9. Hukuk Dairesi 2025/7020 E. , 2025/7596 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/3105 E., 2025/1520 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: Ankara 68. İş Mahkemesi SAYISI : 2023/38 E., 2024/268 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı Bakanlığa bağlı işyerinde çalıştığını, 02.04.2018 tarihinde 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname kapsamında sürekli işçi kadrosuna geçirildiğini, alt işveren bünyesinde çalışmakta iken ücretinin asgari ücretin belirli bir oran fazlası olarak belirlendiğini ve ödendiğini, kadroya geçerken bireysel iş sözleşmesi imzaladığını ve ücretinin yine asgari ücretin belirli bir oran fazlası olarak belirlendiğini; ancak davalı tarafından eksik ödeme yapıldığını ileri sürerek ödenmeyen ücret farkı, fark ilave tediye ve fark ikramiye alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; kadroya geçiş sonrası ... tarafından karara bağlanan toplu iş sözleşmesi dikkate alınarak ücretin belirlendiğini, hukuka aykırı bir uygulamanın söz konusu olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı ile davalı İdare arasında imzalanan belirsiz süreli iş sözleşmesinin ilgili maddesinde, davacının ücretinin asgari ücretin belirli bir oran fazlası olacağına dair düzenleme olmadığından davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının kadroya alınması ile birlikte işverenle imzalanan iş sözleşmesinde davacıya asgari ücretin belli bir oran fazlası olarak ücret ödeneceği kararlaştırılmadığından, davacının ücretinin her dönem için asgari ücretin belirli bir oran fazlası olarak belirlendikten sonra toplu iş sözleşmesi zamları uygulanması gerektiğine ilişkin iddiasının hukuki bir dayanağı bulunmadığı, öte yandan, her ne kadar taraflar arasında iki ayrı sözleşme imzalandığı, işçiye verilen nüshada davacıya asgari ücretin belli bir oran fazlası olarak ücret ödeneceğine dair bir hüküm bulunduğu ileri sürülmüş ise de dosyaya bu yönde bir delil sunulmadığı ve varlığı iddia edilen ikinci sözleşmenin bir örneğinin ibraz edilmediği, İlk Derece Mahkemesi tarafından ilgili Hastaneden ikinci sözleşme var ise gönderilmesi istenilmişse de farklı bir sözleşme bulunmadığının bildirildiği, buna göre davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı, Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 16.10.2024 tarihli ve 2024/9681 Esas, 2024/13662 Karar sayılı ilâmının da aynı yönde olduğu gerekçeleriyle davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 1.Davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, 2. Taraflar arasında imzalanmış birden fazla iş sözleşmesi bulunduğunu, bu hususta eksik inceleme ve araştırma yapıldığını, 3. İş sözleşmesinde herhangi bir oran belirtilmemiş olsa bile davacı ile aynı anda kadroya geçen diğer işçilere farklı muamele yapıldığı dikkate alındığında eşitlik ilkesine aykırılığın ortaya çıktığını, kadroya geçmeden önce asgari ücretin belirli bir oran fazlasında ücret aldığını, davacının ücretinin tek taraflı değiştirilemeyeceğini ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 696 sayılı KHK kapsamında sürekli işçi kadrosuna geçirilen davacı işçinin, kadroya geçişte düzenlenen belirsiz süreli iş sözleşmesinde ücret konusunda oran belirlenip belirlenmediği ve buna göre ücretinin tespiti ile talep edilen fark ücret, fark ilave tediye ve fark ikramiye alacaklarının bulunup bulunmadığı hususundadır. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 08.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 64156fd3be08863b 8545f41f514bff69