10. Hukuk Dairesi 2025/13863 E. , 2025/12311 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2109 E., 2025/1289 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Alaşehir 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2020/89 E., 2024/897 K. Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararına karşı taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddine davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile davanın kısmen kabulüne dair karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının, davaya konu iş yerinde 15.11 2017 tarihinde 1.270,75 TL net ücretle dolum işçisi olarak işe başladığını, 21.06.2018 günü saat 15:00 sularında çalıştığı makineye kaptırdığı sağ kolunun yarısının koptuğunu, işverenin iş sağlığı ve güvenliği açısından gerekli önlemleri almadığını, denetim ve gözetim yükümlülüğünü gereği gibi yerine getirmediğini beyanla 5.000,00 TL maddi ve 250.000,00 TL manevi tazminatın tahsilini talep etmiş; 16.07.2020 tarihli dilekçesiyle maddi tazminata yönelik talebinin 500,00 TL'sinin geçici işgöremezlik ve 4.500,00 TL'sinin sürekli işgöremezliğe ilişkin olduğunu açıklamış; 22.05.2024 tarihli dilekçesiyle maddi tazminat talebini 3.075.374,46 TL olarak artırmıştır.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının dava dilekçesi ile ileri sürdüğü iddialar ve taleplerinin haksız, dayanaksız ve hukuka aykırı olduğunu, tüm çalışanları ile birlikte davacıya da gereken iş sağlığı ve güvenliği eğitimlerinden fazlasının verildiğini, işyerinde iş sağlığı ve güvenliği mevzuatının gerektirdiği tüm önlemlerin alındığını, somut olayda işverenin kusuru bulunmadığı gibi meydana gelen zararla arasında bir illiyet bağı da bulunmadığını, davacının manevi tazminat talebinin de fahiş olduğunu beyanla davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararında özetle; "."1-Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ İLE, 2.960.334,80 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 21/06/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE, 75.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 21/06/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,.." karar verilmiştir. IV.İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "A-Davalı vekilinin, istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine, B-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile Alaşehir 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesinin 08/10/2024 tarih ve 2020/189 Esas - 2024/897 Karar sayılı kararının, düzelterek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere HMK'nin 353/1-b.2 maddesi gereğince kaldırılmasına, 1-2.960.334,80 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 21.06.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, 2-250.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 21.06.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine," karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A.Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; hükme esas alınan kusur raporunun hatalı olduğunu, bilirkişilerin, yükümlülüklerini yerine getirmeyen ve tamamen kendi hatası sebebiyle dava konusu iş kazasına sebebiyet veren davacının %30 gibi hakkaniyete, hayatın olağan akışına ve raporun kendi muhteviyatına aykırı bir kusur oranı belirlendiğini, dava konusu kazanın davacının kusurlu davranışı sebebiyle meydana geldiğini, itirazlarına konu rapor, Alaşehir 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2022/589 Esas sayılı dosyasına ve Alaşehir Cumhuriyet Başsavcılığının 2018/4432 sor. no.lu dosyasına sunulan bilirkişi raporları ile çelişkili olduğunu, sözkonusu iki raporda da davacı ...'ın dava konusu kazanın meydana gelmesinde asli kusurlu olduğu yönünde değerlendirme yapıldığını, bu da davacının dava konusu kazanın meydana gelmesinde en az %51 oranında kusurlu olduğunu ortaya koyduğunu, müvekkilinin kusurlu olduğunun kabulü anlamına gelmemek kaydıyla hükme konu raporda davacıya %30 gibi düşük bir kusur izafe edilmesinin mümkün olmadığını, somut olay sebebiyle müvekkili kooperatife atfedilebilecek bir kusur bulunmadığı gibi zarar ile bir illiyet bağı da bulunmadığını belirterek temyiz talebinde bulunmuştur. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, meydana gelen iş kazası sonucu maddi ve manevi tazminatın davalıdan tahsili istemine ilişkindir. 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen kararın, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle, dosya kapsamında toplanan bilgi ve belgelere, delil ve ispat durumuna göre dairemizce benimsenen ilkelere uygun olmasına, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenlerin istinaf sebepleri olarak da dermeyan edildiği ve Bölge Adliye Mahkemesi kararında gerekçesi açıklanarak itirazların karşılanmış olmasına göre, ileri sürülen temyiz sebeplerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiş olması karşısında hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davalı vekilinin, tüm temyiz itirazlarının reddiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, 2. Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgiliden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,23.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.