Yargıtay Kararları › Yargıtay 10. Hukuk Dairesi › Eylül 2025 › 2024/16080 E., 2025/12247 K.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/16080 E., 2025/12247 K. (23.09.2025)

Mahkeme
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/16080
Karar No
2025/12247
Karar Tarihi
23.09.2025

10. Hukuk Dairesi 2024/16080 E. , 2025/12247 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1639 E., 2024/2023 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Giresun İş Mahkemesi SAYISI : 2024/77 E., 2024/268 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; SGK İl Müdürlüğünün 25.07.2017 tarih, ... sayılı yazısı ile ...'in Kurum denetmenleri tarafından yapılan denetim sonucunda 186 gün çalışmasının fiili olmadığından bahisle emeklilik şartını kaybettiği ve 01.01.2012 başlangıç tarihli yaşlılık aylığının durdurulmuş olduğunu, borç bildirim belgesinin gerçeği yansıtmadığını, Giresun İş Mahkemesinin 2017/239 E. sayılı dosyası ile hizmet tespiti davasını açtıklarını, bu davada bildirilmeyen hizmet sürelerinin tespitinin talep edildiğini, anılan dosyada 13.11.2003 ile 13.07.2004 tarihleri arasında dava dışı .... Ltd. Şti yanında çalıştığının tespit edilmesi halinde gerekli gün şartının sağlanacağını, bu sebeple Giresun İş Mahkemesinin 2017/239 Esas sayılı dosyasının bekletici mesele yapılmasını, bu dava neticesine göre davacının yaşlılık aylığı için gerekli gün şartını sağlayacağını ileri sürerek, davacının borçlu olmadığının tespitine, yaşlılık aylığının durdurulmasına ilişkin Kurum işleminin iptali ile ödenmeyen yaşlılık aylıklarının faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir. II.CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; Kurum işleminin denetmen raporuna dayandığını, 2017/239 E. sayılı dosyada talep kabul edilse dahi geçmişe yönelik emekli aylığına hak kazandığının tespitinin mümkün olmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III.İLK DERECE MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamına göre, davacının dava dışı ...Şti. ve ... isimli işyerlerinden hizmetlerinin iptal edilmesine itirazının olmadığı, uyuşmazlık konusu hususun 2017/239 Esas sayılı dosyada verilen kararın davacının yaşlılık aylığı bağlanmasına etkisi olduğu, Kurumun aylık kesme işlem tarihi itibarıyla işleminin doğru olduğu, 2017/239 Esas sayılı dosyasının 2022 yılında kesinleştiği, Kurum yazısına göre davacının aktif sigortalılığının devam ettiği, kesinleşmeden sonra yapılan ayrı bir başvurunun olmadığı, başvuru olsaydı dahi başvuru tarihi itibarıyla koşulların değerlendirilmesi gerektiği, davacı bakımından yaşlılık aylığı bağlanmasıyla ilgili yaş, sigortalılık süresi ve prim ödeme gün sayısının tahsis talep tarihindeki Kurum kayıtlarına göre belirlenmesi gerektiğinden ve hizmet tespiti kararıyla kazanılan gün sayısının, ancak hizmet tespitine ilişkin hükmün kesinleşmesinden sonra Kurum yönünden bağlayıcılık kazanacağı anlaşıldığından tahsis talep tarihinde Kurum kayıtlarında yazılı şartlara göre değerlendirme yapılarak davacının yaşlılık aylığına hak kazanmadığının bildirilmesinde hata olmadığı, hizmet kazanılması halinde tahsis talep tarihine göre geriye dönük olarak aylık bağlanmasının mümkün olmadığı, aksi halde koşulları sağlamayan kişilerin Kurum işleminden sonra dava açarak geçmişe yönelik hak talebinde bulunabilmesinin mümkün hale geleceği, tahsis talep tarihi itibarıyla işlenmiş süreler de dahil olmak üzere aylık bağlanma koşullarının sağlanmadığı, 13.11.2003 ile 12.07.2004 tarihleri arası hizmetlerinin işlendiği, 12.12.2011 tarihinde toplam hizmet gününün 2799 gün olduğu, davacının yaşlılıktan emeklilik şartı olan 3600 günü tamamlamadığının tespit edildiği, 12.12.2011 tarihinde 2799 günü olup, emeklilik şartını (15 yıl 3600 gün 56 yaş) tamamlamak için 801 gün eksiği bulunduğu, hizmet günü şartını tamamlaması itibariyle (3600 günü tamamladığı tarihe göre) yaş şartının da bu tarihe göre belirleneceği, davacının aktif olarak sigortalılığının devam ettiğinin bildirildiği, istinaf kaldırma kararı belirtilen 866 güne ilişkin ise, Kurumun 11.05.2017 tarih 2017/HZ/016 sayılı raporu sonrası davacının 1011488 sicil sayılı işyerinden bildirilen hizmetinin iptal edildiği, 20.03.2017-24.09.2007 tarihleri arasındaki 186 günün iptali sonrası aylık bağlanma koşullarının kaybedilmesi nedeniyle aylığın kesildiği, bu durumun Kurumun 25.07.2017 tarihli yazısıyla davacıya bildirildiği, dava konusunun 12.01.2018 tarihli borç bildirim belgesi olduğu, istinaf kararında belirtilen 866 günlük hizmet iptaline dayanak raporun ise aylık kesme işlem tarihinden sonraki tarihte, 26.01.2018 tarihinde düzenlenen 2018/KK/007 sayılı rapor olduğu, ilk aylık kesme tarihinde bu rapor mevcut olmadığından 866 gün dahil edilerek aylığa hak kazanma şartlarının değerlendirildiği, bu haliyle de davacının aylık şartlarını sağlamadığı, bu tarihlere ilişkin dava açılmasının sonuca etkili olmayacağı, davacı vekili tarafından da 06.06.2024 tarihli celsede 866 gün hizmet iptaline dair dava açılmayacağının beyan edilmiş olması karşısında, Kurumun işlem tarihi için düzenlediği borç bildirim belgesinin doğru olduğu, ödeme ve tahsilat var ise Kurumun borcu infazı aşamasında dikkate alınabileceği, davacının asıl talebinin ödeme emrine konu borçtan sorumlu olup olmadığına yönelik olduğu ve borçtan sorumlu olduğu gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir. IV.İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V.TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararın hatalı değerlendirmeye dayalı olduğunu, Giresun İş Mahkemesinin 2021/246 E. (eski esas 2017/239) sayılı dosyasında davanın kısmen kabulü ile davacı ...’in davalı .... San. ve Tic. Ltd. Şti’yle ait 1005020.28 sicil nolu işyerinde 13/11/2003 ile 12/07/2004 tarihleri arasında asgari ücret ile hizmet akdine dayalı olarak 5510 sayılı Yasa'nın 4/1-a kapsamında çalıştığının tespiti şeklinde hüküm kurulduğunu, belirtilen sürelerin davacının mevcut çalışmalarına ilave edildiğinde emeklilik için tüm şartların sağlayacağını belirterek, usul ve yasaya aykırı verilen kararın temyizen bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Sonuç Uyuşmazlık, yaşlılık aylığının kesilmesine dair Kurum işleminin iptali ile ödenmeyen aylıkların yasal faizi ile tahsiline ve borçlu olmadığının tespitine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden ilgiliden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 23.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 9f58b09596acd224 1cdb1e6997e116e5 This XML file does not appear to have any style information associated with it. The document tree is shown below. 10. Hukuk Dairesi 2024/16080 E. , 2025/12247 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1639 E., 2024/2023 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Giresun İş Mahkemesi SAYISI : 2024/77 E., 2024/268 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; SGK İl Müdürlüğünün 25.07.2017 tarih, ... sayılı yazısı ile ...'in Kurum denetmenleri tarafından yapılan denetim sonucunda 186 gün çalışmasının fiili olmadığından bahisle emeklilik şartını kaybettiği ve 01.01.2012 başlangıç tarihli yaşlılık aylığının durdurulmuş olduğunu, borç bildirim belgesinin gerçeği yansıtmadığını, Giresun İş Mahkemesinin 2017/239 E. sayılı dosyası ile hizmet tespiti davasını açtıklarını, bu davada bildirilmeyen hizmet sürelerinin tespitinin talep edildiğini, anılan dosyada 13.11.2003 ile 13.07.2004 tarihleri arasında dava dışı .... Ltd. Şti yanında çalıştığının tespit edilmesi halinde gerekli gün şartının sağlanacağını, bu sebeple Giresun İş Mahkemesinin 2017/239 Esas sayılı dosyasının bekletici mesele yapılmasını, bu dava neticesine göre davacının yaşlılık aylığı için gerekli gün şartını sağlayacağını ileri sürerek, davacının borçlu olmadığının tespitine, yaşlılık aylığının durdurulmasına ilişkin Kurum işleminin iptali ile ödenmeyen yaşlılık aylıklarının faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir. II.CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; Kurum işleminin denetmen raporuna dayandığını, 2017/239 E. sayılı dosyada talep kabul edilse dahi geçmişe yönelik emekli aylığına hak kazandığının tespitinin mümkün olmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III.İLK DERECE MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamına göre, davacının dava dışı ...Şti. ve ... isimli işyerlerinden hizmetlerinin iptal edilmesine itirazının olmadığı, uyuşmazlık konusu hususun 2017/239 Esas sayılı dosyada verilen kararın davacının yaşlılık aylığı bağlanmasına etkisi olduğu, Kurumun aylık kesme işlem tarihi itibarıyla işleminin doğru olduğu, 2017/239 Esas sayılı dosyasının 2022 yılında kesinleştiği, Kurum yazısına göre davacının aktif sigortalılığının devam ettiği, kesinleşmeden sonra yapılan ayrı bir başvurunun olmadığı, başvuru olsaydı dahi başvuru tarihi itibarıyla koşulların değerlendirilmesi gerektiği, davacı bakımından yaşlılık aylığı bağlanmasıyla ilgili yaş, sigortalılık süresi ve prim ödeme gün sayısının tahsis talep tarihindeki Kurum kayıtlarına göre belirlenmesi gerektiğinden ve hizmet tespiti kararıyla kazanılan gün sayısının, ancak hizmet tespitine ilişkin hükmün kesinleşmesinden sonra Kurum yönünden bağlayıcılık kazanacağı anlaşıldığından tahsis talep tarihinde Kurum kayıtlarında yazılı şartlara göre değerlendirme yapılarak davacının yaşlılık aylığına hak kazanmadığının bildirilmesinde hata olmadığı, hizmet kazanılması halinde tahsis talep tarihine göre geriye dönük olarak aylık bağlanmasının mümkün olmadığı, aksi halde koşulları sağlamayan kişilerin Kurum işleminden sonra dava açarak geçmişe yönelik hak talebinde bulunabilmesinin mümkün hale geleceği, tahsis talep tarihi itibarıyla işlenmiş süreler de dahil olmak üzere aylık bağlanma koşullarının sağlanmadığı, 13.11.2003 ile 12.07.2004 tarihleri arası hizmetlerinin işlendiği, 12.12.2011 tarihinde toplam hizmet gününün 2799 gün olduğu, davacının yaşlılıktan emeklilik şartı olan 3600 günü tamamlamadığının tespit edildiği, 12.12.2011 tarihinde 2799 günü olup, emeklilik şartını (15 yıl 3600 gün 56 yaş) tamamlamak için 801 gün eksiği bulunduğu, hizmet günü şartını tamamlaması itibariyle (3600 günü tamamladığı tarihe göre) yaş şartının da bu tarihe göre belirleneceği, davacının aktif olarak sigortalılığının devam ettiğinin bildirildiği, istinaf kaldırma kararı belirtilen 866 güne ilişkin ise, Kurumun 11.05.2017 tarih 2017/HZ/016 sayılı raporu sonrası davacının 1011488 sicil sayılı işyerinden bildirilen hizmetinin iptal edildiği, 20.03.2017-24.09.2007 tarihleri arasındaki 186 günün iptali sonrası aylık bağlanma koşullarının kaybedilmesi nedeniyle aylığın kesildiği, bu durumun Kurumun 25.07.2017 tarihli yazısıyla davacıya bildirildiği, dava konusunun 12.01.2018 tarihli borç bildirim belgesi olduğu, istinaf kararında belirtilen 866 günlük hizmet iptaline dayanak raporun ise aylık kesme işlem tarihinden sonraki tarihte, 26.01.2018 tarihinde düzenlenen 2018/KK/007 sayılı rapor olduğu, ilk aylık kesme tarihinde bu rapor mevcut olmadığından 866 gün dahil edilerek aylığa hak kazanma şartlarının değerlendirildiği, bu haliyle de davacının aylık şartlarını sağlamadığı, bu tarihlere ilişkin dava açılmasının sonuca etkili olmayacağı, davacı vekili tarafından da 06.06.2024 tarihli celsede 866 gün hizmet iptaline dair dava açılmayacağının beyan edilmiş olması karşısında, Kurumun işlem tarihi için düzenlediği borç bildirim belgesinin doğru olduğu, ödeme ve tahsilat var ise Kurumun borcu infazı aşamasında dikkate alınabileceği, davacının asıl talebinin ödeme emrine konu borçtan sorumlu olup olmadığına yönelik olduğu ve borçtan sorumlu olduğu gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir. IV.İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V.TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararın hatalı değerlendirmeye dayalı olduğunu, Giresun İş Mahkemesinin 2021/246 E. (eski esas 2017/239) sayılı dosyasında davanın kısmen kabulü ile davacı ...’in davalı .... San. ve Tic. Ltd. Şti’yle ait 1005020.28 sicil nolu işyerinde 13/11/2003 ile 12/07/2004 tarihleri arasında asgari ücret ile hizmet akdine dayalı olarak 5510 sayılı Yasa'nın 4/1-a kapsamında çalıştığının tespiti şeklinde hüküm kurulduğunu, belirtilen sürelerin davacının mevcut çalışmalarına ilave edildiğinde emeklilik için tüm şartların sağlayacağını belirterek, usul ve yasaya aykırı verilen kararın temyizen bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Sonuç Uyuşmazlık, yaşlılık aylığının kesilmesine dair Kurum işleminin iptali ile ödenmeyen aylıkların yasal faizi ile tahsiline ve borçlu olmadığının tespitine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden ilgiliden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 23.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 9f58b09596acd224 1cdb1e6997e116e5 ... ...

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi – Eylül 2025 kararlarının tamamı