Görevli ve Yetkili Mahkeme Nasıl Belirlenir?

Usul Hukuku
9 okuma

Hızlı Özet (AEO)

Kısa cevap: HMK m.1-19 kapsamında görev ve yetki kuralları: asliye/sulh hukuk ayrımı, genel ve özel yetki, kesin yetki, yetki sözleşmesi ve iş/tüketici/ticaret mahkemeleri. Hukuki süreçler kişiye özeldir; içerik genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki tavsiye yerine geçmez.

Kısa cevap: Görev, davanın konusuna göre kanunla belirlenir: malvarlığı davalarında HMK m.2 uyarınca asıl görevli mahkeme asliye hukuk mahkemesidir. Yetki ise kural olarak HMK m.6 ile davalının yerleşim yeri mahkemesidir; sözleşmeden doğan davalarda HMK m.10, haksız fiilde HMK m.16 ek seçenekler sunar. Taşınmaz davalarında HMK m.12 kesin yetki uygular, taraflar bu kuralı sözleşmeyle değiştiremez.

Bir davayı açmadan önce sorulması gereken iki ayrı soru vardır: hangi tür mahkeme bu uyuşmazlığa bakar (görev) ve hangi yerdeki mahkeme yetkilidir (yetki). Bu ikisinin karıştırılması, dosyanın usulden reddine veya süre kaybına yol açabilir. Dava dilekçesinde görevli ve yetkili mahkemenin doğru gösterilmesi, dava dilekçesinin zorunlu unsurları rehberinde da ele alınan bir husustur.

Bu rehber genel bilgilendirme amaçlıdır, hukuki danışmanlık değildir. Görev ve yetki kuralları dava türüne göre değişir; somut uyuşmazlıkta hangi mahkemenin doğru olduğu dosyaya özgü olarak ayrıca değerlendirilmelidir.

Görev ve yetki arasındaki fark nedir?

Görev, bir davaya hangi tür mahkemenin (asliye hukuk, sulh hukuk, iş mahkemesi, tüketici mahkemesi gibi) bakacağını belirler; yetki ise aynı türden mahkemeler arasında hangi yerdeki mahkemenin dosyaya bakacağını gösterir. HMK m.1 uyarınca mahkemelerin görevi ancak kanunla düzenlenir ve göreve ilişkin kurallar kamu düzenindendir; bu nedenle mahkeme görevli olup olmadığını yargılamanın her aşamasında kendiliğinden inceler, taraflar aksini kararlaştıramaz. Yetki kuralları ise çoğunlukla kamu düzeninden değildir ve kesin yetki öngörülmeyen hâllerde taraflarca değiştirilebilir. Görevsizlik kararı verilen bir dosya görevli mahkemeye gönderilir; yetkisizlik kararı verilen dosya da benzer şekilde yetkili mahkemeye gönderilir. Ancak iki kavramın sonuçları farklıdır: görev konusundaki hata istinaf ve temyiz aşamasında da her zaman ileri sürülebilirken, kesin olmayan yetkideki itiraz süresinde yapılmazsa o mahkeme yetkili hâle gelir.

Malvarlığı davalarında hangi mahkeme görevlidir?

Malvarlığı ve şahıs varlığına ilişkin davalarda asıl görevli mahkeme, HMK m.2 uyarınca dava değerine bakılmaksızın asliye hukuk mahkemesidir; kanun aksini öngörmedikçe bu kural geçerlidir. Sulh hukuk mahkemesi ise HMK m.4'te sayılan sınırlı konularda görevlidir: kira ilişkisinden doğan alacak davaları ile tahliye dışındaki uyuşmazlıklar, taşınır ve taşınmazların paylaştırılması ile ortaklığın giderilmesi davaları, yalnızca zilyetliğin korunmasına yönelik davalar ve kanunun ayrıca sulh hukuk mahkemesini gösterdiği diğer işler. Bu listenin dışına çıkan bir malvarlığı uyuşmazlığı otomatik olarak asliye hukuk mahkemesinin görev alanına girer. Uygulamada sık yapılan hata, kira sözleşmesinden doğan tahliye talebini de sulh hukuk mahkemesinin genel görev alanına dâhil sanmaktır; tahliyeye ilişkin bazı talepler ayrı usul hükümlerine tabidir ve dosyanın niteliğine göre ayrıca değerlendirilmelidir.

Dava türü Görevli mahkeme Dayanak
Malvarlığı ve şahıs varlığı davaları (genel kural) Asliye hukuk mahkemesi HMK m.2
Kira ilişkisinden doğan uyuşmazlıklar (tahliye hariç) Sulh hukuk mahkemesi HMK m.4
Paylaştırma ve ortaklığın giderilmesi Sulh hukuk mahkemesi HMK m.4
Zilyetliğin korunması Sulh hukuk mahkemesi HMK m.4

Genel yetkili mahkeme nasıl belirlenir?

Yetkiye ilişkin genel kural HMK m.5'te yer alır: diğer kanunlardaki özel yetki hükümleri saklı kalmak üzere mahkemelerin yetkisi HMK'ya tabidir. HMK m.6 uyarınca genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir; yerleşim yeri 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu hükümlerine göre belirlenir. Gerçek kişide yerleşim yeri sürekli kalma niyetiyle oturulan yerdir; tüzel kişide ise kuruluş belgesinde aksi belirtilmedikçe işlerin yönetildiği yerdir. Davalının davanın açılmasından sonra adresini değiştirmesi mahkemenin yetkisini etkilemez; yetki dava tarihindeki adrese göre sabitlenir. Davalı birden fazlaysa ve aralarında hukuki veya fiili irtibat varsa, davacı bunlardan birinin yerleşim yeri mahkemesinde dava açabilir. Bu genel kural, kanunda ayrıca özel veya kesin yetki öngörülmeyen her dava türü için başlangıç noktasıdır.

Sözleşmeden ve haksız fiilden doğan davalarda hangi mahkeme yetkilidir?

Genel yetkiye ek olarak HMK, bazı dava türleri için seçimlik ek yetki kuralları tanır. HMK m.10 uyarınca sözleşmeden doğan davalar, sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de açılabilir; para borçlarında ifa yeri kural olarak alacaklının yerleşim yeridir, bu da davacıya kendi yerleşim yerinde dava açma imkânı verir. HMK m.16 uyarınca haksız fiilden doğan davalarda, fiilin işlendiği yer, zararın meydana geldiği veya gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir; bu seçimlik bir yetkidir, kesin değildir. Buna karşılık taşınmazın aynından doğan davalarda HMK m.12 kesin yetki öngörür: dava, taşınmazın bulunduğu yer mahkemesinde açılmak zorundadır ve taraflar bu kuralı sözleşmeyle değiştiremez. Hangi yetki kuralının seçimlik hangisinin kesin olduğunu doğru sınıflandırmak, yetki itirazının süresinde ve doğru şekilde ileri sürülmesi için belirleyicidir.

Dava türü Yetkili mahkeme Dayanak Nitelik
Genel kural Davalının yerleşim yeri HMK m.6 Kesin değil
Sözleşmeden doğan dava Sözleşmenin ifa yeri HMK m.10 Seçimlik
Haksız fiilden doğan dava Fiilin işlendiği/zararın oluştuğu yer HMK m.16 Seçimlik
Taşınmazın aynından doğan dava Taşınmazın bulunduğu yer HMK m.12 Kesin yetki

Yetki sözleşmesi ne zaman yapılabilir?

Taraflar, aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık için bir veya birden fazla mahkemeyi yetkili kılan bir sözleşme yapabilir; ancak HMK m.17 bu imkânı yalnız tacirler ile kamu tüzel kişileri için tanır. Bir gerçek kişi tüketici ile tacir olmayan bir kişi arasındaki sözleşmede geçerli bir yetki sözleşmesi kurulamaz. HMK m.18 yetki sözleşmesinin geçerlilik şartlarını düzenler: taraflar üzerinde serbestçe tasarruf edemeyecekleri konularda ve kesin yetki hâllerinde yetki sözleşmesi yapılamaz; taşınmazın aynından doğan bir uyuşmazlıkta taraflar başka bir mahkemeyi yetkili kılamaz. Sözleşme yazılı yapılmalı ve hangi hukuki ilişkiden doğan uyuşmazlıkları kapsadığı belirli veya belirlenebilir olmalıdır. Ticari sözleşmelerde yetki sözleşmesi maddesi sık kullanılır; ancak sözleşmenin diğer tarafı tüketici sıfatını taşıyorsa bu madde geçersiz kabul edilebilir ve dava genel yetki kurallarına göre açılabilir.

Özel mahkemeler ne zaman devreye girer?

Bazı uyuşmazlık türleri, asliye veya sulh hukuk mahkemeleri yerine özel kanunla kurulmuş mahkemelerin görev alanına girer. 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu m.5 uyarınca işçi ile işveren arasında iş ilişkisinden doğan hukuk uyuşmazlıkları ile Sosyal Güvenlik Kurumu veya İşkur'un taraf olduğu uyuşmazlıklara iş mahkemesi bakar; işe iade, kıdem ve ihbar tazminatı gibi davalarda önce arabulucuya başvurulması dava şartıdır, başvurulmadan açılan dava usulden reddedilir. 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun m.73 uyarınca tüketici işlemlerinden ve tüketiciye yönelik uygulamalardan doğan davalara tüketici mahkemesi bakar. Ticari uyuşmazlıklarda ise TTK m.4 kapsamındaki ticari davalara TTK m.5 uyarınca asliye ticaret mahkemesi bakar; bu mahkeme bulunmayan yerlerde görev asliye hukuk mahkemesine geçer. Dava dilekçesi hazırlanmadan önce uyuşmazlığın hangi özel mahkemenin görev alanına girdiğinin doğru tespiti, usulden ret riskini azaltır.

Uyuşmazlık türü Görevli mahkeme Dayanak
İşçi-işveren uyuşmazlığı İş mahkemesi 7036 sayılı Kanun m.5
Tüketici işlemi uyuşmazlığı Tüketici mahkemesi 6502 sayılı Kanun m.73
Ticari dava Asliye ticaret mahkemesi TTK m.4, m.5

Yetki itirazı nasıl ve ne zaman ileri sürülür?

Yetkinin kesin olmadığı davalarda yetki itirazı, HMK m.19 uyarınca cevap dilekçesinde ileri sürülmelidir; davalı süresi içinde ve usulüne uygun itiraz etmezse dava açıldığı mahkemede görülmeye devam eder ve o mahkeme yetkili hâle gelir. Yetki itirazında bulunan taraf, hangi mahkemenin yetkili olduğunu ve dayandığı delilleri de göstermek zorundadır; aksi hâlde itiraz incelenmeksizin reddedilebilir. Kesin yetki hâllerinde durum farklıdır: mahkeme yetkili olup olmadığını davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır ve taraflar da yetkisizliği süre sınırı olmaksızın her zaman ileri sürebilir. Yetki itirazı kabul edilirse mahkeme yetkisizlik kararı verir ve dosya, talep edilmesi hâlinde yetkili mahkemeye gönderilir; talep edilmezse dava açılmamış sayılır. Yetki itirazının reddi ihtimaline karşı, benzer uyuşmazlıklardaki emsal kararları incelemek esasa ilişkin savunmanın eksiksiz hazırlanmasına yardımcı olabilir.

Sık Sorulan Sorular

Görevsizlik kararı verilirse dosyaya ne olur?

Mahkeme görevli olmadığına karar verirse dava usule ilişkin bir kararla sona ermez; dosya, kararın kesinleşmesinden sonra taraflardan birinin talebi üzerine görevli mahkemeye gönderilir. Görev kamu düzeninden olduğu için mahkeme bu konuyu kendiliğinden araştırır ve taraflar görevsizlik itirazını yargılamanın her aşamasında ileri sürebilir. Dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi talep edilmezse dava açılmamış sayılır ve zamanaşımı veya hak düşürücü süre yönünden olumsuz sonuçlar doğabilir. Bu nedenle görevsizlik kararının tebliğinden sonra süresinde talepte bulunmak önemlidir.

Dava harcı hangi mahkemeye göre değişir mi?

Dava harcının hesaplanması mahkemenin türüne değil davanın konusuna ve değerine göre yapılır; ancak yanlış mahkemede açılan bir dava, görevsizlik veya yetkisizlik kararıyla sonuçlanırsa yeniden harç yatırma ve süre kaybı riski doğar. Harç tutarları dönemsel olarak değiştiğinden güncel hesaplama için resmî tarife kaynaklarına bakılmalıdır. Dava açmadan önce dava harcı hesaplama aracıyla yaklaşık maliyeti görmek, hem bütçe planlamasında hem doğru mahkemenin seçilmesinde yol gösterici olabilir; konuyla ilgili ayrıntılar dava harcı ve yargılama gideri rehberinde de bulunur.

Aynı davada birden fazla yetkili mahkeme olabilir mi?

Evet, seçimlik yetki kurallarının uygulandığı davalarda birden fazla mahkeme aynı anda yetkili olabilir. Örneğin bir sözleşmeden doğan alacak davasında hem HMK m.6 uyarınca davalının yerleşim yeri hem de HMK m.10 uyarınca sözleşmenin ifa yeri mahkemesi yetkilidir; davacı bu seçeneklerden birini tercih edebilir. Haksız fiilden doğan davalarda da HMK m.16 benzer bir seçim hakkı tanır. Kesin yetki öngörülen davalarda ise bu seçim hakkı yoktur; yalnızca kanunun gösterdiği tek mahkeme yetkilidir ve taraflar başka bir mahkemeyi yetkili kılamaz.

Yetki sözleşmesi her sözleşmede geçerli midir?

Hayır. HMK m.17 yetki sözleşmesi yapma imkânını yalnızca tacirler ve kamu tüzel kişileri için tanır; taraflardan biri tüketici sıfatını taşıyorsa böyle bir sözleşme geçerli kabul edilmez ve dava genel yetki kurallarına göre açılır. Ayrıca HMK m.18 uyarınca kesin yetki hâllerinde, örneğin taşınmazın aynından doğan davalarda, yetki sözleşmesiyle başka bir mahkeme yetkili kılınamaz. Sözleşmenin yazılı olması ve hangi hukuki ilişkiden doğan uyuşmazlıkları kapsadığının açık olması da geçerlilik şartlarındandır.

Kaynaklar ve Editöryal Kontrol

Son kaynak kontrolü: 16 Ağustos 2026. Bu rehber genel bilgilendirme amaçlıdır; somut bir uyuşmazlıkta görevli ve yetkili mahkeme dosyaya özgü olarak ayrıca değerlendirilmelidir.

Bülten · Doğrulamada 20 kredi

Haklarınızı takip edin

Yeni hesaplama araçları, dilekçe kontrol listeleri ve güncel hak rehberleri.

E-posta adresiniz bülten kaydı ve tek seferlik kredi hakkının yönetimi için işlenir. Ayrıntılar Gizlilik Politikası’nda.

İlgili çözüm

Dilekçe oluşturma

Düzenlenebilir UDF, Word veya PDF taslağı hazırlayın.

Profesyonel Dilekçe mi Gerekiyor?

SmartHukuk AI ile bilgilerinize göre düzenlenebilir bir dilekçe taslağı oluşturun; resmi işlem öncesi içeriği ve güncel mevzuatı kontrol edin.

SmartHukuk Editör Ekibi

Editöryal Ekip

Bu içerik SmartHukuk editöryal ekibi tarafından hazırlandı. Hukuki tavsiye niteliği taşımaz; resmi işlem öncesi güncel mevzuatı teyit edip yetkili bir avukata danışın.

Kaynak ve editöryal metodolojimizi inceleyin