9. Hukuk Dairesi 2025/7525 E. , 2025/7718 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2023/192 E., 2025/178 K. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili davacının 01.04.2007 tarihinde ... İlçesinde bulunan davalı Bakanlığın alt işverenleri nezdinde çocuk yurdunda bakım elemanı olarak çalışmaya başladığını, 01.04.2018 tarihinden itibaren davalı ... (Bakanlık) bünyesinde istihdam edildiğini, iş sözleşmesinin çalışma koşullarında esaslı değişiklik ve işçilik alacaklarının işyerinde yürürlükte bulunan davacının da üyesi olduğu ... (...) tarafı olduğu toplu iş sözleşmesi hükümlerine uygun olarak hesaplanıp ödenmemesi sebebiyle müvekkili tarafından haklı nedenle feshedildiğini ileri sürerek kıdem tazminatı, yıllık izin ücreti, fazla çalışma ücreti ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının ev tipi sosyal hizmet birimlerinde çalışması sebebiyle 4857 sayılı İş Kanunu (4857 sayılı Kanun) kapsamı dışında kaldığını, zamanaşımı def'inde bulunduklarını, davacının sürekli işçi dönemine geçmeden önceki tüm döneme ilişkin işçilik alacaklarından feragat ettiğini, bu sebeple davalı Bakanlığın sorumluluğunun bulunmadığını, işçi tarafından yapılan feshin haklı sebebe dayanmadığını, davacının talep konusu alacaklarının bireysel iş sözleşmesi ve toplu iş sözleşmesine uygun şekilde ödendiğini, davacının kıdem tazminatı ve yıllık izin ücreti alacakları bakımından belirsiz alacak davası açmasında hukuki yarar bulunmadığını, davanın usulden reddinin gerektiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 01.07.2022 tarihli kararı ile; davacının dava dışı alt işverenler nezdinde 01.04.2007-31.03.2018 tarihleri arasında, davalı Bakanlık nezdinde ise 01.04.2018-27.07.2021 tarihleri arasında olmak üzere toplam 14 yıl, 6 ay, 4 gün kıdeme esas hizmet süresinin bulunduğu, davacının ev tipi sosyal hizmet biriminde çalıştığı, buna göre 6518 Sayılı Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 14. maddesi ile 2828 sayılı Sosyal Hizmetler Kanunu'nda yapılan değişiklik ile davacının 19.02.2014 tarihine kadar olan çalışmaların 4857 sayılı Kanun kapsamında kalmakla beraber bu tarihten sonraki çalışmalarının 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, işyerinde yürürlükte bulunan toplu iş sözleşmesi hükümlerine göre ödenmeyen işçilik alacakları bulunan davacının iş sözleşmesini feshinin haklı nedene dayandığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 01.07.2022 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesinin 10.11.2022 tarihli kararı ile; İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesi bakımından usul ve esas yönünden kanuna aykırı bir durum bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ ... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesinin 10.11.2022 tarihli kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, davacının kadroya geçişi sırasında imzaladığı sulh sözleşmesinin ve daha önce alt işveren işçisi olarak çalıştığı dönemlere ilişkin verdiği feragat beyanının bulunup bulunmadığı hususunun araştırılarak söz konusu feragat beyanının bulunduğunun ve geçerli olduğunun anlaşılması hâlinde, bu beyanlara davalı Bakanlık yönünden hukuki değer atfedilerek davacının sürekli işçi kadrosuna geçtiği tarihten önceki çalışma dönemi için fazla çalışma ücreti ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacakları bakımından davalıdan talepte bulunamayacağının kabul edilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesinin hatalı olduğu, davacının ... üyelik tarihinin 28.06.2018 tarihi olduğu dikkate alındığında ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacağının toplu iş sözleşmesi hükmü dikkate alınarak yeniden hesaplanmasının gerektiği, dava dilekçesinde talep edilen miktar ve hesaplama dönemi dikkate alındığında, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacağı bakımından ıslaha karşı zamanaşımı def'inin dikkate alınmamasının da hatalı olduğu ayrıca davacı vekiline ıslah dilekçesindeki yıllık izin ücretine dair açıklamaları sorularak yıllık izin ücretinin dava açıldıktan sonra ödenip ödenmediğine ilişkin kayıt bulunup bulunmadığı davalı taraftan araştırılarak yıllık izin ücreti alacağının yeniden değerlendirilmesi gerektiği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozma ilâmı uyarınca yapılan yargılamada kapsama alınan 22.04.2024 tarihli ek rapor, 01.04.2018 tarihli sulh sözleşmesindeki davacının feragate ilişkin beyanları ve yıllık izin alacağı bakımından ... İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasına yapılan ödeme dikkate alınarak kıdem tazminatı, fazla çalışma ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının kabulüne ve yıllık izin alacağı talebinin reddine dair davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Davalı Bakanlık harçtan muaf olmasına rağmen aleyhine harca hükmedilmesinin hatalı olduğunu, 2. Davacı ev tipi hizmet biriminde çalıştığından uyuşmazlığa 4857 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanmasının mümkün olmadığını, davanın görev yönünden reddi gerektiğini, 3. Davanın zamanaşımından reddinin gerektiğini, 4. Davacının hizmet dökümünde belirtilen çalışmış olduğu diğer şirketlere karşı davanın ihbar edilerek ilgili şirketlerin işçinin kendi dönemlerine ilişkin çalışması konusunda iddia ve savunmaları da dikkate alınarak işçinin kıdem tazminatından davalı Bakanlığın sorumluluğun belirlenmesi gerektiğini, tüm hizmet döneminden davalı Bakanlığın sorumlu tutulmasının hatalı olduğunu, 5. Davacının kadroya geçerken feragat beyanında bulunduğu dikkate alınarak işçilik alacaklarının değerlendirilmesi gerektiğini, 6. Bilirkişi raporuna karşı itirazlarının dikkate alınmadığını, 7. Davacının ödenmeyen fazla çalışma ücreti ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacağının bulunmadığını, 8. İş sözleşmesinin feshinin haklı nedene dayanmadığını, kıdem tazminatının belirsiz alacak davası olarak açılmasında hukuki yarar bulunmadığını ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, talep konusu fazla çalışma ücreti ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının hesap döneminin belirlenmesi, ulusal bayram ve genel tatil ücretinin hesaplanma yöntemi ve miktarı, yıllık izin ücreti alacağı ile davalı Bakanlık aleyhine harca hükmedilip hükmedilemeyeceği hususlarına ilişkindir. 1.Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararında ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı ve bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı ve özellikle temyiz edenin sıfatı ve temyiz nedenleri ile davalı tarafça davaya konu işçilik alacaklarına ilişkin olarak icra dosyasına ödeme yapıldığı anlaşılmakta olup yapılan bu ödemenin tahsilde tekerrür olmaması bakımından işbu kararın infazı aşamasında dikkate alınması gerektiğinin anlaşılmasına göre davalı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 13/(j) bendi uyarınca davalı ... harçtan muaf olup bu husus gözetilmeksizin davalı Bakanlık aleyhine harca hükmedilmesi bozmayı gerektirir. Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/2 hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VII. KARAR Açıklanan sebeple; 1. Davalı tarafın diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. Davalı tarafın İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik temyiz itirazının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasında yer alan "Alınması gereken, 7.602,81 TL.harçtan, peşin alınan (peşin:59,30+ıslah:2.101,70) 2.161,00 TL.harcın mahsubu ile bakiye; 5.441,81 TL. karar ilam harcının davalıdan alınarak, hazineye irat kaydına," ibaresinin çıkartılarak yerine "Davalı ... harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davacı tarafından yatırılan toplam 2.161,00 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep hâlinde davacıya iadesine," ibaresinin yazılması suretiyle; İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasında yer alan "Davacı tarafça yapılan; 1.904,16 TL.nın kabul ve ret oranları dikkate alınarak hesaplanan TL. yargılama gideri ile peşin alınan (başvurma:59,30+peşin:59,30+ıslah; 2.101,70) 2.220,30 TL.harç toplamı; 4.124,46 TL.nın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, geri kalanın davacı üzerinde bırakılmasına," ibaresinin çıkartılarak yerine "Davalı Sağlık Bakanlığı harçtan muaf olduğundan davacı tarafça yapılan 1.904,16 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine" ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 13.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.