10. Hukuk Dairesi 2025/1014 E. , 2025/10454 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1811 E., 2024/2383 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Susurluk 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2017/13 E., 2024/75 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacı ...'un davalıya ait işyerinde makine operatörü olarak çalışırken 02.02.2016 tarihinde iş kazası geçirdiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla kazazede ... için 1.000,00 TL maddi tazminatın ve 100.000,00 TL manevi tazminatın, ...... ve ... için ayrı ayrı 10.000,00 TL, .... ve ... için ayrı ayrı 5.000,00 TL manevi tazminata kaza tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiş, yargılama sırasında maddi tazminata ilişkin talebini 571.467,28 TL olarak arttırmıştır.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ATK 3. İhtisas Kurulunun 18.11.2019 tarih ve 19424 karar sayılı raporunda davacının maruz kaldığı iş kazasına bağlı olarak geçici iş göremezlik süresi sonundan itibaren %8 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağının mütalaa edildiği, kazanın meydana gelmesinde davalı .... Gıda Mamülleri San. Tic. A.Ş.'nin %80 oranında davacı ...'un %20 oranında kusurlu olduğu görüşünün bildirildiği 06.04.2022 tarihli kusura dair heyet raporunun; iş kazasının meydana geldiği alandan seçilen ve aynı zamanda iş sağlığı ve güvenliği uzmanı bilirkişiler tarafından ve ilgili mevzuat hükümlerine uygun düzenlendiği, gerekçeli, hüküm tesisine elverişli ve yeterli olduğu, kusur aidiyet ve oranlarının dayanakları açıkça belirtilmek suretiyle tespit edildiği anlaşıldığından anılan rapora itibar edilerek kusur oranlarının belirlendiği, kusur ve maluliyet oranları üzerinden düzenlenen 07.01.2024 tarihli hesap raporunun hüküm tesisine elverişli ve yeterli bulunduğu, kazanın meydana gelmesinde tarafların kusur oranları, olayın meydana geliş şekli, maluliyet derecesi, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü hususlar hep birlikte değerlendirilmesi sonucunda 4721 sayılı MK 4 maddesinde düzenlenen hakkaniyet ilkesi de gözetildiğinde davacı ...'in manevi tazminat talebinin kısmen kabul edildiği, kaza neticesinde davacı ...'ta ağır bedensel zarar kapsamında değerlendirilebilecek uzuv kaybı, herhangi bir organının işlevinin yitirilmesi vb. durumu oluşmadığından yakınların manevi tazminat talebinde bulunmaları için aranan ağır bedensel zarar şartının oluşmadığı, bu nedenlerle davacılar ... ..., ..., ... ve ...'un kendileri yararına talep ettikleri manevi tazminat taleplerinin reddine karar verildiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabul kısmen reddine "Davacı ...'un maddi tazminat talebinin kabulü ile; 571.467,28 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 02.02.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, davacı ...'un manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne; 20.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 02.02.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, davacılar ..., ..., ... ve ...'un açılan manevi tazminat taleplerinin reddine" karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tarafların istinaf başvurularının istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkilinin yaralanma derecesine ve yaşadığı sıkıntılara göre Mahkemece hükmedilen manevi tazminat miktarının düşük olduğunu, müvekkili ...'un yaşadığı iş kazası ve sonrasındaki sakatlık durumunun diğer müvekkilleri açısından da derin acı ve ızdırap oluşturduğunu, bu nedenle müvekkillerinin yaşadığı acının karşılığı olarak uygun bir tazminat belirlenmesi gerekirken manevi tazminat talebinin reddinin hakkaniyete ve kanuna aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. 2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; kusur oranı konusundaki itirazlarının değerlendirilmediğini, müflis şirket kusurlu olmadığından aleyhine maddi tazminata hükmedilmesinin hukuka uygun olmadığını, kusur durumu, maluliyet oranının düşük olması, davalı şirketin iflas sebebi ile aciz halinde olması dikkate alındığında maddi tazminatın çok yüksek ve hakkaniyete aykırı olduğunu belirterek temyiz yoluna başvurmuştur. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. A) Davacılar vekilinin manevi tazminatlara ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde; Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nu 110. maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır. Dosya içeriğine göre temyize konu edilen miktarların Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 378.290,00 TL’nin altında bulunduğu anlaşılmakla bu kısma yönelik temyiz itirazlarının aşağıdaki şekilde reddine karar verilmiştir. B) Davalı vekilinin maddi tazminata ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde; 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, Davacılar vekilinin manevi tazminat istemine yönelik temyiz isteminin miktardan REDDİNE, Davalı vekilinin maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarının reddine, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Temyiz harcının istek halinde davacılara iadesine, Aşağıda yazılı temyiz harcının davalıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 23.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! cb99d92da4fb7c92 5bf7f89974f3bf26