9. Hukuk Dairesi 2025/7171 E. , 2025/7582 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 60. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/546 E., 2025/728 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 23. İş Mahkemesi SAYISI : 2019/953 E., 2021/395 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin, davalıya ait işyerinde 1992 Şubat - 01.04.2018 tarihleri arasında temizlik görevlisi olarak en son net 2.100,00 TL ücretle çalıştığını, ücret dışında 170,00 TL yol ve 1 öğün yemeğin işverence sağlandığını, davacının ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığını, 2012 yılından önceki dönemlere ait yıllık izinlerinin kullandınlmadığını, davacının kadroya alınma şartlarını taşımadığı gerekçesiyle haksız ve bildirimsiz olarak işten çıkarıldığını iddia ederek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; talep edilen alacakların zamanaşımına uğradığını, müvekkili Kurum ile dava dışı Şirketler arasında ihale sonucunda akdedilen sözleşmeler uyarınca davacının işyerinde yüklenici şirketlere bağlı olarak çalıştığını, ihale makamı olan Bakanlığın sorumluluğunun bulunmadığını, bu nedenle davanın husumetten reddinin gerektiğini, davacının 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede (696 sayılı KHK) belirtilen şartları sağlamadığından sürekli işçi kadrosuna geçirilemediğini, bu nedenle iş sözleşmesinin sonlandığını, herhangi bir alacağının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacının davalı işyerinde temizlik görevlisi olarak 20.03.1992-01.04.2018 tarihleri arasında çalıştığı, kıdeminin 26... gün, son ücretinin brüt 2.333,93 TL, sosyal yardımlarla birlikte giydirilmiş brüt ücretinin ise 2.768,00 TL olduğu, iş sözleşmesinin tazminat gerektirmeksizin sona erdiğini ispat yükü üzerinde olan davalının davacının işten çıkış kodunu ... (696 KHK ile kamu işçiliğine geçirilememesi sebebiyle çıkış) olarak bildirdiği, davacının emekli olduğu için sürekli işçi kadrosuna geçirilmediği ve bu hâliyle davalının iş sözleşmesinin tazminat gerektirmeksizin sona erdiğini ispatlayamadığı, davacıya kıdem ve ihbar tazminatının ödenmesi gerektiği, yıllık izinlerinin tamamının kullanıldığını işverenin yıllık izin defteri, yıllık izin formu yahut eşdeğer belge ile ispatlayamadığı yıllık izin ücretinin ödenmesinin gerektiği, ulusal bayram ve genel tatil günlerinin bir kısmında çalıştığı ancak ödendiğinin ispatlanamadığı gerekçesiyle bilirkişi raporu doğrultusunda alacakların hüküm altına alındığı, indirim nedeniyle reddedilen kısım bakımından vekâlet ücretine hükmedilmediği belirtilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının davalı işverenden hizmet alım sözleşmesi ile alınan temizlik yardımcı işinde işyerinin devri kuralları gereğince değişen alt işverenlerin işçisi olarak davalı nezdinde çalıştığı, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 2. maddesi kapsamında dava dışı alt işverenlerle davalı arasında geçerli bir asıl işveren alt işveren ilişkisinin bulunduğu, bu ilişkide asıl işveren davalının alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu Kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden alt işveren ile birlikte sorumlu olması nedeni ile davalının husumet itirazının yerinde olmadığı, hizmet süresinin kayıtlarına göre tespit edildiği, bordrolara göre ücretin tespit edildiği, iş sözleşmesinin tazminata hak kazanılmayacak şekilde, haklı nedene dayanılarak feshedildiğini ispat yükünün davalı işverene ait olduğu, Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirilen işten ayrılış bildirgesinde fesih nedeninin "696 KHK ile kamu isçiliğine geçilememesi sebebiyle çıkış" anlamına gelen ... ile bildirildiği, davacının iş sözleşmesinin haklı ya da geçerli nedenle feshedildiğinin davalı tarafından ispatlanamadığı, davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığı, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Davacının yüklenici firmaların işçisi olduğu, bu nedenle husumet yönünden davanın reddi gerektiğini, 2. Davacının iş sözleşmesinin sona ermesine neden olan 696 sayılı KHK'nın 24.12.2017 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe girdiğini, iş sözleşmesinin yasal zorunluluk nedeniyle feshedildiğini, ihbar önelinin KHK ile verildiğini, davacının ihbar önelini kullanmamış olmasının sonucu değiştirmeyeceğini, ihbar tazminatı talebinin reddi gerektiğini, 3. Müvekkili Kurumun harçtan muaf olduğunu ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, iş sözleşmesinin haklı nedenle sona erdirilip erdirilmediği ile buna bağlı olarak davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanıp kazanmadığı, yıllık izin ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacağının ispatı ve harca ilişkindir. 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 13/1-(j) hükmünde genel bütçeye dâhil idarelerin bu Kanun'un (1) ve (3) sayılı Tarifeleri'ne giren bütün işlemlerinin harçtan muaf olacağı belirtilmiştir. İlk Derece Mahkemesince; hüküm fıkrasının (5-a) numaralı bendinde davalı ... Bakanlığının harçtan muaf olduğu belirtilmesine rağmen (5-b) numaralı hüküm fıkrasında davacı tarafından yatırılan harçların davalıdan tahsiline karar verilmesi hatalıdır. Bu husus gözetilmeden karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirir. Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/2 hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılması ile İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR Açıklanan sebeple; 1. Davalı tarafın diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 3. Davalı tarafın temyiz itirazının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasının (5-b) numaralı bendinde yer alan “Davacı tarafından başvurma harcı, nispi harç ve dava değeri artırılırken yatırılan toplam 1.129,95 TL harcın (harç her zaman haksız çıkan taraftan kabul edilen dava değerine göre alındığından) yargılama gideri olarak davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ” ibaresinin çıkartılarak yerine "Davacı tarafından başvurma harcı, nispi harç ve dava değeri artırılırken yatırılan toplam 1.129,95 TL harcın talep hâlinde davacıya iadesine" ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 08.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 885f184f2300b361 a783a155a22fb9b2