10. Hukuk Dairesi 2024/3266 E. , 2025/10449 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/81 E., 2022/507 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Samsun 2. İş Mahkemesi SAYISI : 2020/677 E., 2021/470 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı ... tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacıların murisi ...'nun ... Belediyesi'nin temizlik işlerini hizmet alımı ihalesiyle üstlenen davalı ... Şirketinde işçi olarak çalışmaktayken 14.04.2014 tarihinde iş kazası geçirerek hayatını kaybettiğini, davaya konu olayın meydana gelmesinde müteveffanın hiçbir kusurunun bulunmadığını, davalı ... ve davalı şirketin gerekli iş güvenliği tedbirlerini almaması ve ...'ın kusurlu davranışı neticesinde iş kazasının gerçekleştiğini belirterek davacıların maddi ve manevi zararlarının tazminini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; kazanın davacının diğer davalı ...'ın kullandığı tır dorsesi ile beton sütun arasında sıkışması sonucu meydana geldiğini, müteveffanın ve diğer davalı işçinin belediyenin işçisi olmadığını, davalı belediyenin gerekli tedbirleri eksiksiz aldığı ileri sürülerek davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl iş veren ... ile alt iş veren ... Ltd. Şti'ni toplamda %80 oranında ( bu kusurun %25 inin asıl işveren ... Belediye Başkanlığına, %50 sinin alt iş veren ... Ltd. Şti.'ne, %5 inin araç sürücüsü ... .... ait olduğu), kazalı ...'nu %20 oranında kusurlu bulan 03.08.2017 tarihli kusur raporuna itibar edildiği, bu rapor doğrultusunda aktüerya hesap raporu alındığı, 18.06.2018 tarihli raporda yapılan hesaplamaya itibar edilerek karar verildiği gerekçesiyle, maddi tazminat davası yönünden açılan davanın kabulüne; davacı ... için 107.554,09TL maddi tazminat bedelinin kaza ve ölüm tarihi olan 14.04.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davacı ... için 40.739,31TL maddi tazminat bedelinin kaza ve ölüm tarihi olan 14.04.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine; manevi tazminat davası yönünden açılan davaların kısmen kabulüne; davacı ... için taktiren 150.000,00TL manevi tazminat, ... için taktiren 100.000,00TL manevi tazminat , ... için taktiren 20.000,00TL manevi tazminat, ... için taktiren 20.000,00TL manevi tazminat, ... için taktiren 10.000,00TL manevi tazminat , ... için taktiren 10.000,00TL manevi tazminat, ... ... için taktiren 10.000,00TL manevi tazminat, ... için taktiren 10.000,00TL manevi tazminat bedelinin kaza ve ölüm tarihi olan 14.04.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, bakiye talebin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı ... vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın müvekkili Kurum yönünden reddi gerektiğini, müvekkili Kuruma kusur izafe edilmesinin isabetli olmadığını, gerek ... işçiyi gerekse kazaya sebebiyet veren diğer davalı işçiyi kendi bünyesinde çalıştırmadığını, her iki işçinin de çöplerin toplanması, cadde ve sokakların süpürülmesi genel temizliği hususunda hizmet satın aldığı diğer davalı firmanın işçisi olduğunu, davacıların murisi olan kazalıya yalnızca %20 oranında kusur atfedilmesinin hatalı olduğunu, bu oranın oldukça az olduğunu, zira kazalının kendisine tahsis edilen ve giymekle yükümlü bulunduğu, yansıma sağlayarak gece görüşünü keskinleştiren, iş kazası risklerini azaltan iş kıyafetlerini giymediğini ve başlığını takmadığını, hükme esas alınan hesap raporunda davacıların murisinin ölüm tarihindeki giydirilmiş ücreti üzerinden hesaplama yapıldığını, yol ve yemek ücretinin maddi tazminat hesaplamalarına dahil edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, hükme esas alınan aktüerya hesabının fahiş ve hatalı olduğunu, her ne kadar davacılar tarafından aracı zorunlu mali mesuliyet sigortası ile sigortalayan ... Anonim Türk Sigorta A.Ş.ye husumet yönetilmemiş ve bu şirkete davanın ihbarı istenmişse de, aracı sigortalayan şirketin maddi zararın ödenmesinden birinci derece sorumluluğu bulunduğunu, davanın bu şirkete ihbarı yerine bu şirketin davaya davalı sıfatı ile dahil edilmesi gerektiğini, Mahkemece hükmedilen manevi tazminat bedelinin çok yüksek olduğunu belirterek temyiz yoluna başvurmuştur. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. İnsan yaşamının kutsallığı çevresinde işverenin, işyerinde işçilerin sağlığını ve iş güvenliğini sağlamak için gerekli olanı yapmak ve bu husustaki şartları sağlamak ve araçları noksansız bulundurmakla yükümlü olduğu 4857 sayılı İş Kanunu'nun 77. maddesinin açık buyruğu iken, 4857 sayılı Kanun'un 77. ve devamı bir kısım maddeleri 30.06.2012 tarih ve 28339 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu'nun 37. maddesiyle, 01.01.2013 tarihinde yürürlüğe girmek üzere yürürlükten kaldırılmış olup 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu, işverenin sağlık ve güvenlik önlemlerini alma yükümünü daha ayrıntılı bir biçimde düzenlemiştir. 2. Buna göre 6331 sayılı Kanun’un "İşverenin Genel Yükümlülüğü" kenar başlıklı 4. maddesinde: "İşveren, çalışanların işle ilgili sağlık ve güvenliğini sağlamakla yükümlü olup bu çerçevede; a)Mesleki risklerin önlenmesi, eğitim ve bilgi verilmesi dahil her türlü tedbirin alınması, organizasyonun yapılması, gerekli araç ve gereçlerin sağlanması, sağlık ve güvenlik tedbirlerinin değişen şartlara uygun hale getirilmesi ve mevcut durumun iyileştirilmesi için çalışmalar yapar. b)İş yerinde alınan iş sağlığı ve güvenliği tedbirlerine uyulup uyulmadığını izler, denetler ve uygunsuzlukların giderilmesini sağlar. c)Risk değerlendirmesi yapar ve yaptırır. ç)Çalışana görev verirken, çalışanın sağlık ve güvenlik yönünden işe uygunluğunu gözönüne alır. d)Yeterli bilgi ve talimat verilenler dışında ki çalışanların hayati ve özel tehlike bulunan yerlere girmemesi için gerekli tedbirleri alır." hükmü düzenlenmiştir. Aynı Kanun’un 5. maddesinde de risklerden korunma ilkeleri düzenlenmiştir. Buna göre maddede, "İşverenin yükümlülüklerinin yerine getirilmesinde aşağıdaki ilkeler göz önünde bulundurulur: a)Risklerden kaçınmak, b)Kaçınılması mümkün olmayan riskleri analiz etmek, c)Risklerle kaynağında mücadele etmek, ç)İşin kişilere uygun hale getirilmesi için iş yerlerinin tasarımı ile iş ekipmanı, çalışma şekli ve üretim metotlarının seçiminde özen göstermek, özellikle tekdüze çalışma ve üretim temposunun sağlık ve güvenliğe olumsuz etkilerini önlemek, önlenemiyor ise en aza indirmek, d)Teknik gelişmelere uyum sağlamak, e)Tehlikeli olanı, tehlikesiz veya daha az tehlikeli olanla değiştirmek, f)Teknoloji, iş organizasyonu çalışma şartları, sosyal ilişkiler ve çalışma ortamı ile ilgili faktörlerin etkilerini kapsayan tutarlı ve genel bir önleme politikası geliştirmek, g)Toplu korunma tedbirlerine, kişisel korunma tedbirlerine öncelik vermek, ğ)Çalışanlara uygun talimatlar vermek." hükmü yer almaktadır. 3. Görüldüğü üzere, işverenin çalışanlarla ilgili sağlık ve güvenliği sağlama yükümünün genel çerçevesi, 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun 4. maddesinde çizilmiştir. Bu çerçevede işverenin, “çalışanların işle ilgili sağlık ve güvenliğini sağlamakla yükümlü” olduğu belirtildikten sonra, yapacağı ve uymakla yükümlü bulunacağı birtakım esaslara yer verilmiştir. Bunun gibi 5. maddede, işverenin anılan yükümlülükle gerçekleştireceği korunma sırasında uyacağı ilkeler belirlenmiştir. 10. maddede ise işyerinde sağlık ve güvenlik sağlanırken, işverenin yapacağı risk değerlendirmesi çalışmasında dikkate almakla yükümlü bulunduğu hususlar belirlenmiştir (Hukuk Genel Kurulunun 09.10.2013 tarih 2013/21-102 Esas 2013/1456 sayılı kararı). 4. 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun 4. ve 5. maddeleri ile bunu uygun olarak çıkarılan iş güvenliği yönetmelikleri hükümleri, işverenin sorumluluğunu objektifleştiren kriterler olarak değerlendirilmelidir. Bu sebeple mevzuatta yer alan teknik iş güvenliği kurallarına uyulmaması işverenin kusurlu davranışı olarak kabul edilmelidir. Ancak işveren sadece anılan yazılı kurallara değil, yazılı olmayan ve teknolojinin gerekli kıldığı önlemlere aykırı davrandığında da kusurlu görülerek oluşan zararı karşılamalıdır. 5. Öte yandan, objektifleştirilen kusur, kusur sorumluluğunu kusursuz sorumluluğa yaklaştırsa da, onu kusursuz sorumluluk haline dönüştürmez. Çünkü, bu halde dahi işverenin sorumluluğu için kusurun varlığı şarttır. Kusurun objektifleştirilmesi kriterinin yanısıra, Türk Borçlar Kanunu’nun 417/2. maddesinin, Anayasa hükümleri ve 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun 4. maddesi kapsamında yorumlanması da işverenin sorumluluğunu oldukça genişletecektir. 6. Yukarıda belirtilen açıklamalar doğrultusunda; işvereni zararlandırıcı olay nedeniyle sorumluluk halinden kurtaracak olan durum iş sağlığı ve güvenliği alanındaki ihmalleri ile oluşan zarar arasındaki uygun nedensellik bağının kesildiğini ispat etmekten ibarettir. Hukuk Genel Kurulunun 20.03.2013 tarih 2012/21-1121 E. 2013/386 sayılı kararında da belirtildiği üzere uygun nedensellik bağı üç durumda kesilebilir. Bunlar mücbir sebep, zarar görenin kusuru ve üçüncü kişinin kusurudur. Bu hallerden birinin varlığı halinde işverenin sorumluluğuna gidilmesi mümkün değildir. 7. İş kazası hukuki sebebine dayalı tazminat davalarında olayın gerçekleşme şeklinin tarafların gösterdiği deliller dikkate alınarak her türlü şüpheden uzak bir şekilde ortaya konulması ve giderek kusur oranlarının bu olaya uygun şekilde belirlenmesi gerektiği açıktır. 8.Dosyadaki kayıt ve belgelerden; kazalı işçi ...'nun ... Belediyesi Temizlik İşleri Müdürlüğü emrinde belediyenin hizmet alım sözleşmesi yaptığı ... Şirketi sigortalısı olarak çalıştığı, görevinin belediyeye ait çöp aktarma istasyonunda rampa altına yaklaşan tırlara atık alanına götürülmek üzere toplanan çöplerin boşaltılmasının sağlanması, dolum için gelen dorse altına destekleyici takoz konulması,dorse dolduğunda takozların alınarak şoföre çık talimatı verilmesi ve rampa dışına çıkan dorse üzerinde kalan çöpün temizlenmesi olduğu, 14.4.2014 tarihli iş kazasının, davalı ...'ın sevk ve idaresinde bulunan çekicinin ,çöple doldurulan dorse takıldıktan ve kazalı ... dorseyi sabitleyen demirleri aldıktan sonra hareket etmesi yönünde verilen talimata istinaden açık alana doğru yöneldiği sırada dorsenin merdivenine çıktığı anlaşılan ... çekici ile kolonlar arasına sıkışarak vefat etmesi ile meydana geldiği, ... Belediyesi ile ... ..Ltd. Şti. arasında, ... belediyesi sınırları dahilindeki mahallelerin,mücavir alanların evsel katı atık ve çöplerin toplanması,cadde sokak süpürülmesi genel temizliği konusunda hizmet alımına ait sözleşme imzalandığı, SGK denetmen raporunda, işveren olarak ... Yönetim Org. Ltd. Şti'.nin %20 kusurlu olduğu, sigortalının araç açık alana çıkmadan dorse üzerine binmemesi gerektiği, kazalının dorse yanındaki merdivene çıkarak hatalı davrandığı gerekçesiyle %80 kusurlu bulunduğu, çekiciyi kullanan şöförün ise kusurlu olmadığı kanaatine varıldığının bildirildiği anlaşılmıştır. Samsun 3.İş Mahkemesi 2015/144 Esas sayılı dosyasında görülen ve Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2019/3007 Esas 2021/284 Karar sayılı kararı ile kesinleşen aynı olaya ilişkin rücuen tazminat dava dosyasında, ...'nın davalılar arasında yer almadığı, dosya kapsamında yer alan kusur raporlarında, ... Yönetim Şirketinin %30 oranında kusurlu, işveren yetkilisi ...'un %10 oranında, sürücü ...'ın %10 oranında, iş güvenliği uzmanı ...'ın %10 oranında , kazazede sigortalı ...'nun %40 oranında kusurlu olduğunun bildirildiği ve hükme esas alınan raporda dorsenin merdivenine çıkmanın tehlikeli olduğunu bildiği halde önemsememesi, reflektörlü yeleğini giymemesi nedeniyle kazazedeye kusur verildiğinin ifade edildiği, Samsun 1.Asliye Ceza Mahkemesi 2014/425 Esas sayılı dosyasında kesinleşen ceza mahkemesi kararı ile ... Yönetim Organizasyon İnşaat Temizlik Şirketinin personel sorumlusu ... .... ve ...'ın cezalandırılmasına karar verildiği, ceza dosyası kapsamında aldırılan 01.06.2015 tarihli bilirkişi raporunda; maktulu çalıştıran ... Yönetim ve Org. İnş. Tem. Tur. Med. Nak. Pet. Oto. Rek. Gıda Yem San. Tic. Ltd. Şti'nin sahiplerinin ve işyeri yetkilisinin müteselsilen ve müştereken asli kusurlu, sanığın asli kusurlu, maktulün asli kusurlu, ... Bld. Başkanlığı'nın, tesislerin yapımından sorumlu birim sorumlusunun ve temizlik işleri müdürünün tali kusurlu olduğu mütalaa edildiği, Mahkemece maktulün ... Belediyesi'nin alt işvereni olan ... Yönetim ve Org. İnş. Tem. San. Tic. Ltd Şti'nin işçisi olduğu, ... Yönetim ve Org. İnş. Tem. San. Tic. Ltd. Şti.'nin yetkilisi sanık ... ... ve sanık ...'ın olayda asli kusurlu oldukları kabul edilerek karar verildiği görülmektedir. Eldeki dosyada kusur oran ve aidiyetinin belirlenmesi amacıyla alınan 08.06.2015 tarihli raporda, davalı ... Yön. Ltd. Şti.'nin %40 oranında kusurlu olduğu, davalı İlk adım Belediyesi'nin kusuru olmadığı, davacılar murisinin kamyon rampadan çıkmadan dorsenin merdivenlerine tırmandığı gerekçesiyle %60 kusurlu olduğu görüşünün bildirildiği, 21.4.2016 tarihli raporda, davalı ... Yön.Ltd.Şti.nin %30 davalı ...'ın E sınıfı ehliyetli ağır vasıta şoförü olarak güvensiz durum olmadığından emin olmadan çekici ve çekiciye bağlı dorseyi kontrolsüz hareket ettirmesi nedeniyle %10 ,...'nun çöp yükleme rampasında kolonların olduğunu bildiği ve gördüğü halde kendisinin komut verdiği sürücünün sevk ve idaresindeki çekiciye bağlı dorsesinin rampadan açık alana çıkmasını beklemeden sürücünün hareket ettirdiği çekiciye bağlı dorsenin merdivenine çıkmaya çalışması nedeniyle %60 kusurlu olduğu, davalı ilk adım belediyesi kusuru bulunmadığı kanaatinin bildirildiği, Mahkemece hükme esas alınan 3.8.2017 tarihli raporda ise, davalı asıl işveren ... ve alt işveren ... Yön..Ltd.Şti'nin %80 oranında kusurlu olduğu, ancak bu kusurun %25’inin davalı asıl işveren ... Belediyesine, %50 sinin alt işveren ... Yön.Ltd.Şti ve %5 'inin davalı araç sürücüsü ...’a ait olduğu, davacı murisi ... 'ın % 20 kusurlu olduğunun ifade edildiği, anılan raporda SGK denetim raporu ile önceki raporlara katılmama nedenlerinin gerekçeli olarak irdelenmediği,kusur dağılımında isabet kaydetmeyen rapora katılmak mümkün olmamıştır şeklinde gerekçesiz olarak ifade edildiği, olaydaki sorumluluk ve kusurların yeterince incelenmediği ve açıklanmadığı, ceza dosyası ve rücu dosyası ile çelişkilerin giderilmediği anlaşılmaktadır. 9.Yukarıda yapılan açıklamalardan sonra Mahkemece yapılacak iş; davalı ... ile davalı ... Yön. ve Org. İnş. Tem..Ltd. Şti arasında asıl-alt işveren ilişkisi bulunduğu sabit olmakla birlikte, kusur oran ve aidiyetleri yönünden gerek bu dosyada alınan raporlar gerekse SGK Denetim raporu ile aynı olaya ilişkin rücuen tazminat ve ceza dava dosyası kapsamında alınan bilirkişi raporları arasındaki çelişkilerin giderilmediği görüldüğünden; hüküm altına alınacak tazminat miktarlarına etkisi bakımından, aynı olaya ilişkin ceza dosyası ile rücu dava dosyasındaki kusur raporlarının irdelenmesi suretiyle ,delillerin toplanması hususunda sigortalı tarafından açılan tazminat davasının özü itibariyle taraflarca getirilme ilkesine tabi davalardan olup re’sen araştırma ilkesinin olmadığı hususunun da göz önünde bulundurulması ve bu şekilde toplanacak delillerle birlikte, yukarıda bahsedilen kusur raporlarını düzenleyen heyetten farklı, A sınıfı iş güvenliği uzmanlarından oluşturulacak 3 kişilik bilirkişi heyetine; dosyada mevcut raporlar ile rücu ve ceza dosyasındaki kusur raporları arasındaki çelişkiyi gidertmek, tarafların iş kazasının gerçekleşmesindeki kusur oranlarını her türlü şüpheden uzak şekilde tespit ettirmek, taraflar lehine oluşan usuli kazanılmış hakları gözeterek (davacılar tarafından kararın temyiz edilmemiş olması nedeniyle davalılar lehine oluşan usuli kazanılmış haklar gözetilerek yeniden hesap raporu alınması gerektiği taktirde işlemiş dönem sonunun ileri çekilemeyeceğinin ve kararı temyiz etmeyen taraflar yönünden davacı lehine oluşan usuli kazanılmış hakların ) sonucuna göre karar vermekten ibarettir. 10. Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin, eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve kanuna aykırı olup bozma nedenidir. 11. O halde, davalı ... vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve bu aşamada bozma sebebine göre temyiz itirazlarının sair yönleri incelenmeksizin, Bölge Adliye Mahkemesinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararı kaldırılarak İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 23.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! a9e8047c3e2aad18 3b836e9898eaa72e