. Fer'i müdahil vekili temyiz dilekçesinde özetle; bilirkişi raporundaki kusur oranlarının hatalı tespit edildiğini, hesap bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, sendika üyeliğine ilişkin hesaplamaların hatalı olduğuna, hükmedilen manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu ileri sürerek temyiz talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, iş kazası sonucu maddi ve manevi tazminatın davalı taraftan tahsili istemine ilişkindir. 1- Davacı vekilinin ve fer'i müdahil vekilinin hükmedilen manevi tazminat miktarlarına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 110. maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır. Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan kesinlik sınırının 378.290,00 TL olup hükmedilen tazminata yönelik temyizi kesinlik sınırı altında kaldığı anlaşılmakla temyiz itirazlarının miktardan reddine karar vermek gerekmiştir. 2-Taraf vekillerinin hükmedilen maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen kararın, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle, dosya kapsamında toplanan bilgi ve belgelere, delil ve ispat durumuna göre kusur belirlemesine dair kabulün dosya kapsamı ile Dairemizce benimsenen ilkelere uygun olmasına, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenlerin istinaf sebepleri olarak da dermeyan edildiği ve Bölge Adliye Mahkemesi kararında gerekçesi açıklanarak itirazların karşılanmış olmasına göre ileri sürülen temyiz sebeplerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiş olması karşısında temyiz edenlerin sıfatlarına, temyiz kapsam ve nedenlerine göre hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davacı vekilinin ve fer'i müdahil vekilinin hükmedilen manevi tazminata yönelik temyiz itirazlarının miktardan REDDİNE 2. Taraf vekillerinin hükmedilen maddi tazminata yönelik tüm temyiz itirazlarının temyiz kapsam ve nedenleri gözetilerek reddiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harçlarının ilgililerden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,23.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 5ff8d511f8ff58db 3d1369841dc42358

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi – Eylül 2025 kararlarının tamamı