Yargıtay Kararları › Yargıtay 10. Hukuk Dairesi › Eylül 2025 › 2025/4180 E., 2025/12249 K.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/4180 E., 2025/12249 K. (23.09.2025)

Mahkeme
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/4180
Karar No
2025/12249
Karar Tarihi
23.09.2025

10. Hukuk Dairesi 2025/4180 E. , 2025/12249 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1578 E., 2025/16 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 16. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/194 E., 2023/97 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne ve duruşmanın düzenlendiği 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369. maddesinde sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hâllerden hiçbirine uymadığından, temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının, davalı Şirket bünyesinde 13.05.2015 - 14.03.2020 tarihleri arasında teknik servis elemanı olarak kesintisiz olarak çalıştığını, en son aldığı maaşın 5.000,00 TL olduğunu, ancak davacının bordrosunda ve Kurum kayıtlarında gözüken maaş tutarının asgari ücret olduğunu ve gerçeği yansıtmadığını, davalı işveren tarafından 13.05.2012 - 14.03.2020 tarihleri arasındaki davacı adına bildirilen sigorta prim kazancının davalı işveren tarafından eksik yatırıldığını, bu nedenle almaya hak kazandığı işsizlik ödeneğinde aleyhine eksiklik olduğunu ve ileride emeklilik halinde davacının aleyhine eksiklik olacağını ileri sürerek, davacının, davalı iş yerinde 13.05.2015 - 14.03.2020 tarihleri arasındaki çalışmaların kesintisiz olduğunun tespiti ile sigorta kayıtlarına işlenmesine, bugünlere ait sigorta primlerinin davalı tarafından yatırılmasına karar verilmesini istemiş, 01.11.2021 tarihli dilekçesi ile davacının prime esas gerçek ücretlerinin 2015-2016 döneminde 1.801,00 TL, 2016-2017 döneminde 2.801,00 TL, 2017-2018 döneminde 3.801,00 TL, 2018-2019 döneminde 4.801,00 TL, 2019-2020 döneminde 5.801,00 TL olduğunu açıklamıştır. II.CEVAP 1.Davalı Şirket vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın dava dilekçesinde ileri sürdüğü hususların hiçbirinin gerçeğini yansıtmadığını, davacının düz lise mezunu olduğunu, şirkette çalışmaya başladığında herhangi bir tecrübesi bulunmadığını, maaş bordrolarında davacı tarafından düşülmüş herhangi bir ihtirazi kaydın söz konusu olmadığını, davacının iş akdinin şirket tarafından haklı nedenle feshedildiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. 2.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini istemiştir. III.İLK DERECE MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile prime esas kazancın işverence Kuruma bildirilenin üzerinde olduğuna dair iddianın hukuksal geçerliliği haiz olarak düzenlenmiş bulunmak kaydıyla işçinin imzasının bulunduğu aylık ücreti gösteren para makbuzları, banka kayıtları, ticari defter kayıtları, ücret bordroları gibi belgelerle ispatının mümkün olduğu, bu nitelikte yazılı delil veya yazılı delil başlangıcı olarak değerlendirilebilecek bir belgenin dosya kapsamında bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV.İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V.TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararın eksik inceleme ve hatalı değerlendirmeye dayalı olduğunu, uzun bir müddet davalı iş yerinde çalışan davacının asgari ücretle çalışmış olmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, Mahkemece emsal ücret araştırması yapılması gerektiğini, davacının davalı Şirket nezdinde talep edilen ücretlerle çalıştığının dosya kapsamındaki tanık beyanları ile ispatlandığını belirterek, usul ve yasaya aykırı verilen kararın bozulmasını istemiştir. C. Değerlendirme ve Sonuç Uyuşmazlık, prime esas gerçek ücretlerin tespitine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 23.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 1b4dce54fb05d4aa 9046486df9c5b82e

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi – Eylül 2025 kararlarının tamamı