9. Hukuk Dairesi 2025/7748 E. , 2025/7719 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1606 E., 2025/2147 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: Ankara 15. İş Mahkemesi SAYISI : 2024/124 E., 2025/36 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı Bakanlığa bağlı olarak sürekli işçi kadrosunda istihdam edildiğini, kadroya geçişinin 02.04.2018 tarihinde 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (696 sayılı KHK) ile sağlandığını, kadroya geçerken taraflar arasında bireysel iş sözleşmesi imzalandığını ve ücretinin asgari ücretin %51 fazlası olarak belirlendiğini, ancak davalı tarafından söz konusu oran dikkate alınmaksızın 20 19... yıllarında eksik ödeme yapıldığını ileri sürerek fark ücret alacağının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; kabul anlamına gelmemek kaydıyla taraflar arasında kararlaştırılan asgari ücretin belirli bir oran fazlasına ilişkin düzenlemelerin Bakanlığın iradesi dışında gerçekleştiğinden geçersiz olduğunu, davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasında hukuki yarar bulunmadığını, davacının ücretinin 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname hükümlerine göre belirlendiğini, iddia edilenin aksine davacının ücretinin 2019 yılı asgari ücret seviyesine çekilerek bu ücrete %4 oranında ücret zammı uygulanmadığını, ücret bordrolarından anlaşılacağı üzere davacının 2018 yılı ücreti korunarak bu ücret üzerine %4 oranında ücret zammı yapıldığını, ödemelerin hukuka uygun şekilde gerçekleştirildiğini, talep edilen faiz oranı ile faiz başlangıç tarihlerinin de hatalı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Bölge Adliye Mahkemesince verilen 14.03.2024 tarihli kaldırma kararı sonrası yapılan yargılamada, davacı ile davalı İdare arasında imzalanan belirsiz süreli iş sözleşmesinde davacının ücretinin her ay asgari ücretin belirli bir oran fazlası olacağına dair açık düzenleme olduğundan hareketle, belirsiz süreli iş sözleşmesinin ve ... tarafından karara bağlanan toplu iş sözleşmesinin ilgili hükümleri uyarınca bilirkişi ek raporunda yapılan hesaplamalara göre davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; taraflar arasında imzalanmış belirsiz süreli iş sözleşmesinin ve uygulanan toplu iş sözleşmesinin ilgili hükümleri dikkate alındığında fark ücret alacağının hesaplanması yerinde ise de davacının talebi 20 19... yıllarına ilişkin olmasına rağmen davacı talebi aşılmak suretiyle 01.01.2019-05.08.2021 tarihleri arasında hesaplama yapılmasının hatalı olduğu; ayrıca 01.11.2020-31.12.2020 tarihlerine ilişkin davacı ücretinin de hatalı belirlendiği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkeme kararının ortadan kaldırılmasına ve resen yapılan hesaplama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Davacının kadroya geçiş öncesinde en son hizmet alım sözleşmesine göre aldığı ücret belirlenerek taraflar arasındaki belirsiz süreli iş sözleşmesi ile yanı olup olmadığının karşılaştırılması gerektiğini, 2. Faiz türüne ve hesaplamalarına itiraz ettiklerini, 3. Davacıya ait ücret bordrolarının incelenmesinden davacının toplu iş sözleşmesinde belirlenen ücret zammından ve toplu iş sözleşmesinden kaynaklı diğer ücret eklerinden yararlandığının anlaşılacağını, bir yandan toplu iş sözleşmesi ile ücretinde artış olan davacının diğer yandan bireysel iş sözleşmesindeki günlük brüt ücretinin esas alınmasını isteme hakkının mümkün olmadığını, 4. Davacının 31.12.2018 tarihli ücreti korunarak üzerine %4 zam yapılmak suretiyle ücretin belirlendiğini, davacının ücretinde herhangi bir indirime gidilmediğini, 5. İş sözleşmesinde yazılı oranın Bakanlığın bilgisi ve iradesi dışında olduğundan geçersiz sayılması gerektiğini, 6. Alacağa yürütülen faizin türünün ve başlangıç tarihinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 696 sayılı KHK kapsamında sürekli işçi kadrosuna geçirilen davacı işçiye kadroya geçişte düzenlenen belirsiz süreli iş sözleşmesi hükümlerine göre ödenmesi gereken ücretin tespiti ile fark ücret alacağının bulunup bulunmadığına, alacaklara uygulanan faizin türü ve başlangıç tarihine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Davalı ... harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 13.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 415d83ff404e9a69 95684c1ca2ddfdf8